Tarık Çelenk ile Sağduyu (109): MHP hareketi gençlik tabanı nasıl doğdu?

İSTANBUL (Medyascope) – Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, Tarık Çelenk’in sunduğu Sağduyu programında ülkücü hareket içindeki gençlik yıllarını, 12 Eylül sonrasında yaşadığı dönüşümü ve güncel siyasete ilişkin değerlendirmelerini anlattı. Çayır, ülkücü hareketin “lider, doktrin, teşkilat eleştirilmez” anlayışı üzerine kurulduğunu belirterek, “Tabanda akıl ve sorgulama değil, yukarıdan geleni doğru kabul etme anlayışı vardı. Bugün de bu temel paradigma değişmedi” dedi.

Videonun özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Remzi Çayır, ülkücü hareketin sorgulamaktan ziyade fedakarlığı öğrettiğini belirtti.
  • 12 Eylül sonrası cezaevi deneyimi, Çayır’ın dünya görüşünü değiştirdi ve solcularla bir arada olmanın önemli olduğunu vurguladı.
  • Çayır, devletin kutsal değil, bir araç olduğunu savundu ve bu anlayışın iktidar sahipleri için yararlı olduğunu söyledi.
  • MHP hareketinin liderine mutlak bağlılık anlayışının günümüzde de devam ettiğini ifade etti.
  • Çayır, ‘Terörsüz Türkiye projesi’ni ABD’nin desteklediğini düşündüğünü dile getirdi.

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, Tarık Çelenk’in YouTube’da yayımlanan Sağduyu programına konuk oldu. Çayır, ülkücü harekete katılışından cezaevi yıllarına, Muhsin Yazıcıoğlu ile yollarının ayrılmasına ve güncel siyasete kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

“Ülkücü hareket fedakârlığı ve ölümü yücelten bir yapıydı”

Remzi Çayır, lise yıllarında ülkücü harekete katıldığını belirterek, hareketin gençlere sorgulamaktan çok fedakârlık ve kendini dava uğruna feda etmeyi öğrettiğini söyledi.

Ülkücü hareketi, “yaşamaktan çok şehitliği öne çıkaran” bir anlayış olarak tanımlayan Çayır, dönemin atmosferinde komünizmin Türkiye için büyük bir tehdit olarak anlatıldığını ve gençlerin bu anlayışla hareket ettiğini ifade etti.

MHP hareketi
Tarık Çelenk ile Sağduyu (109): MHP hareketi gençlik tabanı nasıl doğdu?

“Hapishanede solcuların da yurtsever olduğunu gördüm”

12 Eylül sonrasında cezaevinde geçirdiği yılların dünya görüşünü değiştirdiğini söyleyen Çayır, sol görüşlü tutuklularla aynı ortamı paylaşmasının önemli bir kırılma yarattığını anlattı.

Komünizmi karşıtlarının yazdıklarından değil, doğrudan Marksist kaynaklardan okumaya karar verdiğini belirten Çayır, şunları söyledi:

“Dayak yemeye, aynı sofrada yemek yemeye başlayınca gördüm ki onlar da Anadolu’nun çocukları. Yurtsever insanlardı. Biz birbirimizi yanlış tanımışız.”

Çayır, işkence sürecinde askerlerin ülkücü ve solcu ayrımı yapmadığını, bunun da devlet ve orduya ilişkin düşüncelerini sorgulamasına yol açtığını dile getirdi.

“Devlet kutsal değildir”

Cezaevi sonrasında devlet anlayışının değiştiğini söyleyen Çayır, “Devlet kutsaldır” düşüncesini artık benimsemediğini belirtti.

“Devlet bir araçtır” diyen Çayır, devleti kutsallaştırmanın iktidarı elinde tutmak isteyen siyasetçilerin işine yaradığını savundu.

“Ülkücü harekette sorgulama yoktu”

Çayır, MHP hareketi temelinde lidere mutlak bağlılık bulunduğunu belirterek, bunun bugün de sürdüğünü öne sürdü.

“Yukarı ne söylemişse doğru kabul etmek gibi bir anlayış vardı” diyen Çayır, geçmişte savunulan görüşlerle çelişen yeni siyasi tutumların tabanda sorgulanmadığını söyledi.

Gençlik yıllarına dönebilse farklı davranacağını belirten Çayır, “Şiddeti doğuran hiçbir şeye dönmezdim. Kalemi ve dili öne çıkarırdım. Vicdanı ve insanlığı öne çıkarırdım” ifadelerini kullandı.

“Terörsüz Türkiye projesini ABD’nin verdiğini düşünüyorum”

Programın sonunda “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çayır, sürecin arkasında ABD’nin bulunduğunu öne sürdü.

Çayır, “Terörsüz Türkiye ödevini elimize veren Amerika Birleşik Devletleri’dir” dedi. Bu değerlendirmesini hangi somut bilgiye dayandırdığı sorusuna ise “Bize haber geliyor” yanıtını verdi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş