İSTANBUL (Medyascope) – Sağduyu’nun bu bölümünde Tarık Çelenk’in konuğu gazeteci, yazar ve akademisyen Prof. Dr. Mehmet Altan oldu. Mehmet Altan, küresel servet dağılımındaki adaletsizliği, yapay zekâ ve otomasyonun iş gücü piyasaları üzerindeki etkisini ve bu sorunlara potansiyel bir çözüm olarak evrensel temel gelir kavramını Çelenk’e değerlendirdi.
Video özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Prof. Dr. Mehmet Altan, Sağduyu programında küresel servet dağılımındaki adaletsizliği ele aldı.
- Yapay zekâ ve otomasyonun iş gücü piyasaları üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
- Evrensel temel gelir kavramının giderek daha fazla önem kazandığını vurguladı.
- Türkiye’de siyasetçilerin bu konularda harekete geçmediğini belirtti.
- Emeklilerin ekonomik durumuna dikkat çekerek, toplumsal bilinçlenmenin önemine vurgu yaptı.
Sağduyu’da bu hafta Tarık Çelenk, Prof. Dr. Mehmet Altan ile küresel servet dağılımındaki adaletsizliğini, yapay zekânın iş gücü piyasasına etkilerini, Avrupa’daki temel gelir deneylerini ve Türkiye’nin bu dönüşüme ne kadar hazır olduğunu ele aldı.
21. yüzyılda işçiliğin yerini inovasyonun aldığını söyleyen Altan, dünyadaki gelir adaletsizliğine dikkat çekerek, “Dünyada sekiz milyar insan yaşıyor. Bir milyarı hâlâ temiz suya ulaşamıyor, 1 dolarla geçinmeye çalışıyor. Bir tarafta muazzam bir yoksulluk var. Diğer tarafta ise teknoloji ve bilim alanında son derece parlak gelişmeler yaşanıyor” dedi.

Evrensel temel gelir kavramı
Evrensel temel gelir kavramının dünyada giderek daha fazla karşılık bulmasının hem dünyanın buna ihtiyaç duymasından hem de bu düşüncenin yaygınlaşmasından kaynaklandığını belirten Altan şöyle devam etti:
“Fransız iktisatçılar 1985 yılında temel gelir hareketi için bir dernek kurdu. Bu fikri eleştiren, fazla hayalci bulan ve karşılık görmeyeceğini savunanlar vardı. Ancak önemli olan, bu düşüncenin zaman içinde yol alması. Örneğin Milton Friedman’ın takipçilerine göre temel gelir, her vatandaşın kendi güvencesi için gerekli gördüğü sigortayı özgürce satın alabilmesini sağlar.”

Teknoloji ve bilimdeki hızlı ilerlemeye karşılık sosyal dönüşümün aynı hızda gerçekleşmediğini söyleyen Altan, bu durumun dünyayı krize sürüklediğini vurguladı:
“Teknoloji ve bilimdeki ilerleme müthiş bir nimet yaratıyor. Fakat eşit bölünemiyor. İnsanların bundan yararlanabilecek altyapıyı hızla geliştirme olanağı yok. Bunu ancak planlı ve programlı bir devlet organizasyonu yapabilir. Güzel örneklerinden biri Vietnam’dır. Vietnam 20 yılda eğitimini düzenledi ve başarılı bir zenginliğe erişti. Aklı başında kurumlar, organizasyonlar, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, kimi siyasi gruplar ve siyasetçiler çözüm ararken üzerinde uzlaştıkları başlıklardan biri evrensel temel gelir. Çünkü bu 21. yüzyılın bir ihtiyacı.”
Türkiye’de siyasetçilerin ülkenin sorunlarını çözmek ile ilgilenmediğini bu nedenle evrensel temel gelir kavramının gündeme gelmediğini dile getiren Mehmet Altan, “İlk defa cumhuriyet tarihinde beş milyon emekli, açlık sınırının altında para alıyor. Türkiye’de bu sorunu nasıl çözeceğimize dair bir arayış yok. İlk feda edilenler emekliler. Oysa beş milyon insanın tamamı seçmen. Kendi kaderlerini tayin edecek bir bilinçle hareket etseler, en azından sorunlarına çözüm arayan ciddi bir seçeneğe destek verebilirler” dedi.








