Ekonomistlerden Merkez Bankası’nın faiz indirimi kararı değerlendirmesi – Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu: “Çok yanlış bir strateji izlendiğini ve ateşle oynandığını düşünüyorum”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini 200 baz puan düşürerek yüzde 16’ya indirdi. Karar sonrası ABD Doları/TL paritesi rekor kırarak 9,60’ı aştı. İlk kez Euro/TL kuru 11’i, Sterlin/TL kuru 13’ü aştı. TCMB, 23 Eylül’de politika faizini 100 baz puan düşürerek yüzde 19’dan yüzde 18’e indirmişti. Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu ve Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Erinç Yeldan, faiz indirimini Medyascope’a değerlendirdi.

TCMB’nin faiz kararına tepki gösteren ekonomist Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, düşen ve değer kaybeden TL ile faizleri indirip, tüketimi canlandırarak büyümeye hız kazandırmanın ve bu tempoyla seçime girmenin amaçlandığı görüşünde:

Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu

“Sermaye fraksiyonları arasında bir çatışma söz konusu”

“İhracatı destekleyerek, düşen ve değer kaybeden TL ile faizleri indirip tüketimi canlandırarak büyümeye hız kazandırmak ve bu tempoyla seçime girmek amaçlanıyor gibi bir senaryo var. Ben bunun doğru olduğunu düşünmeye başladım. Çünkü göz göre göre bu adımlar atılıyor. Sermaye fraksiyonları arasında bir çatışma söz konusu. Döviz kurunun yükselmesi ile birlikte, özellikle yeni pazarların satışlarının artmasını bekliyorlar. İşgücünün ucuzlaması nedeniyle döviz cinsinden rekabet güçlerinin artmasını bekliyorlar. Fakat benim görüşüm, finansal piyasaları aşırı derecede zorlarsanız sonuç elde edemezseniz. Döviz yükseldikçe, enflasyon çok kısa sürede patlayacak ve sade vatandaşların buna tepkisi yükselecek. Eylüldeki faiz kararı gördüğümüz gibi mevduat faizlerinde sınırlı bir düşüşe neden oldu. Bu da zorlamalı bir düşüş ve dövize yönelişi daha fazla tetikleyen bir sonuç verdi. Kredi faizlerinde bir düşüş olmadı. Çünkü kredi verdiğini zaman, bunun bir unsuru faizin maliyetidir, bir unsuru da risktir.”

“Çok yanlış bir strateji izlendiğini ve ateşle oynandığını düşünüyorum”

2018 yılında döviz kurlarında yaşanan sıkıntının benzerinin yaşandığını belirten Kozanoğlu, Rahip Brunson’ın serbest bırakılması ile piyasaların rahatladığını hatırlatıyor ancak bu sefer Türkiye’nin elinde böyle bir kozun olmadığını söylüyor:

“Böyle bir finansal karmaşa döneminde, bir panik havası eserken risk artar. Risk artınca da bankaların faizleri fazla düşürmesi mümkün olmaz. Bu bakımdan ben bu sistemin işleyebileceğini düşünmüyorum. Giderek yurtdışına borçlanmak yükselecek. Bu yüzden makroekonomide bütün dengelerin bozulacağını düşünüyorum. Bu panik havası 2018 yazına benziyor. Bazı benzerlikler var ama ekonomi idaresinin de aleyhine unsurlar var. Rahip Brunson serbest bırakıldığında piyasalar gevşemişti. Şimdi Türkiye’nin elinde böyle bir koz yok. Merkez Bankası’nın rezervleri en azından şimdiki kadar zayıf değildi. Bu sebeplerden dolayı çok yanlış bir strateji izlendiğini ve ateşle oynandığını düşünüyorum.”

Medyascope’a değerlendirmelerde bulunan Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erinç Yeldan ise iktisatçıların bu kararı nasıl analiz edecekleri konusunda “karanlıkta” olduğunu anlatarak başlıyor değerlendirmesine:

“Ucuz bir tüketim cenneti yaratılarak bunun üzerinden bir büyüme öyküsü kurgulanıyor”

“Merkez Bankası’nın 23 Eylül’de ve dün aldığı iki puan faiz indirme kararını anlamak mümkün değil. İktisadi veri ve bilgilerle gerekçelendirilebilecek bir adım değil. Dolayısıyla iktisatçılar, bu kararı nasıl analiz edeceklerini bilemiyorlar, ben de bu konuda karanlıktayım. Siyasi bir duruş ve siyasi bir karar olduğu görünüyor. Yüksek sesle düşünürsek, Türkiye bir seçim konjonktürüne doğru gidiyor. Seçim ekonomisinin önkoşulları oluşturuluyor. Yani bir büyüme öyküsüne çok şiddetle ihtiyaç var. Bu karar kısa dönemde borçlanmaya, ucuz krediye ve spekülatif vurgunlara, rantlara dayalı bir büyüme hamlesi ile tüketimi kamçılayacak. Ucuz bir tüketim cenneti yaratılarak bunun üzerinden bir büyüme öyküsü kurgulanacak. Bunun maliyeti kuşkusuz yüksek bir enflasyon ve belirsizliğin kaynaklandırdığı olumsuz konjonktür, yatırımları, istihdamı uzun dönemde olumsuz etkileyecek bir konjonktür ve döviz kurunda Türk Lirası’nın değer kaybetmesi olacaktır. Bu maliyetler sanki sineye çekilecekmiş gibi duruyor. Fakat böyle baksanız dahi, seçmenlerin gözünde ya da yandaş şirketlerinin rantlarına olanak sağlayacak bir biçimde uygulanması mümkün değil.”

“’Ben her şeyi bilirim, her şeyin doğrusunu ben yaparım, benimle inatlaşmayın’ özentisi içerisinde başına buyruk atılmış bir adım”

Yeldan’a göre faiz kararı, rasgele ve günü kurtarmaya yönelik:

“Döviz kurunun başıboş sıçradığı bir noktada Türkiye’nin enerji başta olmak üzere bütün ithal girdiler ve ithalata bağlı ihracat yapısıyla kalıcı bir büyüme çıkmaz. Bunun artık biliniyor ve görünüyor olması lazım. Bu karar o kadar yanlışlarla dolu ki stratejik olarak bilinçli bir şekilde, herhangi bir şirket grubunu ya da herhangi bir seçmen grubunu etkilemeye yönelik düşünülmüş, ‘komplo teorisi’ olduğunu söyleyemiyoruz. Tamamen rasgele, günü kurtarmaya yönelik ve ‘Ben her şeyi bilirim, her şeyin doğrusunu ben yaparım, benimle inatlaşmayın’ özentisi içerisinde başına buyruk atılmış bir adım gibi duruyor. Yani keşke arkasında hakikaten maliyetleri sineye çekecek bir büyüme ve genişleme fikri olsa. Ben bunun da doğru olduğu kanısında değilim. Bu karar, ‘Şu nedenle yapılmıştır ve şu nedenle doğrudur veya bu yüzden yanlıştır’ gibi bir yorumda bulunmamıza olanak vermiyor.”   

Muhalefet partilerinin temsilcilerinin faiz kararına tepkileri ise şöyle:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: “Ülkenin şerefli bürokratlarına seslendim; bir de tabii ki şahsın bürokratları var. Onların ne olduğu bugün daha da aşikâr oldu. Şahıs ve şürekâsı ülkeyi açlığa doğru götürüyor. Bu yapılanlar ya millete ihanet ya da bir sağlık sorunu… Başka bir izahı yok!”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener: “Ciddiyetsiz bir iktidarın, atadığı liyakatsiz bir bürokrat aracılığıyla verdiği, rasyonellikten uzak bir kararın sonucunda olan yine hane halkımıza, esnafımıza ve KOBİ’lerimize oldu. Bu aziz millet bunu hak etmiyor. Çok yazık…”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Merkez Bankası’nın elinde bir tane enstrüman kaldı. O da gecelik faiz. Dişli sıyırdı. Araba kullananlar bilir; dişli döner ama sıyırdı mı çevirmek boşa. Araba gitmez. Merkez Bankası da Sayın Erdoğan’ın talimatlarıyla dişli sıyırmış durumda. Ne yapsalar fayda etmiyor. Faizi indiriyor, piyasa faizi yükseliyor. Faizi indiriyor, kur fırlıyor. Artık ellerinde hiçbir kontrol enstrümanı kalmadı.”

İYİ Parti Mali İşler Başkanı Ümit Dikbayır: “TCMB Başkanı yine zengini sevindirdi, garip gurebayı ağlattı… Allah size akıl fikir ve vicdan versin. Bu iktidardan hep en kötüsünü beklersiniz ama devamlı olarak daha kötüsünü yapmayı başarırlar.”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba: “Olacak iş değil!.. Çin’de asgari ücret: 387 dolar, Türkiye’de asgari ücret 299 dolar. Faiz kararından sonra dolar 10 TL’ye gidiyor. -Saray ve şürekâsı hariç- herkesin alım gücü düştükçe düşüyor. Bu gidişatın sonu uçurum. Tek çare hemen seçim.”

CHP Genel Başkan Başdanışmanı Tuncay Özkan: “AKP’nin ülkemizde yarattığı büyük enkazı unutturmayacağız. 15 euro olarak açıklanan Çanakkale Köprüsü’nün geçiş ücreti açılmadan artmaya devam ediyor. Faiz indirimi öncesi 152 TL olan köprünün geçiş ücreti kurdaki dalgalanmanın ardından 165 TL oldu.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus