Pasaport iptalleri: Güney Kıbrıs’ın Maraş misillemesi, KKTC’de muhalefet ve iktidarı uzun süre sonra ilk kez aynı safta buluşturdu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Bakanlar Kurulu, aralarında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın da bulunduğu ve Kapalı Maraş’ın açılmasında etkin rol oynayan 14 Kıbrıslı Türk siyasetçinin Avrupa Birliği (AB) üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportunu iptal etti. Medyascope’a konuşan eski KKTC Dışişleri Bakanı ve Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, “Rum tarafının bu yaptığı, adanın iki tarafında da sert tepkileri tetikleyecektir. Kıbrıs Türk siyasetini de birleştirmiş ve adadaki bu birliği de hatırlatmıştır” dedi.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Bakanlar Kurulu, Kapalı Maraş’ın açılmasında etkin rol oynayan Kıbrıslı Türk siyasetçilerin, Avrupa Birliği (AB) üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportlarının iptal edilmesine karar vermişti. GKRY Sözcüsü Marios Pelekanos, bu kararın gerekçesini, “eylemleriyle Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü baltalama” olarak açıklamıştı.

Kıbrıs Postası gazetesinin haberine göre, pasaportları iptal edilen 14 kişinin isimleri şöyle:

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Başbakan Ersan Saner, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Olgun Amcaoğlu, İçişleri Bakanı Kutlu Evren, Sağlık Bakanı Ünal Üstel, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Resmiye Eroğlu Canaltay, Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Koral Çağman ve Cumhurbaşkanlığı Maraş Açılımı Komitesi üyeleri Oğuzhan Hasipoğlu, Vedat Yorucu, Tülen Saner ve Hasan Songur.

Volkan gazetesinin 24 Ağustos 2021 tarihli manşeti

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar: “Ben yıllardır bu pasaportu kullanmadım, karar beni bağlamıyor

GKRY’nin aldığı bu karar, başta KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar olmak üzere birçok Kıbrıslı Türk siyasetçi tarafından sert tepki ile karşılanmıştı. Cumhurbaşkanlığı açıklamasında, “GRKY’nin aldığı bu karar ile Kıbrıs ihtilafının kök nedeni ve Kıbrıs’ta eşitliğe dayalı federal bir ortaklığının neden kurulamayacağı bir kez daha gözler önüne serildi” denildi.

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar konuya ilişkin verdiği ilk demeçte, “Ben yıllardır bu pasaportu kullanmadım, karar beni bağlamıyor. Ancak bu halkımızı ve toplumumuzu ilgilendiren bir meseledir” demiş ve aldıkları bu karardan ötürü Rum yönetimini “çağdışılık ve ırkçılık” ile suçlamıştı.

Dün akşam (24 Ağustos) BRT’de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tatar, konuya bir kez daha değindi ve Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportunun “anayasal bir hak” olduğunu söyledi. GKRY lideri Nikos Anastasiadis’in siyasi bir meseleyi bireysel bir boyuta çektiğinin altını çizen Tatar, “Binlerce EOKA’cıyı neden vatandaşlıktan atmadılar?” diye konuştu.

 “Kıbrıslı Türkler’in çoğu çocuklarını Avrupa’da okutmak ve seyahat etmek için pasaport aldı”

Kapalı Maraş açılımı ve sonrasında GKRY tarafından alınan bu karar, Kuzey Kıbrıs’taki siyasi ortamı birleştirmişe benziyor. Konuyla ilgili Medyascope’a konuşan eski KKTC Dışişleri Bakanı ve Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, “1960 Anayasası’ndaki maddeler gereğince eğer bir kişi Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşının soyundan geliyorsa, pasaport almaya hak kazanır. 1960 Anayasası’nda yazan kural bu” dedi.

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay

Özersay, KKTC vatandaşlarının Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu almasının asıl sebebinin çocuklarını Avrupa’da daha uygun fiyatlara okutmak ve vize almadan diğer ülkelerde seyahat edebilmek olduğunun altını çizdi: “Vatandaşlarımız Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportunu hem dünya genelinde daha kolay seyahat edebilmek hem de diğer birlik üyesi ülkelerde çocuklarını okutabilmek için aldı. Çünkü Kıbrıs Cumhuriyeti, Avrupa Birliği (AB) üyesi ve Avrupa’da KKTC pasaportu kabul görmüyor. Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportuna sahip olmak, çocuklarınızı daha uygun fiyatlar ile Avrupa’da okutmaya yardımcı oluyor.”  

“Kapalı Maraş politikasının aceleye getirilmiş olması, Rum tarafının yaptığını haklı çıkarmaz”

Kapalı Maraş politikasının doğru bir şekilde yürütülmediğini, Türkiye Cumhuriyeti’nden yapılan bazı açıklamalarda diplomatik inceliğin kaybolduğunu ve Kapalı Maraş açılımının aceleye getirildiğini belirten Özersay şunları söyledi: “Kapalı Maraş için gerekli girişimler yapılmadı. Bunun sebebi de buradaki cumhurbaşkanlığı seçimleri. Kapalı Maraş, buradaki seçimlerde bir seçim malzemesi haline dönüştürüldü. Bu yüzden politika doğru bir politika olmasına rağmen uygulanmasında yanlışlar oldu. Fakat politikanın aceleye getirilmiş olması, Rum tarafının bu yaptığını haklı çıkarmaz. Rum tarafının bu yaptığı adanın iki tarafında da sert tepkileri tetikleyecektir. Kıbrıs Türk siyasetini de birleştirmiştir.”

İktidara yakınlığı ile bilinen Kıbrıs Gazetesi’nin 24 Ağustos 2021 tarihli manşeti

“Alınan bu karar, kuzeydeki siyaseti birleştirdi”

Rum tarafının bu karar ile “beklediği sonucu” alamayacağını vurgulayan Özersay, KKTC’deki siyasetin birleştiğini vurguladı. Özersay, “Kıbrıs Türk ulusal kimliğinde birkaç ortak husus var. Bir tanesi, 1960 devletinden atıldığımız ve 1960’ta kurulan cumhuriyetin işgal edildiği. Rumların attığı bu adım, adadaki bu birliği hatırlattı” dedi.

“Anastasiadis, Kapalı Maraş hakkında günü kurtarmak için bu adımı attı”

Rum yönetiminin aldığı bu kararın Kapalı Maraş açılımından sonra gelmesinin manidar olduğunu söyleyen Özersay, GKRY lideri Nikos Anastasiadis’in Kapalı Maraş’ın kademe kademe de olsa açılımını engelleyemediği için bu kararı aldığını vurguladı.

Kapalı Maraş

Özersay şöyle devam etti: “Maraş ile ilgili gelişmelerin ardından Rum tarafı bir açmazla karşı karşıya kaldı. Bir taraftan bu politika, doğru bir politika. Bu kararın alınmasının ardından da uluslararası camiadan çok sert tepki gelmedi. Yeni bir Güvenlik Konseyi kararı alınmadı, AB herhangi bir yaptırım uygulamadı. Bütün bunlar Rum liderini sıkıştırdı ve bu kararı durduramadığı için içeride de çok ciddi eleştiri aldı. Bu eleştiri karşısında, ‘Ben de bir şey yapayım, ben de bunları cezalandırayım’ diyerek, biraz da acizlik içinde bireysel düzeyde bir cezalandırma yoluna gitti.”

“Devlette kilit konumda bulunan kişiler bu pasaportu almamalıydı”

KKTC’de devlette kilit konumda bulunan kişilerin Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportunu almamasının daha iyi olacağını belirten Özersay, “Bence, devlette kilit konumda bulunan kişiler bu pasaportu almamalıydı. Ben bu yüzden almama yoluna gittim fakat alan yöneticilerimiz oldu. Geçmişte başka bazı siyasi figürler de bu yüzden çok zor durumda kaldı. Bir yandan Kıbrıs Rum tarafına ağır eleştiriler yaparken, diğer taraftan cebinde onların pasaportunu taşıması çelişkili bir durum ortaya çıkardı. İnsanlar, ‘Ben bunu zaten kullanmadım’ diyen Cumhurbaşkanının neden bu süre zarfında pasaportunu iade etmediğini sorguluyorlar. Süre de vardı, prosedür de. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu diyen insan sayısı çok” dedi.

“Müzakereleri yürütürken karşı tarafın pasaportunu cebimde bulundurmayı uygun görmedim”

Kendisinin de hakkı olmasına rağmen pasaport almadığını belirten Özersay, “Benim de pasaportum olsaydı, bana da bu kararı alırlardı. Çünkü birkaç sene önce Kapalı Maraş politikasını, hükümet politikası haline getiren benim. Ama benim herhangi bir belgem yok. Sebebi de uzun yıllar boyunca Kıbrıslı Türkler’in müzakerelerini yürütmüş olmam. Böyle bir konumda iken, karşı tarafın pasaportunu cebimde bulundurmayı uygun görmedim. İyi ki de almamışım. Bugün çok daha rahat bir şekilde hareket edebiliyor ve bu yorumları yapabiliyorum” diye konuştu.

Cenk Mutluyakalı: “Öfkeyle pasaport iptal ediyor, intikamla yurttaşlık hakkı çiğniyorlar”

Yenidüzen Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Cenk Mutluyakalı köşe yazısında, GKRY’nin pasaport hamlesini şöyle değerlendirdi: “Rezillik! Öfkeyle pasaport iptal ediyor, intikamla yurttaşlık hakkı çiğniyorlar. Dişe diş, göz göze! Rövanş duygusuyla ilerliyorlar. Hukuksuzluk bataklığında iyice kirleniyor yüzü gözü ülkemin!”

Mutluyakalı yazısının devamında şunları kaydetti:

“Kıbrıs’a ait ne kadar değer varsa nefret diliyle anarak Rum görenlerin ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ni yok sayanların, kendilerine değil yalnızca yedi sülalelerine pasaport alması ne kadar samimiyetsizse, o pasaportları iptal etmek de bir o kadar ihanettir tarihe!”

Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu kimlere veriliyor?

Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu ve kimliği 1974 yılından önce Kıbrıs’ta doğanlara ve onların çocuklarına, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Garanti Anlaşması’nda geçerli olan haklar nedeniyle veriliyor. Bu pasaport ile yaklaşık 100 bin Kıbrıs Türkü’ne, başta AB ülkeleri olmak üzere dünyadaki birçok ülkede geçerli serbest dolaşım hakkı sağlanıyor.

Güncel Kıbrıs gazetesinin 24 Ağustos 2021 tarihli manşeti

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus