Kemal Kılıçdaroğlu: “Demirtaş ve Kavala haksız yere içeride, benim vicdanım sızlıyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında konuştu. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) lideri Devlet Bahçeli’nin eleştirilerine yanıt veren CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Sayın Bahçeli, ‘Anadolu’ya milletvekillerini göndereceğim CHP’nin ne yaptığını anlatsınlar’ diye demiş. Çok memnun oldum, hiç değilse vatandaşla muhatap olurlar” dedi. Kılıçdaroğlu, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Joe Biden’ın görüşmesi ile ilgili olarak da “Sen ne aslansın ne kaplansın, sen olsa olsa kağıttan kaplansın. Bütün otokratların özelliklerine sahip. Buradan net söylüyorum, duysun. Seni Biden kurtaramaz” diye konuştu. Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala ile ilgili konuşan Kılıçdaroğlu, “Benim vicdanım kabul etmiyor. Belki onlar CHP’ye oy da vermediler, sempati de duymadılar. Ama bizim görevimiz haksızlığa karşı durmaktır” dedi. 

“Erdoğan baskıcı yüzünü millete layık görüyor, dışarıda kuzu, içeride kaplan kesiliyor” 

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İtalya’nın başkenti Roma’da Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden ile görüşmesini değerlendiren CHP lideri, “Öyle bir ‘Şahsım’ ve şürekâsı var ki utanıyorum. Dışarıda tam bir kuzu, gözleri gülüyor Biden’ı görünce. Türkiye böyle bir tablo ile hiç karşılaştı mı? En büyük derdi de bir fotoğraf çektirebilir miyim, bir saat oturabilir miyim? Bu devletin itibarı yok mu? Yeter ki kendisini huzuruna kabul etsin, bir 10 dakika, bir saat görüşebilsin. Onun şürekâsı onu kahraman ilan edecek. Biden’ı görünce yüzü gülüyordu, Türkiye’ye gelirken çatık kaşlar. Kağıt toplayıcısını dövdürüyorlar, elindeki çeki alıyorlar. Baskıcı yüzünü millete layık görüyor. Dışarıda kuzu, içeride kaplan kesiliyor” dedi.

“Millet sana gerekli dersi o sandıkta verecek”

Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Sen ne aslansın ne kaplansın, sen olsa olsa kağıttan kaplansın. Bütün otokratların özelliklerine sahip. Şahsımda aynısı var. Vatandaşı gözü görmüyor. Buradan net söylüyorum duysun. Seni Biden kurtaramaz. Millet sana gerekli dersi o sandıkta verecek. Biden’ın gözlerine bakınca heyecanlanıyorsun ama bu millet senin gözlerine bakınca hiç heyecanlanmıyor. Biz de cumhuriyetin 100. yılında güzel cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandıracağız.”

“Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamayan bürokratları devletin içinde tutmayacağım”

Bürokratları bir kez daha uyaran ve Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen ve haklarında beraat kararı çıkmasına rağmen göreve iade edilmeyenlerle ilgili konuşan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:  

“15 Temmuz’a karşı hep birlikte mücadele ettik ama birileri 15 Temmuz’u Allah’ın bir lütfu kabul edip, milletin ensesinde boza pişirmeye başladı. Haksızlığa uğradığını iddia edenler mahkemelere başvurdu. Bu süreçte beraat edenleri görevlerine iade edeceğiz. Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamayan bürokratları devletin içinde tutmayacağım açık ve net söylüyorum. Mahkeme kararını uygulamak devletin temel görevidir. Kimsin sen, hâkim misin? Anayasa Mahkemesi kararını uygulayacaksın kardeşim, o zaman senin devlet bürokrasisi içinde yerin yok. Senin yerin saraydır. KHK ile ihraç edilip hakkında beraat kararı verilenlerin, göreve iadesine karar verilenlerin tamamını görevlerine iade edeceğiz. Biraz sabretsinler, geliyor gelmekte olan, az kaldı.”

“Bunların tek suçu var, pasaportları ABD pasaportu değil”

Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın haksız yere tutuklu bulunduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu “Benim vicdanım kabul etmiyor. Belki onlar CHP’ye oy da vermediler, sempati de duymadılar. Ama bizim görevimiz haksızlığa karşı durmaktır. Bunların tek suçu var, pasaportları ABD pasaportu değil” diye konuştu.

Anıtkabir’deki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenine bazı gazete ve televizyonların alınmamasını eleştiren CHP lideri, “Anıtkabir’de bu ülkenin aslanı yatıyor, sizin gücünüz yetmez ona. Her davranışları kendi sonlarını getiriyor” dedi.

“Saray bunları hissetmez ama vatandaş perişan vaziyette”

Kılıçdaroğlu, elektrik ve doğalgaz fiyatlarındaki artışlara ise şöyle değindi: “Zamlar, yağmur gibi yağmaya başladı. Saray bunları hissetmez ama vatandaş perişan vaziyette. Elektrik kısa süre içinde üç kez zamlandı. Doğalgaza dokuz kez zam yapıldı. Dün sanayi doğalgazına yüzde 48 zam yapıldı. Bu zamlar evlerdeki elektriğe gelecek. Ya o zamları yapacaklar ya o firmalar iflas edecekler. Akaryakıt istasyonlarında geceleri kuyruk var, zam gelecek depoları dolduralım diyorlar. Şu anda şeker zammı kapıda, kimse şeker satmıyor, şeker stoklanıyor. Gıda fiyatlarındaki artış yüzde 40’ı bulacak. Asgari ücretli nasıl geçinecek?” 

“Kış aylarında elektrikte TRT payını kaldırın dedim, KDV’yi kaldırın”

Kılıçdaroğlu sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Elektrik üreticileri ve dağıtım firmaları ciddi sorunlarla karşı karşıya. İflas tehlikesi ile karşı karşıya. Fiyatları bir şekilde evde oturan vatandaşa yansıtacaklar. İktidarda değiliz ama sorumlu olarak çıktım, ‘Karakış fonu kurun, garibanlar için, düşük gelirliler için kullanın’ dedim. Doğalgaz, elektrik, su faturaları ağırlaşacak, ifade ettim. Kış aylarında elektrikte TRT payını kaldırın dedim, KDV’yi kaldırın dedim. Dünya ne yapıyor, bizimkiler ne yapıyor. Fransa, aylık geliri 2 bin euronun altında olanların tamamına her ay 100 euro veriyor. İtalya, doğalgaz faturalarının düşük gelirliler için devlet tarafından ödenmesi kararı verdi. Belçika paket açıkladı. CHP’li belediyelerin olduğu yerlerde karakış fonu benzeri çalışmayı büyük ölçüde tamamladık. Bir vatandaşımız faturasını ödeyemez duruma gelirse belediyelerimiz ödeyecek. ‘Milleti perişan etme’ dedim, yol gösterdim, senin çevrenin sana göstermediği aklı sana verdim ama sen bildiğini okuyorsun.” 

“Cumhuriyet tarihinde bir ilk, asgari ücret açlık sınırının altında”

Açlık sınırının 3 bin 93 lira olmasına karşın asgari ücretin 2 bin 825 lira olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Asgari ücret 2 bin 825 lira. Açlık sınırı 3 bin 93 lira. Bu da cumhuriyet tarihinde bir ilk. Asgari ücret açlık sınırının altında. Hemen Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu çağır. Asgari ücret açlık sınırının altında olmaz, ‘Asgari ücreti açlık sınırının üstüne çıkarın’ demen lazım. Adı üstünde asgari ücret, açlık sınırının altında. Bir ton kömür asgari ücreti geçti. Nasıl ısınacak insan?” diye konuştu.

“Kime sattınız, hangi kurdan sattınız, hangi güç bunu bakanlık aracılığıyla sattı”

Merkez Bankası’nın 128 milyar dolar rezervini yeniden gündeme getiren Kılıçdaroğlu, 128 milyar doların nereye gittiğini bulacaklarını belirtti: “Adalet yok ama adaletle beraber ahlak kavramı da çok önemlidir. Yanına bir de liyakati ilave etmemiz lazım. Defalarca dile getirildi ve söylendi. Bir baktık ki Merkez Bankası’nda 128 milyar dolar buharlaşmış. Kime sattınız, hangi kurdan sattınız, hangi güç bunu bakanlık aracılığıyla sattı diye sorduk. Cevabı hiç alınmadı ama bulacağız. AKP’nin grup başkanvekili bir açıklama yapıyor, ‘128 milyar dolar, pandemi krizi çerçevesinde, ülkemizde evlerine kapanan, işyerleri kapanan, faaliyetlerine devam etmeyen, işsiz kalan işçilere destek olmak üzere bu ülkenin insanlarının menfaatine harcanmıştır’ diyor. Açık ve net yalan söylüyorsunuz. Keşke mahkemeye verse de bu dosyayı mahkemeye versek. Salgın 2019’da başlamadı. Bu kadar atılmaz.” 

“Hiç değilse vatandaşla muhatap olurlar” 

Kılıçdaroğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin partisinin grup toplantısında CHP’ye yönelik kullandığı, “Bugünden itibaren yeni görevlendirmeleri yapıyorum, CHP’nin gizli gündemini, ağır kusurlu siyasetini halkımıza doğrudan aktarmak ve ifşa etmek amacıyla arkadaşlarımızı Anadolu’ya gönderiyorum” sözlerine ise şu karşılığı verdi:  

“Milleti perişan ettiler. Bugün Sayın Bahçeli, ‘Anadolu’ya milletvekillerini göndereceğim CHP’nin ne yaptığını anlatsınlar’ diye demiş. Çok memnun oldum, hiç değilse vatandaşla muhatap olurlar. Ben söyleyeyim pazara, ayakkabı tamircisine, işsize sorsunlar ‘Bu CHP ne yapıyor?’ diye. CHP ile gurur duyuyorum. Demek ki Cumhur İttifakı’nın ortağına da yol açıyoruz. Temmuz 2021 rakamları. 7 milyon 578 bin 123 kişi asgari ücretin üçte biri kadar gelir elde ediyor. Geliri çok düşük olduğu için bunların sosyal güvenlik primini devlet ödüyor. Erdoğan’ın bu rakamlardan haberi var mı? Cumhur İttifakı’nın bu rakamlardan haberi var mı? Bu iktidar halkın, fakirin, çiftçinin, emeklinin yanında değil. Bu iktidarın yeri Türkiye’deki ve Londra’daki tefecilerdir.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus