Stagflasyon geliyor mu? Türkiye ekonomisinde büyüme yavaşlarken enflasyon neden düşmüyor? Ağır Ekonomi programında bu hafta Prof. Dr. Öner Günçavdı ve Prof. Haluk Levent, stagflasyon riskini, Merkez Bankası politikalarını, faiz-enflasyon ilişkisini, işsizlikteki artışı, ekonomik büyüme verilerini ve vatandaşın alım gücündeki değişimi değerlendirdi.
Prof. Dr. Haluk Levent ve Prof. Dr. Öner Günçavdı, TÜİK ve ENAG’ın enflasyon verilerinden hareketle stagflasyon riskini tartıştı. Stagflasyon kavramını açıklayan Günçavdı, “Durgunluk ile enflasyon bir arada yaşanıyor. Stagflasyonda genellikle ekonomi büyürken, enflasyon tehlikesi vardır. Bu daha çok 1970’lerde petrol krizi yaşandığında ortaya çıkmıştır” diye konuştu.

Haluk Levent ise stagflasyonun klasik enflasyonla mücadele süreçlerinden daha karmaşık olduğunu belirterek, “Stagflasyon gerçekten çok yaratıcı ve yüksek koordinasyon gerektiren bir ekonomi yönetimine ihtiyaç duyuyor. Gelişmelere göre adapte olabilecek nitelikte bir program izlemek gerekiyor ve toplumla çok net, açık bir diyalog gerekiyor” dedi.
“Bu ay en önemli etkiyi yapan gıda”
Enflasyon verilerini değerlendiren Günçavdı, TÜİK’in açıkladığı yüzde 1,71’lik aylık enflasyon oranının beklentilere paralel olduğunu söyledi. “Bu ay en önemli etkiyi yapan gıda. Arkasından konut, ulaşım ve lokanta-otel geliyor. Bu bileşim çok fazla değişmiyor” diyen Günçavdı, yıllık enflasyonun hâlâ yüzde 30’un üzerinde seyrettiğini belirtti.
Haluk Levent ise Antalya’daki halden örnek verdi ve buradan hareketle mayıs ayı verilerine işaret etti, “Domateste miktar endeksi aylık yüzde 42 arttı. Meyvede aylık yüzde 82, sebzede yüzde 33 artış var. Fiyatlarda halde düşüş var ama yıllık bazdaki artışlar hâlâ çok yüksek” diye konuştu.
“Sanayideki daralma ciddi bir sorun”
Günçavdı, Türkiye ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,5 büyüdüğünü ancak çeyreklik bazda büyümenin neredeyse durduğunu söyledi. Ekonominin büyümediğini, sanayinin küçülmüş durumda olduğunu ifade eden Öner Günçavdı, sanayinin milli gelir içindeki payının yüksek ve sürükleyici olduğunun ve bu nedenle sanayideki daralmanın ciddi bir sorun olduğunun altını çizdi.
Ekonomi yönetiminin yalnızca enflasyonu düşürmeye odaklandığını savunan Günçavdı konuşmasına şöyle devam etti:
“Türkiye’de şu anda sanayi politikası yok. Sadece enflasyonu düşürmek için seferber olmuş bir ekonomi yönetimi var. Üç yıl boyunca aynı politikayı izleyip hâlâ istenen sonucu alamıyorsanız bunun maliyetlerine de bakmak gerekir.”
Haluk Levent ise büyüme rakamlarının güvenilirliği konusunda soru işaretleri bulunduğunu belirterek, hem yüksek enflasyon olduğunu hem de enflasyon ölçümü konusunda sıkıntılar olduğunu söyledi:
“Büyümenin kaynağı olarak da subjektivitenin yoğun olduğu alanlar öne çıkıyor. Bu büyüme rakamı ne kadar gerçeği yansıtıyor, bende büyük soru işareti var.”








