Paris’in ilk kadın belediye başkanı Anne Hidalgo cumhurbaşkanlığına aday: “Cumhuriyetçi model gözlerimizin önünde parçalanıyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Fransa’nın başkenti Paris’in ilk kadın belediye başkanı Anne Hidalgo, Nisan 2022’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olacağını duyurdu. Hidalgo’nun, Sosyalist Parti’den aday olmak isteyenler arasında eylül ayı sonunda yapılacak oylamayı kazanması ve partisinin resmi cumhurbaşkanı adayı olması bekleniyor. Ancak Hidalgo’nun önündeki en büyük engel, solu tek bir aday etrafında birleştirmek olacak.

Paris’in sosyalist belediye başkanı Anne Hidalgo, Fransız toplumundaki öfkeyi ve bölünmeleri onarmaya ve sol ile hayal kırıklığına uğrayan düşük gelirli işçileri geri kazanmaya çalışacağını söyleyerek Fransa cumhurbaşkanlığı için aday olduğunu açıkladı.

Anne Hidalgo

Normandiya’nın Rouen kentindeki rıhtımda toplanan destekçilerine hitap eden Hidalgo, “Cumhuriyetçi model gözlerimizin önünde parçalanıyor. Fransa’daki tüm çocukların benim sahip olduğum fırsatlara sahip olmasını istiyorum” diyerek toplumda artan eşitsizlikler konusunda uyarıda bulundu.

Hidalgo, adaylığını “tüm çocuklarımıza bir gelecek sunmak” sözleriyle duyurdu. 

Hidalgo, Paris’in ilk kadın belediye başkanı

62 yaşındaki Hidalgo, 2014 yılında düzenlenen seçimleri kazanarak Paris Belediyesi’nin ilk kadın başkanı oldu. Hidalgo, Fransa’nın başkentindeki araba sayısını azaltma, bisiklet şeritlerini artırma ve şehri daha yeşil hale getirme kampanyasıyla tanınıyor. 

Ancak cumhurbaşkanlığı yarışında Hidalgo’nun önünde zor bir görev bulunuyor. Sosyalist Parti, 2017’de François Hollande’ın dönem başkanlığının sona ermesinden bu yana bocalıyor. İşçi sınıfı seçmenleri, 2017’deki son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partinin aldığı yüzde 6’lık oy oranından sonra siyasi yelpazeden silinmesinden korktuğu partiyi terk etti.

Fakat Hidalgo, partiyi yeniden canlandırmak isteyen yeni nesil genç sosyalist belediye başkanlarının desteğine sahip. Partinin işçi sınıfının desteğini yeniden kazanması için çaba harcayan Hidalgo’nun kampanyasının teması da “sınıfsal önyargıyı aşma” oldu.

Hidalgo: “Ben sizden biriyim”

Son iki yılda sarı yelekliler başta olmak üzere birçok protestoya tanıklık eden ve Fransa’da işçilere ve sosyal adalet için yürüyenlere hitap etmek isteyen Hidalgo, kendi çocukluğuna da sık sık atıfta bulunuyor.

Franco’nun diktatörlüğünden kaçan İspanyol ebeveynleri ile iki yaşında Endülüs’ten Fransa’ya geliş hikayesini anlatan Hidalgo, “Özgürlüğümü okula borçluyum. Burada Rouen limanında, Cadiz tersanelerinde çalışan babamı ve terzi annemi düşünüyorum” diyerek kendi hikayesini öne çıkardı. 14 yaşında Fransız olmayı seçtiğini ifade eden Hidalgo, Fransa’ya bağlılığının bir işareti olarak vatandaşlık kararnamesini hala elinin altında tuttuğunu belirtti.

Hidalgo adaylık konuşmasında mevcut Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un adını vermeden önde gelen siyasi figürleri eleştirerek, “Hayatımız hakkında çok az şey bilen ama her şeye bizsiz karar verenlerin, bu kadar çok öfke ve isyan yaratan aşağılama, kibir ve küçümsemelerine son vermek istediğini” söyledi.

Nancy’nin Sosyalist Belediye başkanı Mathieu Klein, Hidalgo’nun “kişisel hikayesi ve işçi sınıfı köklerinin Cumhuriyetin değerlerinin herkes için olduğunu gösterdiğini” dile getirdi.

Hidalgo ne vaat ediyor? 

Henüz siyasi ajandasını ete kemiğe büründürmüş durumda olmasa da Hidalgo, daha yeşil bir ekonomi, eski üretim merkezlerinde yeniden sanayileşme, vatandaşları Avrupa Birliği’nin (AB) merkezine koyma ve eğitimi iyileştirme sözü veriyor.

Hidalgo, Paris’te iyi işler çıkarmasına ve şehrin bir sonraki Olimpiyat Oyunları’na ev sahipliği yapma hakkını kazanmasıyla daha popüler hale gelmesine rağmen başkent dışında ülkede tanınan bir figür değil.

Bu anlamda kendisini halka tanıtmak için ülkeyi ücra köylerden küçük kasabalara kadar dolaşan Hidalgo, seçmenlere Fransa’yı yeniden sanayileştirmek, yurtdışından fabrikaları geri getirmek, düşük karbonlu bir ekonomi kurmak ve maaşları yükseltmek istediğini açıkladı.

Fransız basınında, Sosyalist Parti lideri Olivier Faure’nin Hidalgo’yu desteklediği ve Hidalgo’nun partiden aday olmak isteyenler arasında eylül ayı sonunda yapılacak oylamada galip gelerek partinin resmi adayı olmasının beklendiği belirtiliyor. Hidalgo’nun şimdiye kadar parti içindeki tek rakibi eski tarım bakanı Stephane Le Foll oldu.

Sol bölünmüş durumda

2022’nin Nisan ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı öncesinde Fransız solu derinden bölünmüş durumda. Doğal olarak Hidalgo da Fransız solundaki büyük bölünme sorunuyla karşı karşıya. 

Fransız solunun birkaç farklı aday ve parti arasında bölünmesi, Hidalgo’nun ikinci tur yarışında büyük bir sorun yaratıyor.

Bu ayın başlarında eski ekonomi bakanı Arnaud Montebourg bağımsız aday olarak yarışacağını söyledi. Diğer yandan, geçen yıl belediye seçimlerinde iyi bir performans sergileyen Yeşiller’in de, önümüzdeki haftalarda bir aday açıklaması bekleniyor.

Bu tablo karşısında Hidalgo’nun destekçilerinden Sosyalist Senatör Patrick Kanner, geçtiğimiz günlerde solu “konfeti” olarak nitelendirdi. Hidalgo’nun destekçileri, diğer adayların istifa edip Hidalgo’yu destekleyeceğini umuyor. Ancak solcu Boyun Eğmeyen Fransa Hareketi (LFI) lideri Jean-Luc Mélenchon ve Hauts-de-France Bölgesi Başkanı ve eski Bakan Xavier Bertrand gibi bazı adayların geri adım atması pek olası görünmüyor.

Analistler, merkez soldaki herhangi bir adayın ikinci turda yer almak için yeşilleri ve sosyalistleri tek bir adayın arkasında toplaması gerektiğine dikkat çekiyor.

İmamoğlu’nu ağırlamıştı

Anne Hidalgo, Ekim 2019’da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçilen Ekrem İmamoğlu’nu makamında ağırlamıştı. 

Sosyal medya aracılığıyla İmamoğlu’nun ziyareti ile ilgili bir paylaşımda bulunan Hidalgo, “Türkiye’de demokrasiye yeni bir nefes kazandıran İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ağırlamaktan ve iki kentimiz arasında küresel ısınma ile mücadele, ekoloji, ulaşım, kültür ve insan hakları alanlarındaki öncelikli işbirliğimizi yeniden canlandırmaktan dolayı çok mutluyum” ifadelerini kullanmıştı.

Yarıştaki diğer aktörler 

Anketler, Nisan 2022’de düzenlenecek seçimlerin, merkezde konumlanan Emmanuel Macron ile aşırı sağ pozisyondaki Marine Le Pen’i karşı karşıya getirebileceğini gösteriyor. Şimdiye kadar elde edilen verilerde Macron ve Le Pen’in yüzde 20 ile yüzde 24 arasında bir oy oranına ulaştığı kaydedildi.

Marine Le Pen

Seçimin favorileri arasında gösterilen mevcut Cumhurbaşkanı Macron henüz adaylığını açıklamazken, aşırı sağcı Le Pen üçüncü cumhurbaşkanlığı kampanyasını dün (12 Eylül) başlattı.

Le Pen göç karşıtı bir retorik ile başlattığı kampanyasında, Fransa’nın bazı bölgelerinin “Talibanlaştırıldığını” öne sürdü ve bu bölgelerde göz açtırmayacağına dair yemin etti.

Le Pen ayrıca kampanyasında “bireysel özgürlükler için mücadele” temasını da kullanıyor. Aşırı sağcı lider, Macron’un sağlık kartı uygulamasına karşı düzenlenen protestolardan medet umuyor.

Öte yandan, Ulusal Birlik (Rassemblement National – RN) lideri Le Pen, partisinin hükümette güvenilir olabileceğini göstermek amacıyla aşı karşıtı bir tutum sergilemekten imtina ediyor. Aşı konusundaki duruşunu açıklayan Le Pen, “Aşılara karşı değiliz ama aşı özgürlüğüne inanıyoruz, herkes kendi seçimini yapabilmeli. Her cumartesi yüzbinlerce insan sokaklarda ‘özgürlük!’ diye bağırıyorsa, bunun nedeni bir rahatsızlık olmasıdır” diye konuştu.

Le Pen, cumhurbaşkanlığı seçimine odaklanmak için partisi Ulusal Birlik’in liderliğini geçici olarak 25 yaşındaki Jordan Bardella’ya devretmişti.

Kaynak: The GuardianReuters

Derleyen: Gökalp Badak

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus