Taliban’ın kurduğu geçici hükümet, 11 Eylül terör saldırılarının 20. yıldönümünde yemin ederek göreve başlayacak

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Yarın, 11 Eylül saldırılarının 20. yıldönümü. Afganistan’da Taliban’ın kurduğu geçici hükümetin yarın yemin ederek göreve başlaması bekleniyor. Taliban hükümetinin yemin törenine başta Türkiye olmak üzere, Rusya, Çin, Katar ve Pakistan’ın da davet edildiği öne sürüldü. Taliban’ın ülkedeki gazetecilere yönelik şiddeti uluslararası basında geniş yankı buldu. Ülkede kadınların ve kız çocuklarının durumu ise hassasiyetini korumaya devam ediyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) ülkeden çekilmesinden bu yana ilk tahliye uçuşu dün (9 Eylül) yapıldı. Afganistan’dan göze çarpan haberleri Medyascope sizin için derledi.

Taliban kaynakları, Afganistan’da kurulan geçici hükümetin 11 Eylül’de yemin ederek göreve başlayacağını öne sürdü. Söz konusu yemin törenine Rusya, Çin, Katar, Türkiye, Pakistan ve İran’ın davet edildiği belirtildi.

Bu ülkelerin yemin törenine katılıp katılmayacağı belirsizliğini korurken, yeni kurulan hükümetin kapsayıcı olmaması sebebiyle Rusya’nın törene katılmayabileceği iddia edildi.

Yemin töreni ile ilgili olarak dikkat çeken bir başka nokta ise törenin düzenlendiği gün. Zira yemin töreni, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Afganistan’a müdahalesinin zeminini hazırlayan 11 Eylül terör saldırılarının 20. yıldönümüne denk geliyor.

Çekilme sürecinden sonra ilk tahliye uçuşu yapıldı

ABD’nin Afganistan’dan tamamen çekilmesinden bu yana ilk tahliye uçuşu dün (9 Eylül) Qatar Airways’e ait bir uçağın Katar’ın başkenti Doha’ya inmesiyle tamamlandı. İkinci bir tahliye uçuşunun ise bugün yapılması planlanıyor. İlk uçuşta 100 civarında uluslararası yolcunun yer aldığı bildirildi.

Reuters, uçakta 113 yolcunun yer aldığını duyururken ABD basını, Taliban’ın 200 kişinin tahliyesine izin verdiğini öne sürdü. İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, 13 İngiliz vatandaşının Doha’ya geldiğini söyledi ve Katar’a, uçuşu kolaylaştırdığı için teşekkür etti. Kanada 43, Hollanda ise 13 vatandaşının uçakta olduğunu doğruladı.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Katar’a yaptığı son ziyarette tahliyeler için yardım çağrısında bulunmuştu. Beyaz Saray, ABD vatandaşlarının tahliyesini doğrulayan bir açıklama yaparak, uçuşun başarıyla tamamlanmasından dolayı Katar’a teşekkür etti.

Katar’ın Özel Elçisi Mutlaq bin Majed Al Qahtani, havalimanında verdiği demeçte, Kabil Havalimanı’nın operasyonel olduğunu ve bunun Afganistan için tarihi bir gün olduğunu söyledi.

Gazetecilere öldüresiye dayak

Afganistan’da çarşamba günü (8 Eylül) düzenlenen Taliban karşıtı protestolarda gösterileri izleyen iki gazetecinin öldürülesiye dövüldüğü ortaya çıktı.

Dövülen gazetecilerin gösterileri izledikleri esnada, Taliban militanları tarafından gözaltına alındıkları ve şiddete maruz bırakıldıkları görüldü.

Dövülen gazetecilerden Nimetullah Nakdi, Fransız Haber Ajansı AFP’ye “Bir Taliban mensubu, ayağını başıma dayayıp yüzümü betona bastırarak ezdi. Başıma tekmeler attılar. Beni öldüreceklerini düşündüm” diye konuştu.

Nakdi, meslektaşı yerel Etilaatroz gazetesi muhabiri Taki Daribay ile birlikte, Kabil’deki bir polis karakolu önünde kadınların protesto gösterisini izliyordu. Olay yerindeki kişiler, Kabil’deki Pakistan Büyükelçiliği yakınında toplanan düzinelerce protestocunun “Özgürlük istiyoruz” diye bağırdığını ve Taliban’ın silahlı militanlarının onları dağıtmak için havaya ateş açtığını anlattı.

Yerel medya, Kabil’in kuzey doğusundaki Kapisa eyaletinde kadınların bir protesto gösterisi daha düzenlediğini bildirdi. Aamaj News’e konuşan kaynaklar, çok sayıda kadının tutuklandığını söyledi. 

Öte yandan BBC’ye ulaşan bazı kadınlar yaşananları anlattı. Kabil’den arayan ve soyadını açıklamayan Hasina, “Taliban’ın yeni kabine ile ne kastettiğini anladık ve protesto edeceğiz. Kadınlara yeni hükümet açıklanana kadar beklemelerini söylüyorlardı. Kabinede tek bir kadın yok” diye konuştu.

Güneydeki Helmand eyaletinden arayan Alezay ise diğer ülkeleri Taliban hükümetini tanımaya çağırarak, “Bu olursa hayatlarımız daha kolaylaşacak. Protestolar devam eder ve Taliban onları bastırırsa, uluslararası toplum Taliban’ın yeni hükümetini tanımayacak. Bunun ceremesini kim çekecek sizce? Biz çekeceğiz” dedi.

Diğer yandan Kabil’in bazı bölgelerinde internetin geçici olarak kapatıldığına dair haberler geldi. Afgan gazeteci Bilal Sarwary, telekomünikasyon sektöründeki birçok kaynağın kendisine Taliban’ın birkaç bölgede cep telefonu internet kapsama alanının geçici olarak kapatılması emrini verdiğini doğruladığını sosyal medya hesabından duyurdu.

Birleşmiş Milletler: “Afganistan’ın acil paraya ihtiyacı var”

Birleşmiş Milletler (BM), dünkü (9 Eylül) açıklamasında, yurtdışındaki Afgan varlıklarının Taliban’ın eline geçmemesi için dondurulmasının kaçınılmaz olarak ciddi bir ekonomik gerilemeye yol açacağı ve bunun milyonlarca Afgan’ı yoksulluğa ve açlığa itebileceği konusunda uyarıda bulundu.

BM’nin Afganistan Özel Elçisi Deborah Lyons, ekonominin ve sosyal düzenin tamamen çökmesini önlemek için ülkeye hızlı bir şekilde para akışını sağlamanın ve bunun Taliban tarafından kötüye kullanılmasını engellemenin bir yolunun bulunması gerektiğini söyledi.

Lyons, BM Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) Afganistan’ın birkaç nesil geriye gidebileceğini söyleyerek seslendi. 15 üyeden oluşan BMGK’deki konuşmasında Lyons, “Ekonominin birkaç ay daha nefes almasına izin verilmeli ve Taliban’a bu sefer özellikle insan hakları, cinsiyet ve terörle mücadele perspektifinden farklı şeyler yapma esnekliği ve gerçek bir irade gösterme şansı verilmeli” dedi.

Afganistan Merkez Bankası’nın 10 milyar dolarlık varlığının çoğu, Batı’nın Taliban’a baskı yapması için önemli bir araç olarak denizaşırı ülkelerde bulunuyor. ABD Hazine Bakanlığı, Taliban yaptırımlarını hafifletmediğini ve İslamcı militan grubun küresel finansal sisteme erişimi üzerindeki kısıtlamaları gevşetmediğini açıkladı.

Uluslararası Para Fonu (IMF) da Taliban’ın yaklaşık 440 milyon dolarlık yeni acil durum rezervlerine erişimini engelledi.

ABD’nin BM Büyükelçisi Jeffrey DeLaurentis de BMGK’deki konuşmasında, “Taliban uluslararası meşruiyet ve destek istiyor. Mesajımız basit: Her türlü meşruiyet ve desteğin kazanılması gerekecek” dedi.

Rusya ve Çin ise Afganistan’ın dondurulan varlıklarının serbest bırakılmasını istedi. Çin’in BM Büyükelçi Yardımcısı Geng Shuang, “Bu varlıklar Afganistan’a aittir. Tehditler veya kısıtlamalar için koz olarak değil, Afganistan için kullanılmalıdır” diye konuştu.

Kadınlar ve kız çocukları risk altında

Afganistan’ın Taliban tarafından devrilen ABD destekli hükümet tarafından atanan BM Büyükelçisi Ghulam Isaczai, BMGK’yi “gerçekten kapsayıcı olmadıkça ve halkın özgür iradesi temelinde oluşmadıkça Afganistan’daki herhangi bir hükümeti tanımamaya” çağırdı.

Taliban liderleri, şeriat penceresinde kadın haklarına saygı göstereceklerine dair söz verdi. Ancak 1996-2001 yılları arasındaki Taliban yönetimi altında kadınlar çalışamıyordu ve kız çocukları okula gidemiyordu. Kadınlar, evlerinden çıkarken yüzlerini örtmek ve bir erkeğin refakatinde olmak zorundaydı.

BM’nin Afganistan Özel Elçisi Deborah Lyons, BM’nin bu kısıtlamaların yeniden konulduğuna dair artan raporlar aldığını söyledi. Lyons, “Bazı bölgelerde kız çocuklarının eğitime erişimini kısıtladılar ve Afganistan’daki Kadın İşleri Bakanlığı’nı dağıttılar” diye konuştu.

Öte yandan, Pakistan’da 2012 yılında okuldan çıkarken bir Taliban militanı tarafından vurulan Nobel Barış Ödülü sahibi Malala Yousafzai, BMGK’yi “kızların eğitiminin barış ve güvenliği inşa etmek için güçlü bir araç” olduğunu kabul etmeye ve Afgan kadınlarını ve kız çocuklarını korumaya çağırdı.

Yousafzai, “Her kız çocuğunun okula gitme hakkı için sesimi yükselttim. Silahlı bir kişinin okul otobüsümü durdurduğunu, bana seslendiğini ve ateş ettiğini gördüm. 15 yaşındaydım. Bu, harekete geçmezsek birçok Afgan kız çocuğunun paylaşabileceği bir hikaye” diyerek konunun önemine dikkat çekti.

BM’nin Afgan personeli zor zamanlardan geçiyor

Lyons, dünkü (9 Eylül) açıklamasında, BM’nin Afgan personelinin Taliban’ın geçen ay iktidara gelmesinden bu yana giderek artan bir şekilde tacize ve tehdide maruz kaldığını söyledi.

Ulusal personelimize yönelik artan sayıda taciz ve tehdit olaylarından giderek daha fazla endişe duyuyoruz. Personelimizi desteklemek ve onları tehlikelerden korumak için mümkün olan her şeyi yapmaya devam edeceğiz” diyen Lyons, BM personelinin aldıkları tehditler ve maruz kaldıkları tacizlerden dolayı özgürce hareket edemezlerse görevlerini yerine getirmekte zorlanacaklarını dile getirdi.

Lyons ayrıca, Taliban’ın bazı istisnalar dışında ülkedeki BM binalarına büyük ölçüde saygı gösterdiğini söyledi.   

ABD’nin BM Büyükelçisi DeLaurentis ise “Taliban üyelerinin ülke genelinde BM personeline karşı misilleme yaptığı yönündeki haberlere öfkeliyiz. Bu kesinlikle kabul edilemez” diyerek tepki gösterdi. DeLaurentis, Taliban’ı BM’nin bağımsızlığına ve tarafsızlığına saygı duymaya çağırdı.

DeLaurentis bunlara ek olarak, ABD’nin bazı kadın BM personelinin ve ABD yardım organizasyonlarının kadın personelinin ofise girmelerinin yasaklandığı veya iş yerlerine erkek bir refakatçi ile girmeleri gerektiği yönünde haberler duyduğunu belirtti. DeLaurentis, “Bildirilen bu olaylara ‘çirkin’ demek yetersiz kalır. Tüm BM personeli, işlerini gereğinden fazla yük olmadan ve kim oldukları konusunda ayrım yapmadan yürütebilmelidir” diye ekledi.

Derleyen: Gökalp Badak

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus