Tarık Çelenk yazdı: CHP’ye “Kurtarın bizi”nden, Özel’e “Kurtar bizi”ne

Tarih 4 Eylül 1930, yer İzmir. Ülke, 1929 küresel ekonomik buhranının ve tek parti döneminin ideolojik istibdadının etkisi altındaydı. Fethi Okyar, yeni bir muhalif liberal parti girişimi için İzmir’e giriyordu. Kendisini karşılayan on binleri bulan, öfkeli ve canı burnunda kalabalıklar hep bir ağızdan “Kurtar bizi!” diye haykırıyordu. Bu manzara, halkın Cumhuriyet Halk Fırkası’na bakışını bütün açıklığıyla yansıtıyordu. İşin bu kadar ciddiye alınması Fethi Bey’i şaşırtmış, Ankara’yı ise ürkütmüştü. Yeni partiye ve ekibine yönelik, tarihimizin ne yazık ki alışık olduğu müdahaleler de gecikmedi.

Bu kadar güçlü olmasa da benzer “kurtar bizi” çığlıkları, 1950, 1961, 1983 ve 2002 seçimlerinde siyasal karşılığını bir şekilde bulmuştu. Bu karşılıklar hep “yeni” ile kendini göstermişti. Demokrat Parti, ANAP ve AK Parti’nin yükselişleri de bu yenilik iddiasıyla mümkün olmuştu. Performans kayıpları ise büyük ölçüde bu “yeni” ile bağlarının zayıflamasıyla gelişti.

Tarık Çelenk yazdı: CHP'ye "Kurtarın bizi"nden, Özel'e "Kurtar bizi"ne
Tarık Çelenk yazdı: CHP’ye “Kurtarın bizi”nden, Özel’e “Kurtar bizi”ne

Bugün ise 2017’den itibaren geçilen rejim, doğasından kaynaklanan nedenlerle başarısız olmuştur. Yönetenlerin yönetmekte zorlandığı, yönetilenlerin ise artık bu şekilde ve bu anlayışla yönetilmek istemediği bir noktaya gelinmiştir. Ekonominin bir türlü dikiş tutmaması ve sosyal refahın gerilemesinin altında da bu duruma bağlı çok katmanlı nedenler yatmaktadır. Zihniyet ve rejim yapısı değişmedikçe bu sistem giderek yönetilebilir olmaktan çıkacaktır. Bizans’ta oyun bitmez anlayışında ısrar edilmesi ise ülkedeki “kurtarın bizi” hassasiyetini daha da artıracaktır.

Dün kutsal gün Cuma’ydı. Ayasofya’nın yeniden ibadete açılışının, Lozan Antlaşması’nın ve Hatay’ın anavatana katılışının yıl dönümleri aynı güne denk geliyordu. Kaderin ilginç bir cilvesi olarak, Cumhuriyet Halk Fırkası-Partisi geleneğinden gelen, sistem tarafından dışlandığını düşünen veya kendilerini “öz CHP” olarak tanımlayan kadrolar, Özgür Özel’in liderliğinde Hacı Bayram Camii’nde cuma namazı çıkışında toplumun önemli bir kesiminde karşılık bulan “kurtarın bizi” talebine cevap verme iddiasıyla yeni partilerini ilan ediyorlardı. Bunu yaparken de CHP tarihine atıf niteliği taşıyan eski Meclis ve Anadolu Kulübü ritüellerini ihmal etmiyorlardı.

Aslında bu manzara hem umut verici hem de ironikti. Yeni bir parti kurmaya gelenlerin arasında yeni yüzlerin bulunmaması ve kullanılan referansların, 1930’ların tartışmalı CHP anlayışını ve ideolojik tekrarlarını çağrıştırması bu ironinin en dikkat çekici tarafıydı. Bunda CHP’nin geçmişi tamamen yanlıştı demek istemiyoruz. Ancak yeni hareket CHP’nin geçmişindeki hataları da ayırt edebilecek bir özgüveni kamuoyuna yansıtabilmeli demek istiyorum.

Tüm bunlara rağmen Özgür Özel’in mücadeleci ve gayretli karakteri, bütün bu ironilerden bağımsız olarak toplumun ilgisini beklenmedik biçimde çekmiş durumda. Bazıları, Erdoğan’ın zaten rakip olarak Özel’i istediğini ve sürecin de bu yönde ilerlediğini söyleyebilir. Ancak bana göre bugün sokaktan yükselen “kurtarın bizi” talebi, Özgür Özel’i de öz CHP tartışmalarını da, İmamoğlu’nu da ve bütün ince siyasi hesapları da aşmış durumdadır.

Tarık Çelenk yazdı: CHP'ye "Kurtarın bizi"nden, Özel'e "Kurtar bizi"ne
Tarık Çelenk yazdı: CHP’ye “Kurtarın bizi”nden, Özel’e “Kurtar bizi”ne

Bu yüzden Özel ve kurmayları, bu toplumsal talebi kendilerini destekleyen kanallarda veya çevrelerde dile getirilen yetersiz “Kemalist restorasyon” veya “CHP’nin özüne dönüş” söylemlerine feda etmemelidir. Eğer Özel gerçekten merkez seçmenden ve AK Parti tabanından oy almak istiyorsa, “vefa” dışında belki de hiçbir yerde CHP sembolünü bile öne çıkarmamalıdır.

Burada bir parantez de Mansur Yavaş’a açmak gerekir. Mansur Bey’in kişiliği, politik hırs görüntüsü vermemesi ve dürüstlük algısı nedeniyle toplumda siyasetin ötesine geçen güçlü bir psikolojik karşılığı bulunmaktadır. Onu bu parti tartışmalarının merkezine çekmek ve bunda ısrarcı olmak doğru bir yaklaşım olmayabilir. Bu denge korunmalıdır. Özellikle yeni partinin parlamenter sisteme geçiş tezi açısından, geçiş döneminde böyle bir denge unsuruna her zaman ihtiyaç duyulabilir.

Yeni partinin, eski CHP mekaniğini ve aynı siyasal yüzleri öne çıkararak nasıl bir zihniyet devrimi gerçekleştireceği ise en çok sorulan sorudur. Ülkenin herkesin içinde kendini güvenle hissedeceği bir ortak ev tasavvuruna ihtiyacı vardır.

Tarık Çelenk yazdı: CHP'ye "Kurtarın bizi"nden, Özel'e "Kurtar bizi"ne
Tarık Çelenk yazdı: CHP’ye “Kurtarın bizi”nden, Özel’e “Kurtar bizi”ne

Toplumun güvenini yeniden kazanabilecek yeni bir “Kemal Derviş” etkisi oluşturabilecek ekonomi kadroları ortaya koyabilmelidir. Dış politikada Soğuk Savaş reflekslerinin komedisini terk etmeli; Avrupa Birliği hedefini yeniden canlandırırken Ortadoğu’da barış tezini savunabilmeli, İslam dünyası, Türk dünyası ve Körfez ülkeleriyle ilişkilerde de ilgisiz bir görüntü vermemelidir.

Tabii bütün bu vizyon ve deneyim, önce buna inanmayı, ardından da bu vizyonu taşıyabilecek yeni yüzleri gerektirmektedir. Tarihin akışı, Özgür Özel ve ekibini böyle bir zorunluluk ve sorumlulukla karşı karşıya bırakmaktadır.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş