333 milyon dolarlık zaferden yapay zekâyla mücadeleye: Aktivist Erin Brockovich kimdir?

İSTANBUL (Medyascope) — 333 milyon dolarlık Pasifik Gaz ve Elektrik Şirketi (PG&E) davasıyla çevre adaletinin simgesi haline gelen Erin Brockovich, şimdi yeni bir mücadeleyle gündemde. Ünlü aktivist, yapay zekâ veri merkezlerinin yarattığı çevresel tahribata ve şeffaflık eksikliğine karşı sesini yükselterek, dev teknoloji şirketlerine karşı yeniden bayrak açıyor. Peki Erin Brockovich kimdir?

Haber özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Erin Brockovich, çevre aktivizmi ile tanınan bir figürdür ve şimdi yapay zekâ veri merkezlerinin çevresel etkilerine karşı savaşıyor.
  • Brockovich, Pasifik Gaz ve Elektrik Şirketi’ne karşı açtığı davada 333 milyon dolarlık tazminat alarak büyük bir başarı elde etti.
  • Yapay zekâ veri merkezlerinin inşasıyla ilgili tek taraflı süreçler ve şeffaflık eksikliği, Brockovich’in eleştirdiği başlıca konulardır.
  • Veri merkezleri, soğutma için günde 5 milyon galon suya ihtiyaç duyarken, bu durum su krizini daha da derinleştiriyor.
  • Brockovich, toplulukların bilgilendirilmesi ve katılımının önemini vurguluyor, aksi takdirde çevresel adalet tehlikeye giriyor.
333 milyon dolarlık zaferden yapay zekâyla mücadeleye: Aktivist Erin Brockovich kimdir?

Hukuk eğitimi almamış bekar bir anne olan Erin Brockovich’in, Kaliforniya’daki Hinkley’de Pasifik Gaz ve Elektrik Şirketine (PG&E) karşı açtığı büyük su kirliliği davasını kazanmasının üstünden 23 yıl geçti. Azmi ve kararlılığı, etkilenen sakinler için 333 milyon dolarlık bir tazminatla sonuçlandı ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarihindeki en büyük toplu dava oldu.

Julia Roberts’ın başrolünde oynadığı Oscar ödüllü filmde ölümsüzleştirilen Erin Brockovich’in adı, çevre aktivizmi ve kurumsal devlere karşı verdiği hukuk mücadeleleriyle özdeşleşti. Peki şimdi yapay zekâ şirketlerinin verdiği çevre zararıyla mücadele eden Erin Brockovich, aslında kimdir?

333 milyon dolarlık zaferden yapay zekâyla mücadeleye: Aktivist Erin Brockovich kimdir?
333 milyon dolarlık zaferden yapay zekâyla mücadeleye: Aktivist Erin Brockovich kimdir?

Erin Brockovich, 22 Haziran 1960’ta Erin Pattee olarak doğdu. Kansas’ta büyüdü ve Kansas Eyalet Üniversitesi’nde eğitim gördü. Üniversiteden sonra hizmet sektöründe çeşitli işlerde çalıştı.

Ünlü hukuk davasından önce Erin Brockovich, geçimini sağlamakta zorlanan, iki kez boşanmış bekar bir anneydi. 1991 yılında bir trafik kazasında yaralandıktan sonra, ailesini geçindirmek için Masry & Vititoe hukuk firmasında büro asistanı olarak işe alındı.

Pasifik Gaz ve Elektrik davası

Resmi hukuk eğitimi olmamasına rağmen, Brockovich keskin bir zekâya ve güçlü bir çalışma etiğine sahipti. Bu nitelikler, hukuk firmasında dosyaları düzenlerken şüpheli tıbbi kayıtlarla karşılaştığında paha biçilmez bir değer taşıdı.

1993’te Brockovich, PG&E şirketine açılmış potansiyel bir dava talebini araştırmaya başladı. Brockovich, PG&E şirketinin kasabanın yeraltı sularını kanserojen bir krom bileşiğiyle kirlettiğini keşfetti. Bu zehirli kimyasal, bölge sakinleri arasında sayısız tümör vakasına ve çok sayıda farklı sağlık sorununa yol açmıştı. Aynı yıl Brockovich ve yanında çalıştığı avukat Ed Masry, 648 Hinkley sakini adına PG&E’ye karşı dava açtı.

Güçlü bir enerji şirketi olan PG&E, kendini savunmak için geniş kaynaklara sahipti. Buna karşılık Brockovich ve ekibi, küçük bir hukuk bürosundan sınırlı bir bütçeyle çalıştı.

333 milyon dolarlık tazminat

Dava, 1996 yılında dönüm noktası niteliğindeki 333 milyon dolarlık bir anlaşmayla sonuçlandı. Dava, türünün en büyük toplu tazminat anlaşması oldu.

Gelecekteki çevre davaları için emsal teşkil eden dava, bireylerin çevreye zarar veren büyük şirketlere karşı başarılı bir şekilde dava açabileceğini gösterdi. Brockovich’in çabaları, ülke genelinde benzer davalara ilham verdi. Hikâyesi, çevre hukukunda kapsamlı araştırma ve azmin önemini vurguladı.

333 milyon dolarlık zaferden yapay zekâyla mücadeleye: Aktivist Erin Brockovich kimdir?
333 milyon dolarlık zaferden yapay zekâyla mücadeleye: Aktivist Erin Brockovich kimdir?

Yapay zekâ veri merkezlerine karşı verdiği mücadele

Erin Brockovich, bir gün içinde aynı kasabadan 30 farklı e-posta görünce bir şeylerin ters gittiğini anladı. 1993’te yaşanan dava sebebiyle insanlar Brockovich’e sürekli olarak yardım talebi gönderiyordu; ancak birkaç hafta önce aldığı e-postaların hepsi veri merkezleriyle ilgiliydi. Çevresindeki bir veri merkeziyle ilgili endişesi olan herkesin kendisiyle iletişime geçmesi için nisan ayında web sitesinde bir çağrı yayınladı. Çağrıya bir ay içinde 3.862 kişi yanıt verdi.

Brockovich’e göre sorun, yapay zekânın gerektirdiği devasa bilgi işlem tesislerini barındırmak için inşa edilen veri merkezlerinin büyüklüğüyle ilgili. Mayıs ayında Utah, Manhattan’ın iki katı büyüklüğünde bir merkeze onay verdi.

Veri merkezlerinin topluluklar için bu kadar büyük bir fayda sağladığı iddia ediliyorsa, Brockovich neden bu kadar çok merkezin anlamlı bir topluluk katılımı olmadan inşa edildiğini sorguluyor:

“İzinler alındıktan sonra duyurulan projeler, telefonlara cevap vermeyen geliştiriciler, bir projenin varlığını öğrenmeden önce gizlilik sözleşmesi imzalayan yerel yetkililer: bu kalıp kabul edilemez.”

Brockovich’in verdiği örneklerden biri de Meta’nın Los Angeles yakınlarında 4 bin dönümlük bir alana kurmayı planladığı ve bölge sakinlerine haber verilmeyen 27 milyar dolarlık Hyperion veri merkezi.

Veri merkezleri, soğutma için günde 5 milyon galon suya ihtiyaç duyuyor

Carnegie Mellon Üniversitesi tarafından yapılan çalışmalar, veri merkezlerinin 2030 yılına kadar ortalama ABD hane halkı elektrik faturasını yüzde sekiz oranında artırabileceğini gösteriyor. Brockovich, yaptığı açıklamada şu sözleri kullanıyor:

“Şeffaflık, kararlar alınmadan önce sakinleri bilgilendirmek anlamına gelir, sonrasında değil. Enerji tüketimi, su kullanımı, gürültü seviyeleri ve yerel altyapı üzerindeki etkiler hakkında gerçek, eksiksiz bilgi içeren kamuoyu toplantıları anlamına gelir.”

Veri merkezleriyle ilgili endişe yaratan en büyük unsur, bu merkezler için gereken muazzam su ihtiyacını arazilerin karşılayamıyor olması. Guardian’ın paylaştığı analizlere göre, ABD’de planlanan veri merkezlerinin üçte ikisi kuraklıktan etkilenen bölgelerde kuruluyor. Büyük veri merkezleri soğutma için günde 5 milyon galon suya ihtiyaç duyarken, yapay zekâ, tarım ve insan yaşamı arasında önceliğin ne olacağı belirsizliğini koruyor.

Kaynak: GuardianBusiness InsiderCBCFortune

Derleyen: Cemre Sanlav

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş