Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Avrupa Birliği’nin Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş ile ilgili aldığı kararları tanımıyoruz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar ziyareti sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş ile ilgili kararlarını tanımadıklarını söyleyen Erdoğan, “Bizim indimizde bunlar yok hükmündedir. Bizim yargımızın vermiş olduğu kararın üzerinde biz, Avrupa Birliği kararı tanımıyoruz. Ne biliyorlarsa onu yapsınlar” dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştiren Erdoğan, “Meclis’in kutlu diyebileceğim kürsüsünde ana muhalefetin başındaki adamın el kol hareketlerini izlediniz, gördünüz. Türkiye Cumhuriyeti’nde ana muhalefetin başındaki bir adamın yaptığı hareketlere bakın. Bu, tam bir ibret vesikası” diye konuştu. Erdoğan, faiz, kur ve stokçulukla ilgili de açıklamalarda bulundu.

Kabil Havalimanı’nın işletilmesi

Afganistan’ın Kabil Havalimanı’nın işletilmesiyle ilgili Katar ile görüşmeler yapıldığını belirten Erdoğan, “Katar tarafı özel sektörden bir isim belirledi. Aynı şekilde Türkiye tarafı bir isim belirledi. Bu firmalar birbirleriyle görüşmek suretiyle, aynı zamanda Taliban’la da görüşmeleri yaparak, ilgili arkadaşlarımızla bu işe müzaheret edecekler. Başta güvenlik hususu olmak üzere uygun şartlar sağlanırsa Kabil’deki bu havalimanının işletilmesi sürecini ele alacaklar” dedi.

“Yüksek faize kesinlikle inanmıyoruz”

Yeni ekonomi politikasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, “Biz bir defa yüksek faize kesinlikle inanmıyoruz. Düşük faiz politikasıyla kuru da enflasyonu da aşağı çekeceğiz ve bunu düzenleyeceğiz. Kesinlikle yüksek faizin, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir anlayış olduğuna inanıyorum. Buna asla müsaade edemeyiz. Bizim derdimiz düşük faizle yatırımı teşvik etmek suretiyle istihdamı artırmak, istihdamı artırmak suretiyle üretimi ve ihracatı artırmak. OECD’nin en yüksek oranda büyüyen ikinci ülkesiyiz” diye konuştu.

Stokçuluğa karşı yasal düzenlemeyle cezalar artırılacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, fiyat artışlarına karşı izlenecek politikayı ise şöyle anlattı: “Kimi ürünlerde görülen fiyat artışlarının bir sebebi küresel emtia fiyatlarının yükselişiyken, bir sebebi de maalesef piyasadaki açgözlü fırsatçılardır. Bu özellikle de stokçuluktan kaynaklanıyor. Şimdi bu bütçe müzakerelerinden sonra hemen bir yasal düzenleme yapacağız ve bu stokçuların üzerine ciddi manada gideceğiz. Bundan sonraki süreçte cezai müeyyidelerin çok daha yüksek olacağının sinyalini şimdiden veriyorum. Bunu bilsinler ve bu stokçuluğa tevessül etmesinler. Hem ellerindekine el koyacağız hem de cezai müeyyideleri yüksek tutacağız. Stokçuluk bizim dinimizde de haramdır. Bunun adı ihtikardır. Buna fırsat veremeyiz. Kim olursa olsun, her alanda stokçuluk yapanın tepesindeyiz.”

“Kur ataklarını tersine çevireceğiz”

Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) döviz piyasalarındaki manipülasyon iddialarını araştırdığını belirten Erdoğan, “Devlet Denetleme Kurulu bu işin arkasında kimlerin olduğu konusunda araştırmalarını yapıyor, yapacak. Buralardan kimler çıkacak, onları da görme fırsatımız olacak. İnşallah rezervlerimizi de yine tırmandırmaya devam edeceğiz. Rezervlerimiz inşallah daha da artacak. Rezervlerde son rakam 124 milyar dolar. Şu anda bu rezerv miktarı, herhangi bir korkuya yer olmadığının bir alametidir. Yeter ki yatırımcı bulalım. Yeter ki bu konuda yatırımcılarla beraber geleceğe daha güçlü bir şekilde yürüyelim. Şu anda Merkez Bankamız birçok ülkenin merkez bankalarıyla da dayanışma içerisinde. Onlarla da birçok görüşmeler yapılıyor. Buralardan da tabi çok daha büyük güç kaynaklarını inşallah elde edecektir. Bizim bu noktada da herhangi bir sıkıntımız söz konusu değil. Ben bu kur ataklarını da tersine çevireceğimize inanıyorum. Her zaman söylediğim gibi, inşallah bu da bizi teğet geçecektir. Bunu herkes böyle bilsin” dedi.

Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na: “Tam bir ibret vesikası”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nu eleştiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Meclis’in kutlu diyebileceğim kürsüsünde ana muhalefetin başındaki adamın el kol hareketlerini izlediniz, gördünüz. Türkiye Cumhuriyeti’nde ana muhalefetin başındaki bir adamın yaptığı hareketlere bakın. Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinde böyle bir olay yaşandı mı? Bundan sonra da yaşanmaz herhalde. Bu, tam bir ibret vesikası. CHP’ye gönül veren tüm kardeşlerime de özellikle sesleniyorum, acaba böyle bir adama nereye kadar sabredeceksiniz? Yani ülkedeki iktidar partisine ve oraya gönül veren insanlara bu şekilde küfür eden bir ana muhalefetin başına nereye kadar sabredeceksiniz? Herhalde 2023’e kadar.

“Avrupa Birliği’nin Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş ile ilgili aldığı kararları tanımıyoruz”

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Osman Kavala ile ilgili Türkiye hakkında ihlal süreci başlattığının ve eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş için de ihlal süreci başlatabileceğinin hatırlatılması üzerine Erdoğan, şunları söyledi: “Biz, Avrupa Birliği’nin Kavala’yla, Demirtaş’la, şununla, bununla ilgili aldığı kararları tanımıyoruz. Olay bu kadar basit. Yok farz ediyoruz. Bizim indimizde bunlar yok hükmündedir. Bunları kaç kez açıkladık. İster anlasınlar ister anlamasınlar. Bizim yargımızın vermiş olduğu kararın üzerinde biz, Avrupa Birliği kararı tanımıyoruz. Ne biliyorlarsa onu yapsınlar.”

“Rusya-Ukrayna geriliminde arabuluculuk desteği sunabiliriz”

Rusya-Ukrayna gerilimi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, “Ukrayna ve yakın çevresindeki gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdürüyoruz. Temennimiz, gerilimin daha fazla artmaması ve bölgede istikrarın korunmasıdır. Rusya ile Ukrayna arasında son haftalarda yükselen gerilimi düşürmek ve bir diyalog kanalı tesis etmek amacıyla elimizden gelen desteği vermeye hazırız. İki tarafın rızasıyla kolaylaştırıcılık, arabuluculuk veya arzu edilecek herhangi bir formatta destek sunabiliriz. Elbette bölgenin barışı için üzerimize düşeni çekinmeden yaparız” diye konuştu.

İsrail ile normalleşme mesajı

Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed El Nahyan‘ın ziyaretiyle ilişkilerin normalleşmesinin ardından İsrail ve Mısır ile de normalleşme sürecine gidilip gidilmeyeceğiyle ilgili soruyu ise şöyle yanıtladı: “Böyle bir süreç İsrail’le ilgili de niye olmasın. Çünkü biz bir barış dünyası içerisinde, barışın egemenliği için çalışıyoruz ve bölge barışı için de bunu isabetli buluruz, hayırlı buluruz. Geçmişte benim İsrail ile görüşmelerim oldu. Fakat İsrail’in bu noktada, bölgede Filistin politikası üzerinde daha hassas davranması gerekir. Kudüs üzerinde, Mescid-i Aksa üzerinde hassas davranması gerekir. Buradaki hassasiyetleri gördüğümüz anda biz de elimizden geleni yaparız, adımlarımızı da atarız.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus