TTB: “‘Aşı olunmalı’ ilkesini sadece kendimiz için değil, herkes için savunmamız gerekiyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Pandemi Çalışma Grubu tarafından hazırlanan “TTB Pandemi Bültenleri”nin 14’üncüsü  “Aşı Reddi ve Tereddütü: Gönüllülük mü, Zorunluluk mu?” başlığıyla çevrimiçi olarak düzenlendi

Bülteni, TTB İkinci Başkanı Ali İhsan Ökten sundu. Aşı reddi ve tereddütünün farklı söylemler olmasıyla birlikte birbirlerini beslediklerini belirten Ökten, her grubu kendi içinde değerlendirmenin doğru olduğunu söyledi.

Tıp ve endüstri ilişkisi

Ökten bültende, Pullan ve Dey tarafından yürütülen bir araştırmaya değindi. Araştırmaya göre, aşı tereddütünde cıva içerdiği, otizme yol açtığı ve tehlikeli olduğuna dair gerekçeler sıralanıyor. Endüstrinin, bilimsel araştırmaların destekleyicisi konumunda olmasının, toplumda haklı bir kuşkuya yol açtığını söyleyen Ökten, bunun komplo teorilerinin ortaya atılmasına zemin oluşturduğunu dile getirdi.

Ökten, Prof. Dr. Özdemir Aktan’ın konu ile ilgili kaleme aldığı yazısından bir bölüm paylaştı:

“Artık neredeyse tüm çalışmalar, özellikle ilaç çalışmaları, endüstri sponsorluğunda yapılıyor. Araştırma maliyetlerinin artması kişilerin, üniversite veya diğer bilimsel kurumların bağımsız olarak araştırma yapmasını olanaksız kılıyor. Kalınbağırsak ameliyatlarındaki enfeksiyonları önlemede, operasyon öncesi cerrahi alanın iki antiseptik solüsyondan hangisi ile temizlenmesinin daha yararlı olacağının araştırıldığı çalışmanın maliyeti 5,5 milyon dolar olarak açıklanmıştı. Hal böyle olunca sponsor firmalar, ürünle ilgili çalışmaların her aşamasına dahil oluyor. En masumane bir yaklaşımla, sponsor firma ilaçla ilgili istemediği bir sonucun çıktığı çalışmayı yayımlamama olanağına sahip. Çalışmanın olumlu taraflarını alıp, olumsuz taraflarını yok etmek de elinde.” 

TTB’nin başından beri “herkese eşit ve erişilebilir sağlık hizmeti” ilkesini savunduğunu söyleyen Ökten, tıp ve endüstri ilişkisinin yol açtığı kuşkuyu gidermenin gerekli olduğunu belirtti.

“Sağlık Bakanlığı ve iktidarın, aşı tereddütlerini ortadan kaldıracak bir politikası yok”

Toplumun doğru bilgiye ulaşmasında sağlık emek ve meslek örgütlerinin yanı sıra devletin sağlık otoritesinin de sorumluluğu olduğunu belirten Ökten, tüm şeffaflığı ile bilgi paylaşımının toplumda aşıya karşı güven duygusunu artıracağını vurguladı:

“Başından beri yanlış yürütülen yanlış pandemi politikaları, sayılarla algı yönetimi, sağlık otoritelerinin tutarsız açıklamaları nedeniyle pandemi yönetimine olan güven duygusunun yitirilmesi sonucunda aşılanmaya karşı artan oranda tereddütler endişe verici boyutlardadır. Aşı karşıtlarının bilimsel tutarlılıktan uzak açıklamaları ve aşı karşıtı kampanyalar, verilerin şeffaf paylaşılmadığı koşullarda daha da etkili olmaktadır. Sağlık Bakanlığı ve iktidarın aşı tereddütlerini ortadan kaldıracak herhangi bir politikası ve istekliliği de ne yazık ki görülmemektedir.”

“’Aşı olunmalı’ ilkesini herkes için savunmamız gerekiyor”

Sağlık Bakanlığı’nın aşı konusunda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini söyleyen Ökten, “Bakanlığın, aşılama oranlarının bölgeler arasında eşitsizliğinin giderilmesi, aşı tedarikinde ve uygulanmasında yaşanan sıkıntıların ortadan kaldırılması, tüm dezavantajlı grupların hızla aşılanması hayatidir” dedi. Küresel bir salgında aşılanmanın toplum sağlığı için önemine dikkat çeken Ökten, “Geldiğimiz nokta ‘aşı olunmalı’ ilkesini sadece kendimiz için değil, herkes için savunmamız ve bu konuda talep oluşturmamız gereken bir noktadır” diye konuştu. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus