SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu: “Hani nas vardı? Faizin ismini değiştirdiğinizde bunun hükmü değişmez”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu bugün (22 Aralık) partisinin genel merkezinde gündeme dair açıklamalarda bulundu. İktidarın açıkladığı yeni ekonomik tedbirlere ilişkin konuşan SP lideri Temel Karamollaoğlu, “Şimdi yüksek kur farkını bahane ederek adını faiz koymayıp, destek diye nitelendirip, paradan para kazanma imkanını sağlamak nasıl izah edilebilir? Hani nas vardı? Faizin ismini değiştirdiğinizde bunun hükmü değişmez” dedi. SP lideri, iktidarın ani politika ve karar değişikliklerinin vatandaşa çok büyük maliyetler yüklediğini vurguladı. 

Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu’nun açıklamalarından öne çıkan satırbaşları şöyle: 

Türkiye’nin ana konusunun işsizlik olduğunu söyleyen Temel Karamollaoğlu, vatandaşın yarın hangi kararlarla karşılaşacağını bilmediğini belirtti, “Beklenti tüketici için başka, üretici için başka, yatırımı düşünenler için daha da başka” dedi.

“Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan anlayıştır bu”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Bir Müslüman olarak naslara uyacağız, hüküm bu” sözlerine ilişkin konuşan SP lideri, iktidarı ve yeni ekonomi tedbirlerini sert sözlerle eleştirdi: 

“Daha düne kadar ‘Faiz düşecek, nas var’ denildi, talimatlarla faiz indirildi. Şimdi yüksek kur farkını bahane ederek adını faiz koymayıp destek diye isimlendirerek paradan para kazanma imkanını vermek ne ile izah edilebilir? Hani nas vardı? Faizin adını değiştirdiğinizde bunun hükmü değişmez. Birileri dolar yükselirken de düşerken de kâr ederken milletimiz hem yükselirken hem düşerken zarar etmeye devam ediyor. Şu açık şekilde görülüyor ki bu kararları alanlar ve bu kararların alınacağından haberdar olan bir avuç insan kâr ediyor. Bu korkunç bir şey. Maalesef çoka çok gelir, azdan çok gider. Bugünkü mantık budur. Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan anlayıştır bu.” 

“Sürekli fakirden zengine kaynak aktarımı yapılıyor”

Döviz ve altın fiyatlarının 24 saat içerisinde yüzde 60’lık bir dalgalanma yaşadığını belirten Karamollaoğlu, “Nas ne oldu? Bu devlet destekli çifte faizin hükmü nedir? İktidardan bu sorunun cevabını vermesini istiyorum. Bu açıklanan model başarılı olmazsa, ortaya çıkacak mağduriyeti kim ödeyecek? Zenginin parası garanti altına alınıyor, kârı teminat altına alınıyor ama bu milletten alınan vergilerinden karşılanacak. Sürekli fakirden zengine kaynak aktarımı yapılıyor, buna nasıl teşebbüs ediyorsunuz anlayamıyorum” dedi.

“Bugün zam mı yapılacak? Döviz ne olacak?”

İktidarın ani karar değişikliklerinin tahmin edilemediğini ve bu nedenle endişelerin arttığını belirten SP lideri Karamollaoğlu, “Ülkemizin içinden geçtiği şu dönem bizi şaşkına çevirdi. Yarın ne olacağını, öbür günün ne getireceğini, iktidarın hangi adımı atacağını, hangi konuda kararlılık getireceğini bir türlü tahmin edemiyoruz. Endişelerimiz bu nedenle artıyor. Sürekli olarak bu kadar hareketli ve hareketli olması yanında sorunları artıran bir yönetim tarzına Türkiye ilk defa şahit olmuyor. Bugüne benzer hadiseler Özal zamanında da yaşandı. Ama insanımız artık bıktı, usandı. Toplum olarak hep birlikte 7’den 70’e çekiyoruz maalesef. Bugün zam mı yapılacak? Döviz ne olacak? İşsizliğin çözülmesi konusunda ne gibi adımlar atılacak? Kimse bilmiyor” diye devam etti.

“İktidarın akşamdan sabaha ani politika ve karar değişiklikleri arasındaki açı farkı 180 derece”

20 yıl önceki ekonomik krizin tekerrür ettiğini belirten SP lideri, 2001 krizini hatırlattı: “Biz bu durumla 20 yıl önce karşılaşmıştık. İnsanlarımız bir saat sonrasını öngöremez hale geldi. İktidarın akşamdan sabaha ani politika ve karar değişiklikleri arasındaki açı farkı 180 derece ve bu ani karar değişiklikleri insanımıza çok büyük maliyetler yüklemektedir.”

“İktidar, hâlâ başarısızlıkları başkalarına yüklemekte ve başarıyı da kendi aldıkları kararlarda görmekte”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iktidarda olduğu süre boyunca doların hep arttığını belirten Karamollaoğlu, “Erdoğan, 10 Ağustos 2014’te cumhurbaşkanı seçildi. Başbakanı atama yetkisi kendisine aitti. Dolar 2,15 idi. Başkanlık sistemine geçtiğimiz ve kendisinin ikinci kez sınırsız yetkilerle cumhurbaşkanı seçildiğinde ise dolar 4,65’tü. 2014 öncesi mi başarı, 2014-2018 arası mı, 2018 sonrası mı ya da 2020 mi veya üç-dört gün öncesi yakaladığımız seviye mi? Başarı hangi dönemde? İktidar, hâlâ başarısızlıkları başkalarına yüklemekte ve  başarıyı da kendi aldıkları kararlarda görmekte. Zararı ve faturayı daima millet ödüyor” dedi. 

“Dolar ülkemizde esas para haline geldi”

Türk Lirası’nın dolara endekslendiğini vurgulayan SP lideri, “TL ile dolar karşılaştığında ‘TL ülkemizin itibarıdır’ diyenler, şu anda bütün faizi dolara endekslenmiş olmasından dolayı üzüntü duyuyorlar mı? Adeta dolar ülkemizde esas para haline geldi. TL dolara endekslendi. Bu model başarılı olmazsa ortaya çıkacak mağduriyetin bedelini kim ödeyecek? İktidar mı devlet mi? Fakirden alınıp zengine kaynak aktarımı yapılıyor. İktidar, böyle bir şeye nasıl teşebbüs eder?” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus