Pandora Belgeleri: Türkiye ve dünyadan binlerce kişinin vergi cennetleri ifşa oldu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu’nun (ICIJ) paylaştığı ve 117 ülkeden 600’den fazla gazetecinin incelediği yaklaşık 12 milyon belgede dünyanın önde gelen liderlerinin off-shore şirketler aracılığıyla nasıl mal mülk edindiği ortaya konuldu. Pandora Papers, dünyada şimdiye kadar yapılmış en büyük ortak çalışmaya dayalı gazetecilik örneği olma özelliğine sahip.

Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ), 2016 yılında “Panama Papers” adlı projesini duyurduğunda söz konusu belgeler dünya kamuoyunda büyük ses getirmiş ve bazı ülkelerde siyasetçilerin istifasına neden olmuştu. Belgeler ayrıca, çeşitli ülkelerde off-shore’a karşı yeni düzenlemelerin yapılmasının yolunu açmıştı.

ICIJ, “Panama Papers” projesinden sonra yine ses getirecek bir proje ile dünya kamuoyunun önüne çıktı: “Pandora Papers”.

Bu yeni proje, 117 farklı ülkeden 600’den fazla gazetecinin incelediği yaklaşık 12 milyon belgeden oluşuyor. İncelenen belgelerde 35 mevcut ve eski dünya liderinin, 330’dan fazla siyasetçinin ve kamu görevlisinin, kaçakların, dolandırıcıların ve katillerin off-shore işlemleri yer alıyor.

Pandora Papers, vergi cennetleri sisteminin nasıl çalıştığını ve küresel anlamda off-shore sistemiyle neden gerçekten mücadele edilmediğini de gözler önüne seriyor. Zira belgeler siyasetçilerin ve kamu görevlilerinin vergi cennetlerinde nasıl kolayca şirket açabildiğini ortaya koyuyor.

Pandora belgelerinde, Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev‘in ailesi, Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy, Çekya Başbakanı Andrej Babis, Kenya Cumhurbaşkanı Uhuru Kenyatta, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair‘in denizaşırı ilişkileri ve Rusya lideri Vladimir Putin’in yakın çevresinin off-shore işlemleri de inceleniyor.

Listede eski Uluslararası Para Fonu (IMF) Direktِörü Dominique Strauss-Kahn, Hollanda Maliye Bakanı Wopke Hoekstra, Brezilya Maliye Bakanı Paulo Guedes ve Pakistan Maliye Bakanı Şevket Tarin gibi finans çevrelerinin aşina olduğu isimlerin de off-shore sisteminde yer aldığı görülüyor.

DW Türkçe, söz konusu belgelerde Türkiye’den 220’den fazla ismin yer aldığını belirtti. Bu isimler arasında Türkiye’nin yeni zenginleri, köklü holding sahipleri, iş dünyasının önde gelen temsilcileri, sanat ve spor dünyasından kamuya mal olmuş kişilerin bulunuyor.

Off-shore sistemi: Ülkeleri fakirleştiren “legal” sistem

Off-shore sisteminin tercih edilmesinin önde gelen nedeni, varlıklı insanların parayı vergi oranlarının daha yüksek olduğu ülkelerde kazandıktan sonra bu parayı vergi oranlarının çok daha düşük olduğu “vergi cennetlerine” kaçırmasını kolaylaştırması.

Vergi cennetlerinde şirket kurmanın kolaylığı, bu yerlerde şirketlerin sahiplerini tanımlamayı zorlaştıran yasaların varlığı ve kurumlar vergisinin ya çok düşük düzeyde ya da hiç olmaması off-shore sistemini cazip kılıyor.

ICIJ’ye göre dünyada off-shore sistemi ile vergi cennetlerinde bulunan paranın miktarı 5,6 trilyon dolar ile 32 trilyon dolar arasında değişiyor ancak bu rakamı net olarak bilmek mümkün değil. IMF de vergi cennetlerinin kullanımının dünya çapında hükümetler için her yıl 600 milyar dolara kadar vergi kaybına mal olduğunu belirtiyor.

Dünyada 2016’da ortaya çıkan Panama Papers’tan sonra siyasetçilere off-shore sistemini zorlaştırmaya yönelik düzenlemeler yapılması çağrısında bulunulmuştu. Ancak Pandora belgelerinden elde edilen bilgiler, off-shore sistemini sona erdirebilecek kişilerin de bundan faydalandığını gösterdi. 

“Vergi düzenlemesi için siyasi bir irade olsa, off-shore dünyası yarın ortadan kalkabilir”

Bu noktaya temas eden ICIJ Direktِörü Gerard Ryle, “Vergi düzenlemesi için siyasi bir irade olsa, off-shore dünyası yarın ortadan kaldırılabilir. Ama gizli off-shore dünyasını kullananların siyasi liderlerimiz, yerel politikacılarımız ve kamu görevlilerimiz olması bunu zorlaştırıyor” dedi.

Peki, Pandora Belgeleri’nde ismi geçen liderler kimler? 

Azerbaycan – İlham Aliyev’in ailesi

İlham Aliyev ve ailesi

Belgelerde, 2003 yılında Azerbaycan Cumhurbaşkanı olarak seçilen ve 2017 yılında kendisiyle bağlantılı yaklaşık 3 milyar doları paravan şirketler aracılığıyla akladığı ortaya çıkan İlham Aliyev’e ve ailesine dair ayrıntılar yer alıyor.

Belgelerde Aliyev ailesinin üç çocuğunun Britanya Virjin Adaları’nda kayıtlı 44 firma üzerinden Londra ve civarında yüz milyonlarca dolardan fazla mülk alım satımı yaptığını ortaya konuldu. İşlemlerin net değeri tam olarak bilinmese de Aliyev ve ailesinin 400 milyon sterlin (542 milyon dolar) değerinde mülk alım satımı yaptığı belirtiliyor.

Belgeler, ailenin 11 yaşındaki oğlu için Londra’da 33 milyon sterlinlik bir ofis bloku da dahil olmak üzere 17 mülkü nasıl satın aldığını gösteriyor. 

Araştırmada ayrıca, aileye ait başka bir ofis blokunun 2018’de Crown Estate’e nasıl 66 milyon sterline satıldığı da ortaya konuluyor. Crown Estate, satın alma sırasında yasaların gerektirdiği kontrolleri yaptığını ancak şimdi konuyu araştırdığını bildirdi.

Türkiye – Rönesans Holding

DW Türkçe’nin haberine göre belgelerde Rönesans Holding’in, bir yandan kamunun parasıyla Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı inşa ederken diğer yandan vergi cennetine 210 milyon dolar aktardığı ortaya çıktı.

Pandora Papers belgelerine göre Rönesans Holding, vatandaşların vergileriyle ödenen kamu projelerinden elde ettiği kârın bir kısmını vergiden kaçınmak için Britanya Virjin Adaları’na aktarıyor. Belgelerde Rönesans Holding’in kurucusu, Erman Ilıcak’ın annesi Ayşe Ilıcak’ın da ismi geçiyor.

Rönesans Holding

Elde edilen bilgiler Ayşe Ilıcak’ın, Alcogal firması aracılığıyla Dolmine International Ltd. ve Covar Trading Ltd. adlı iki şirket kurduğunu gösteriyor. İsviçre’de faaliyet gösteren iki şirketin de Rönesans Holding’in üstlendiği Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın inşaatı devam ederken 17 Mart 2014’te kurulduğu belirtiliyor.

Bu şirketlerin sermaye kaynağı ise Rönesans Holding’in çalışma alanları “inşaat, gayrimenkul ve enerji üretimi sektörlerinde faaliyet gösteren aile şirketi” olarak kayıtlara geçmiş.

Ayşe Ilıcak’ın söz konusu iki şirket aracılığıyla sadece bir yılda vergi cennetlerine aktardığı paranın 210,736,132,32 dolar olduğu kaydediliyor. Ayrıca Ayşe Ilıcak’ın vergi cennetine aktardığı 210,7 milyon doların yüzde 40’lık gelir vergisinin ödenmiş olması durumunda, hazinenin kasasına yaklaşık 750 milyon TL’nin gireceğine dikkat çekiliyor.

Bu para ile 25 adet 40 derslikli ilkokul veya 8 adet 150 yataklı hastane ya da 15 bin öğrenciye yurt yapılabileceği veya 115 bin öğretmene bir aylık maaş ödenebileceği vurgulanıyor.

Ürdün Kralı II. Abdullah

Pandora Belgeleri’nde Ürdün Kralı II. Abdullah’ın gizli şirketler aracılığıyla Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İngiltere’de yaklaşık 100 milyon dolar değerinde mülk topladığı ortaya çıktı.

Ürdün Kralı II. Abdullah

Söz konusu mülk, vergi cennetlerinde kayıtlı firmalar aracılığıyla 2003 ve 2017 yılları arasında satın alınmış. Kral Abdullah’ın varlıkları, Malibu, Güney Kaliforniya, Vaşington ve Londra’da bulunuyor.

Kral Abdullah’ın malikaneleri

Abdullah’ı temsil eden Londra hukuk bürosu DLA Piper, ICIJ’ye kralın “hiçbir noktada kamu parasını veya kamu kullanımına yönelik yardım gelirlerini herhangi bir şekilde kötüye kullanmadığını” söyledi.

Eski İngiltere Başbakanı Tony Blair

Belgelere göre, siyasi kariyeri boyunca vergi kaçakçılarıyla mücadele etmenin önemine dikkat çeken ve vergi ile ilgili olarak mevzuattaki boşlukları eleştiren Tony Blair ve avukat eşi Cherie Blair, bir off-shore emlak şirketi aracılığıyla Bahreyn Sanayi ve Turizm Bakanı Zayed bin Rashid el-Zayani’nin ailesinden Temmuz 2017’de 8,8 milyon dolarlık bir bina satın almış.

Tony Blair ve eşi Cherie Blair

Binayı doğrudan kendileri almak yerine, off-shore firması üzerinden aldıkları için Blair ailesi toplam 400 bin dolarlık emlak vergisi ödemekten kurtulmuş.

Cherie Blair, binayı İngiltere’deki kurallara göre satın aldıklarını ve gelecekte satarlarsa sermaye kazancı vergisi ödemekle yükümlü olacaklarını söyledi. 

İngiltere’de bu şekilde mülk edinmenin yasal olduğu ve damga vergisinin ödenmesinin gerekmediği belirtiliyor. Ancak Blair çiftinin eleştirildiği nokta, Tony Blair’in siyasi kariyeri boyunca vergi kaçakçılığına dikkat çekmesi ve mevzuattaki boşlukları vurgulaması oldu.

Hem Blair ailesi hem de el-Zayaniler işlem sırasında birbirlerinden haberdar olmadıklarını öne sürerken, Cherie Blair, kocasının bu işlemde yer almadığını belirtti. 

Şirket şu anda kapalı durumda. Londra’nın merkezinde yer alan Marylebone’daki bina ise Cherie Blair’in dünya çapındaki hükümetlere danışmanlık yapan hukuk firmasına ve aynı zamanda kadınlara yönelik vakfına ev sahipliği yapıyor.

Çekya Başbakanı Andrej Babis

Pandora Belgeleri, 2017’de “ekonomik ve siyasi elitlere savaş açarak” gِöreve gelen ve yolsuzlukla mücadele ajandası ile ses getiren Çekya’nın zengin popülist başbakanı Andrej Babis’in off-shore firmalar üzerinden Fransız Rivierası’nda iki havuzlu ve sinema salonlu 22 milyon dolarlık bir malikaneyi satın aldığını ortaya çıkardı.

Çekya Başbakanı Andrej Babis

Babis görevi kötüye kullandığı iddialarını reddederken, paranın kendi parası olduğunu ve vergiye tabi tutulduğunu söyledi.

Svetlana Krivonogikh

Belgelerde, Rus Svetlana Krivonogikh’in Nisan 2003’te bir kız çocuğu dünyaya getirdikten haftalar sonra Karayip adası Tortola’da kurulan bir off-shore şirketi aracılığıyla Monako’da bir daire aldığı ortaya çıktı. Krivonogikh’in bu işlem sırasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gizli bir ilişki içinde olduğu iddia ediliyor.

Svetlana Krivonogikh

Pakistan

Sızdırılan belgelerde Pakistan Başbakanı İmran Han’ın kabinedeki bakanlar da dahil olmak üzere yakın çevresinin, milyonlarca dolarlık gizli servete sahip gizli şirketlere ve tröstlere sahip olduğu görüldü. Belgelerde ayrıca Pakistan’ın askeri liderlerinin kişisel servetlerine de dikkat çekildi. Ancak konsorsiyum, belgelerin Han’ın kendisinin denizaşırı şirketlere sahip olduğuna dair hiçbir ipucu içermediğini belirtti.

Maliye Bakanı Şevket Tarin ve ailesinin üyelerinin dört off-shore şirketine sahip olduğu açıklandı. Tarin söz konusu iddialar ile ilgili olarak, “Bahsedilen off-shore şirketler bankam için fon yaratma sürecinin bir parçası olarak kuruldu” dedi.

Kenya

Belgelere göre, Kenya Devlet Başkanı Uhuru Kenyatta ve ailesinin altı üyesi, 13 off-shore şirketi ile bağlantılı.

Kenya Devlet Başkanı Uhuru Kenyatta

Elde edilen bilgiler, Kenyatta’ların denizaşırı yatırımları arasında 30 milyon dolar değerinde hisse senedi ve tahvilleri olan bir şirketin varlığını ortaya koydu.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis tarafından kurulan hukuk firmasının bir dizi off-shore şirketinin gerçek sahibini gizlemek için sahte sahipler sağladığı görülüyor. Firmanın çalıştığı kişiler arasında zimmete para geçirmekle suçlanan eski bir Rus politikacının da bulunduğu belirtiliyor.

Nikos Anastasiadis

Ancak Anastasiadis’in kurduğu hukuk bürosu bu iddiaları reddediyor.

Ukrayna

Panama Belgeleri’nde Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenski’nin kendisine yakın bazı siyasi müttefikleri ile birlikte bir off-shore firmasında hisse sahibi olduğu bilgisine ulaşıldı. 

Vladimir Zelensky

Belgelere göre Maltex Multicapital Corp adlı bir paravan şirkette hisse sahibi olan Zelenski, 2019 seçimlerini kazanmadan hemen önce bu şirketteki hissesini geçen hafta suikasta uğrayan, en yakın arkadaşı ve iş ortağı Sergiy Shefir’e devretmiş.

Derleyen: Gökalp Badak

Kaynak: The GuardianBBCReutersDW Türkçe

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus