MHP lideri Devlet Bahçeli: “HDP parti marti değildir, HDP kapatılmalıdır, yöneticileri üzerinde hukuk ve adalet etkisini göstermelidir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) gerçekleştirilen grup toplantısında konuştu. Halkların Demokratik Partisi‘nin (HDP) kapatılması istemiyle hazırlanan iddianamenin Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından kabul edilmesine ilişkin konuşan Bahçeli, “Hayırlı bir gelişmeYa ihanet kazanacak ya da millet iradesi ihaneti kazıya kazıya kökünden atacak” dedi. HDP İzmir İl Başkanlığı’nda öldürülen Deniz Poyraz’a ilişkin iddialarda bulunan Bahçeli, olayın bir an önce aydınlatılması gerektiğini söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin konuşmasından öne çıkan satırbaşları şöyle:

“HDP’nin PKK’dan, PKK’nın HDP’den hiçbir farkı olmadığı gerçeği ortaya çıkacaktır”

AYM’nin HDP’nin kapatılmasına ilişkin hazırlanan iddianameyi kabul etmesini “Türkiye için hayırlı bir gelişme” olarak değerlendiren MHP lideri Bahçeli şöyle konuştu: “Parti görünümlü bölücü odağının kumanda odası zalimlerin kontrolündedir. HDP silahsız bölücülüğün maşası olarak görevlendirilmiştir. HDP’nin PKK’dan, PKK’nın HDP’den hiçbir farkı olmadığı gerçeği ortaya çıkacaktır. AYM’nin HDP’nin kapatılması istemiyle açılan davayı kabul etmesi hayırlı bir gelişmedir. Kılıçdaroğlu kimin yanındadır, kimin tarafındadır? Bölücülüğü, terörü mü destekliyor? HDP parti marti değildir. HDP kapatılmalıdır, yöneticileri üzerinde hukuk ve adalet etkisini göstermelidir. Adalet hakimse terörizmin siyaset ayağı hiçbir ad altında açılmamak üzere kapatılmalıdır. Artık seçenek kalmamıştır ya ihanet kazanacak ya da millet iradesi ihaneti kazıya kazıya kökünden atacak. Kılıçdaroğlu, ‘Demokrasilerde parti kapatmak yanlış’ diyor. Kuşkusuz halt ediyor, bölücülüğün avukatlığına utanmadan soyunuyor.”

“HDP binasına saldırı provokasyon olarak değerlendirilmelidir”

HPD İzmir İl Başkanlığı’na silahlı saldırı ile ilgili açıklamalarda da bulunan Bahçeli, saldırının provokasyon amaçlı yapıldığını belirterek, “HDP’yi masumlaştırıp, partimiz ve Cumhur İttifakı’nı suçlamak üzerine yapılmış bir olaydır” dedi. Bahçeli şöyle devam etti: “Öyle bir gün seçilmiştir ki planlı toplantı iptal edilmiş, tek bir yönetici yoktur. HDP’liler araziye uymuşlar, kayıplara karışmışlardır. Olayın vuku bulduğu gün, asıl şahsın yerine kızı binaya gelmiştir. Deniz Poyraz’ın çay ile domatesi Türkiye aleyhtarlarının propaganda görseli olarak kullanılmıştır. Katilin bozkurt işareti yapan fotoğrafı anında servis edilmiştir. Bir taşla daldaki birden fazla kuşun vurulması hedeflenmiştir. Bu katil gerçekte kimdir? HTS kayıtları çıkarılmış mıdır? Bağlantıları kimleri işaret etmektedir? HDP’yi masumlaştırıp, partimizi, Cumhur İttifakı’nı suçlamak üzere bina edilen bu olayın altı üstü araştırılmalıdır. Kimin elinde ne bilgi, belge varsa adli makamlara teslim etmek durumundadır.”

Bahçeli, HDP binasına düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden Deniz Poyraz için de “PKK’nın kırsal katılım sorumlusu, halkanın içinde yer alan milis işbirlikçidir. Milis işbirlikçi, yalnız görünen kişileri terör örgütüne devşirmek için çalışan terörist demektir” iddiasında bulundu.

“Birileri Türk-Kürt çatışmasının düşünü kuruyorsa, bu düşten kâbusla uyandırmak bizim için hayat memat meselesi olacaktır”

MHP lideri Bahçeli iddialarını şöyle sürdürdü:

Bu milis işbirlikçinin babası ise herkesi şok eden açıklamalarda bulunmuştur: ‘Deniz benim değil, Kürdistan’ın Deniz’idir’. İzmir’in göbeğinde bir PKK’lı arayıp bulamayacağı propaganda imkânı bulmuştur. Eli silahlı vaziyette dağlarda gezenler görüldüğü yerde indirilecek açık hedeflerdir ve çakalın asıl suretleridir. Suçsuz, günahsız Aybüke öğretmenimiz şehit edilirken nerelerdeydiniz? Hiç sesiniz çıkmış mıydı? Ya Eren Bülbül ya Necmettin öğretmeniniz, emzikli bebekleri hatırlayanınız kaldı mı? Alayınıza millet adına soruyorum, Deniz Poyraz’a sahip çıktınız, bu milletin çocuklarına sahip çıkabildiniz mi? Birileri Türk-Kürt çatışmasının düşünü kuruyorsa, bu düşten kâbusla uyandırmak bizim için hayat memat meselesi olacaktır. Kılıçdaroğlu’na diyorum, yabancı dostlarının tuzağına düşme. HDP’ye diyorum, emperyalistlerin ağına düşmeyin. Set olacağız, bariyer olacağız, baraj olacağız, kale olacağız, sur olacağız, Plevne’deki direniş, Kocatepe’deki dirayet olacağız. Zilletin önünü keseceğiz, oyunlarını bozacağız.”

“Kılıçdaroğlu, bildiğimiz kadarıyla hazine bulmadı, mirasa konmadı, darphane kurmadı, faturayı da cebinden ödemedi”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 18-20 Haziran tarihlerinde, Gaziantep’te düzenlenen Belediye Başkanları Çalıştayı’ndaki konuşmasını değerlendiren Bahçeli, “Gerçekte dürüstlük pahalı bir mülktür. Zillete düşmüş ucuz insanlarda asla bulunmayacaktır. CHP’nin 18-20 Haziran tarihinde düzenlenen Belediye Başkanları Çalıştayı açılışında konuşan Kılıçdaroğlu yine baltayı taşa vurmuştur. Siyasi hıncına yenilen bu zatın ne sözü sözdür ne siyaset anlayışı ülke ve millet yararınadır. CHP’li belediyeler özerk yönetim değildir. Nüfusun yüzde 54’ünün CHP’li belediyeler tarafından yönetildiğini vurgulamak potansiyel bir ayrımcılığın, devlet içinde devlet varmış gibi değerlendirme yapmanın şeklidir. Kılıçdaroğlu 4 milyon 550 bin haneye ayni yardım, 1,5 milyon haneye nakdi yardım yaptıklarını, borcu olanların suyunu kesmediklerini, 150 milyondan fazla maske dağıttıklarını duyurmuştur. Kılıçdaroğlu, bildiğimiz kadarıyla hazine bulmadı, mirasa konmadı, darphane kurmadı. Faturayı da cebinden ödemedi” diye konuştu.

“Bizim askıda ekmek kampanyamızı tenkit edenler, askıda fatura uygulamasına geçtiler”

Bahçeli konuşmasını şöyle tamamladı: “Biz hangi Kılıçdaroğlu’nun sözüne itibar edelim? Koronavirüs boyunca yatağa aç girenlerden şikâyet eden, yardım yapılmadığından bahseden Kılıçdaroğlu’na mı kulak verelim, yoksa 5 milyon haneye yardım yaptıklarını anlatan Kılıçdaroğlu’nu mu ciddiye alalım? Bu Kılıçdaroğlu’nun kaç yüzü vardır? Merkezi hükümetin ve diğer belediye yönetimlerinin desteklerini hesaba kattığınızda ekonomik zorlukların bütçe imkanınca göğüslendiği anlaşılacaktır. CHP yönetiminin sosyoekonomik iddiaları çürümüş olacaktır. Biz demiyoruz ki her şey güllük gülistanlıktır. CHP yönetiminin söylediği gibi kötümser bir Türkiye tablosu söz konusu değildir. Bizim askıda ekmek kampanyamızı tenkit edenler, askıda fatura uygulamasına geçtiler.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus