Irak’ta seçimleri Şii lider Mukteda Sadr kazandı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Irak’ta geçen pazar günü (10 Ekim) yapılan parlamento seçimlerinin ilk sonuçlarına göre, Şii din adamı Mukteda es-Sadr‘ın partisi sandıktan birinci çıktı. Sadr Hareketi, meclisteki sandalye sayısını 54’ten 70’e yükseltti. Sadr’ın partisinin ülkede kurulacak koalisyon hükümetinde önemli bir rol oynayacağı fakat yeni hükümetin kurulmasının önümüzdeki birkaç ayı bulabileceği belirtiliyor.

Mukteda Sadr

İlk sonuçlara göre, 2006-2014 yılları arasında Irak’ta başbakanlık görevi üstlenen Nuri el Maliki’nin lideri olduğu Kanun Devleti Koalisyonu, Şii partiler arasında ikinci sıraya geriledi. Irak’ta Saddam Hüseyin’in 2003’te devrilmesinin ardından, Baas Partisi tarafından on yıllarca baskı altında tutulan Kürtler ve Şiiler Irak siyasetinde etkin rol oynuyor.

Ekim 2019’daki protestoların ardından 2022 yılında yapılması planlanan parlamento seçimleri erkene çekilmişti. Ancak seçimlere katılımın rekor düzeyde düşük olması, geçen yıl değiştirilen seçim yasasının Iraklılar’ı pek de heyecanlandırmadığını gösteriyor.

“Irak’ın içişlerine karışmayan tüm büyükelçilikleri memnuniyetle karşılıyoruz”

Birkaç il ve başkent Bağdat’tan alınan ve yerel hükümet yetkilileri tarafından doğrulanan ilk sonuçlara göre, Sadr’ın partisinin 70’ten fazla sandalye kazandığı belirtiliyor. Bu sonuçların onaylanması halinde Sadr yeni hükümetin kurulmasında kilit rol oynayacak.

Mukteda Sadr’ın destekçileri

Sadr, Irak devlet televizyonundan canlı yayınlanan konuşmasında zaferini ilan etti. “Irak’a yapılan yabancı müdahalelere izin vermeyecek milliyetçi bir hükümet” kurma sözü veren Sadr, taraftarlarına “Kutlamalar silahsız yapılsın” çağrısında bulundu.

Popülist bir din adamı olarak bilinen Sadr, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) işgalinden bu yana Irak’taki hükümetlerin kurulmasında kilit rol oynuyor. Kendisine yakın yetkililere göre, Sadr düzenli olarak İran’a da gidiyor ve Vaşington’un IŞİD’e karşı devam eden savaşında 2 bin 500 civarında bir kuvveti elinde bulundurduğunu ve bu askerilerin Irak’tan çekilmesi çağrısını yineliyor.

Kürtler 61 vekil kazandı

Irak siyasetinin bir diğer önemli unsuru Kürt partileri, Irak Kürdistanı’nda ve Bağdat ile tartışmalı bölgelerde önemli milletvekillikleri kazandı. Bölgenin en güçlü partisi olarak bilinen Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) 32, rakibi Kürdistan Yurtseverler Birliği ise (KYB) 15 sandalye kazandı. Alınan sonuçlara göre Kürtler, Irak Parlamentosu’nda 61 vekille temsil edilecek.

Irak devlet haber ajansına göre, Sünni Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi‘nin “Taqaddum Koalisyonu” 38 sandalye kazanarak parlamentodaki en büyük ikinci koalisyon haline geldi. Eski Başbakan Maliki’nin “Kanun Devleti Koalisyonu” ise 37 sandalye kazanmış durumda.

“Oy vermedim çünkü değmez” 

Pazar günkü seçim, Başbakan Mustafa el-Kazımi’nin yerleşik siyasi partilerin sistem üzerindeki denetimini gevşetmenin ve bağımsız, reform yanlısı adayların önünü açmanın bir yolu olarak yasalaştırdığı yeni seçim yasasına göre yapıldı. Milletvekilleri daha küçük bölgelerde yapılan oylamalarla seçildi ve partiler tarafından desteklenen blok liste uygulamasına son verildi.

Ancak birçok Iraklı, sisteme inançlarını yitirdiği için sandığa gitmedi. Irak’ın güneyindeki Basra’da yaşayan 20 yaşındaki Hüseyin Sabah, “Oy vermedim çünkü değmez. Seçimlerde bana ya da başkalarına fayda sağlayacak hiçbir şey yok. Diplomalı fakat işsiz gençler görüyorum. Politikacılar seçimlerden önce gelip sözler verdi. Seçimlerden sonra ne olacak kimbilir” dedi.

Irak’ta seçimlere katılım yüzde 41 oranında kaldı.

Seçimlere yüzde 41’lik katılım oranı, siyasi partilerin ve ittifakların genç Iraklılar’a hitap etmekte başarısız olduğunu gösteriyor.

Mukteda Sadr kimdir?

Iraklı Şii lider ve din adamı Mukteda es-Sadr, ülkedeki en güçlü siyasi figürlerden biri olarak kabul ediliyor. Sadr, Şii İslam dünyasının en önemli dini şahsiyetlerinden biri olarak bilinen Büyük Ayetullah Muhammed Sadık es-Sadr‘ın oğlu.

Sadr, hem muhafazakâr babasının düşüncelerinden hem de 1980 yılında Saddam Hüseyin’e muhalefetten ötürü idam edilen İslami Dava Partisi’nin kurucusu Ayetullah Muhammed Bakır es-Sadr‘ın fikirlerinden büyük ölçüde etkilendi. 

ABD liderliğindeki güçlerin 2003’te Saddam rejimini devirmesinden hemen sonra, Sadr öne plana çıkmaya başladı. İşgal güçlerine karşı savaş veren Bağdat, Necef ve Kerbela’da ofisler açmaya başlayan Sadr, kısa sürede Bağdat’ta iki milyon Şii’nin yaşadığı ve Saddam rejimin hışmına uyrayan Medinetü’s-Tevra’da (Devrim Şehri) başarı elde etti. Daha sonra da bu banliyönün ismini, babasını onurulandırmak için “Sadr Şehri” olarak değiştirdi.

Kısa bir süre içinde Sadr, Sadr Hareketi olarak bilinen ve Irak genelinde milyonlarca Şii destekçiyi kendine çeken bir hareketin başına geçti.

Sonraki yıllarda Sadr’ın siyasi stratejisinde büyük bir değişim yaşandı. İran ile daha önce karşılıklı çıkara dayalı ilişkiler, İran’ın Irak siyasetine müdahalesine giderek daha fazla müdahil olmasıyla bozulmaya başladı. 

Şii militanlığın bir imajı olarak bilinen Sadr, şimdilerde destekçilerini mezhepçilikten uzak tutmaya çalışıyor. Bunun yerine Şiiler’i, Sünniler’i, komünistleri ve liberalleri içeren Irak milliyetçiliği fikrine odaklanıyor. Öyle ki, 2018 seçimlerinde Sadr Hareketi, Sünniler arasında da ciddi destek bulabilmişti. Öte yandan, Sadr hâlâ ABD’yi eleştirse de, bazı analistler onun ABD karşıtı söyleminin sıklığında ve tonunda bir yumuşama olduğuna dikkat çekiyor.

Derleyen: Zeynel Yıldırım

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus