Kemal Kılıçdaroğlu: “Yasal ölçülerde çalışan hiç kimseyi tehdit etmek benim haddim değildir. Ama mafyatik ilişkilere girenleri tehdit ediyorum”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin bugünkü (19 Ekim) grup toplantısında konuştu. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) iktidarını sert sözlerle eleştiren Kılıçdaroğlu, “Yasal ölçülerde çalışan hiç kimseyi tehdit etmek benim haddim değildir. Ama mafyatik ilişkilere girenleri tehdit ediyorum” dedi. Bürokratlarla ilgili açıklamaları nedeniyle hakkında suç duyurusunda bulunulan Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve yardımcısı Fuat Oktay’a tepki göstererek, “Sarayın avukatları cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunuyormuş. Erdoğan’a hakaret içeren ifadeler varmış. ‘Hırsızlık yapmayın’ diyorum. Demek ki ‘Hırsızlık yapın’ desem hakaret içermeyecek” diye konuştu.  

“Savcılığa suç duyurusunda bulunmazsanız namertsiniz” 

Resmi Twitter hesabından bürokratlarla ilgili paylaşımı sonrası hakkında suç duyurusunda bulunulmasını eleştiren Kılıçdaroğlu, “Hafta sonu bir video paylaştım. Devlet memurlarına ‘Görevinizi iyi yapın’ dedim. Ben söyledim, Bremen mızıkacıları harekete geçti. Neymiş ben tehdit ediyormuşum, darbeci zihniyetmiş. Bari usturuplu bir şey söyleyin. Ben, ‘Hırsızlığa bulaşmayın, kim talimat veriyorsa ona uymayın’ diyorum. ‘Hayır, bunu niye söylüyorsun?’ diyorlar. Savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarmış, bulunmazsanız namertsiniz” dedi 

“Demek ki ‘Hırsızlık yapın’ desem hakaret içermeyecek”

Kılıçdaroğlu konuşmasının önemli bölümünü bürokratlara yönelik çıkışının ardından iktidar kanadından gelen tepkilere ayırdı ve şunları söyledi:

“Sarayın avukatları cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunuyormuş. Erdoğan’a hakaret içeren ifadeler varmış. ‘Hırsızlık yapmayın’ diyorum. Demek ki ‘Hırsızlık yapın’ desem hakaret içermeyecek. Bir de sarayın baş memuru var Fuat bey. ‘Çalışanlarımızın her kesimini tehdit edenler hakkında’ diyor. Kimsin sen? Devlet memurları ne zamandan beri senin çalışanların oluyor? Bu lafı kullandığın andan itibaren toplumu bölüyorsun. Devletin memuru devletin işini yapar. Kullandığım her cümlenin mutlaka kanunda bir yeri vardır. Gidecek Erdoğan’ın ailesinin vakfından torpil yapacaksın, devlete yerleşeceksin. ‘Bu yanlış’ deyince kıyamet kopacak. Bazı bürokratlar ‘Emir aldık’ diyebilir. Olmaz, kanun dışındaki emre uymayacaksın.”

“Mafyatik ilişkilere girenleri, evet onları tehdit ediyorum”

Büyükada’da İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan bir binanın mahkeme kararlarına karşın TÜGVA tarafından kullanılmaya devam edilmesi ve boşaltılmamasına da değinen CHP lideri, şöyle konuştu:  

“Yasal ölçülerde çalışan hiç kimseyi tehdit etmek benim haddim değildir. Ama mafyatik ilişkilere girenleri tehdit ediyorum. Kimsenin hakkını yedirmeyeceğim. Anayasanın 138. maddesi var. ‘Hiç kimse mahkemelere emir, talimat veremez’ diyor. Erdoğan ailesinin kurduğu TÜGVA var. Taşınmaz tahsis edilmiş. Belediye bakıyor amaca uygun kullanılmıyor, ‘Geri verin’ diyorlar. Mahkemeye gidiliyor, mahkeme ‘Amaca uygun kullanmıyorsunuz, belediyeye vereceksiniz’ diyor. Doğal olanı gidip teslim almaktır. Gidiyorsunuz teslim almaya, polisler dizilmiş. Devletin polisine yargı kararına uyulmaması için talimat veriliyor. Böyle bir rezaleti hiç yaşamadık.”

“Torpille işe yerleştirilen kişi devletin değil sarayın memuru olur”

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’a sert sözlerle yüklenen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bir cumhurbaşkanının oğlu babasının mevkisini ve makamını bilerek davranmak zorundadır. Davranışları görev aldığı yerler itibariyle örnek olmak zorundadır. Gidip de oğlu Milli Eğitim Bakanlığı’nın bürokratlarının tamamını toplayıp onlara milli eğitim politikasını anlatıyorsa bir sorunumuz var demektir. Kimsin sen ya! Kimsin sen de bu yetkiyi kimden alıyorsun? Cumhurbaşkanının oğlu olmak bu kanunsuzlukları yapma hakkını veriyor mu! Cumhurbaşkanının oğlu her şeyden önce mahkeme kararını uygular. Bir cumhurbaşkanının oğlu torpille devlete adam yerleştiremez. Cumhurbaşkanının oğluna ulaşamayanlar ne yapsın? Sürünsün! Cumhurbaşkanının oğlu devlete torpille adam yerleştiriyorsa o yerleştirilen kişi devletin değil sarayın memuru olur.”

“Merkez Bankası kararlarını doğrudan kendisi belirleyemiyor”

Geçen hafta Merkez Bankası (MB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nu ziyaret eden Kılıçdaroğlu, bu ziyarete gelen tepkilere de değindi ve şöyle konuştu: 

“Fiyat istikrarından sorumlu olan, yasaya göre Merkez Bankası’dır. Fiyatlar durmuyor. Türk Lirası kar gibi eriyor, sorumlu Merkez Bankası. Neden böyle? İzlenen politikalar, sıcak siyaset Merkez Bankası’na müdahale ediyor. Merkez Bankası’nın temel görevleri madde 4: ‘Bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır’. Merkez Bankası kararlarını doğrudan kendisi belirleyemiyor, saray müdahale ediyor. Gittik Merkez Bankası’na, ‘Bankanıza sahip çıkın’ dedik. Çok iyi yetişmiş kadroları bankanın dışına itip, dışardan eleman getirmek doğru bir yaklaşım değildir.”

“Sizin tefeci sektöründen haberiniz var mı?”

Merkez Bankası’nın kasasında 123 milyar dolar olduğunun ifade edildiğini ama bu paranın başkasının parası olduğunu, 123 milyar doların 1 sentinin bile Merkez Bankası’nın kendi parası olmadığını ifade eden CHP lideri, eleştirilerini şöyle sıraladı:

“Dolar bu kadar artıyor, Türk Lirası karşısında. Normalde ne olması lazım? Merkez Bankası’nın müdahale etmesi, dolar satması lazım. Ama satamıyor, kendi parası değil ki satsın. Merkez Bankası çalışanları unutmasınlar devri iktidarımızda Millet İttifakı olarak geldiğimizde göreceksiniz Merkez Bankası’nın nasıl saat gibi çalıştığını, ekonominin nasıl düzlediğini göreceksiniz. 

Sizin tefeci sektöründen haberiniz var mı? Tefeci sektörü! Başta Londra’daki bir avuç tefeci ve yurtiçindekiler. Onlara dünyanın faizini ödüyorlar. Bu sektör fabrikada üretim yapmaz. Hiçbir riske girmez, hiçbir riski üstlenmez. Parayı verir faizini alır. Dolar düşerse faizi yükseltir. Bu tuzağın içindedir Erdoğan şahsım hükümeti. Tefecilere hizmet eden bir iktidar Türkiye Cumhuriyeti devletinin ekonomisi düzeltemez. Sadece ve sadece tefeci sektörüne hizmet eder.”

Kılıçdaroğlu, SMA hastası Murat Koç’un ailesiyle görüştü

Kılıçdaroğlu grup konuşmasının ardından salondan ayrılırken, SMA hastası bebek Murat Koç’u kucağına aldı. Ailesi tedavinin pahalı olduğunu ve tedavi için yürütülen kampanya ile masrafların yüzde 48’inin toplandığını ve seslerini duyurmak için grup toplantısına geldiklerini anlattı. 

Demokrat Partili Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin ve yedi meclis üyesi CHP’ye geçti

Diğer yandan Demokrat Partili Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin ve yedi belediye meclisi üyesi CHP’ye geçti. Kılıçdaroğlu grup toplantısına başlamadan önce Ergin ve meclis üyelerinin CHP rozetlerini taktı. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus