İSTANBUL (Medyascope) – Citi, Goldman Sachs, EBRD ve OECD, Türkiye ekonomisine yönelik büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etti. Kurumlar, zayıf ilk çeyrek verileri ve dış talepteki bozulma nedeniyle yavaşlamanın süreceğini öngördü.
Haber özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Citi, Goldman Sachs, EBRD ve OECD, Türkiye’nin büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etti.
- Zayıf ilk çeyrek verileri ve dış talepteki bozulma, Türkiye ekonomisinde yavaşlamanın süreceğini gösteriyor.
- Citi, Türkiye’nin 2023 büyüme tahminini yüzde 2,5’e indirdi; diğer kurumlar da benzer tahminlerde bulundu.
- Goldman, iç taleple dış talep arasındaki dengesizliğin cari dengeyi olumsuz etkilediğini vurguladı.
- OECD, Türkiye’nin 2026 büyüme tahminini yüzde 3,1’e düşürürken, küresel büyüme için iki senaryo sundu.

Uluslararası kurumlar, Türkiye’nin ekonomisine yönelik büyüme beklentilerini aşağı çekti. Citi, Goldman Sachs, EBRD ve OECD’nin ekonomistleri, zayıf gelen ilk çeyrek verilerine ve dış talepteki bozulmaya dikkat çekerken, hepsi Türkiye ekonomisinde yavaşlamanın süreceğini öngördü.
Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 3’lük beklentinin altında kalarak yüzde 2,5 büyüdü. TÜİK verilerine göre ekonomi bir önceki çeyreğe göre yalnızca yüzde 0,1 büyürken, bu zayıf veri kurumların tahmin revizyonlarına zemin hazırladı.
Citi büyüme tahminini yüzde 2,5’e indirdi
Citi ekonomistleri, 2025 yılındaki yüzde 3,6’lık büyümenin ardından Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,5 büyümesini bekliyor. İlk çeyrek verilerinin zayıf gelmesi, kurumun büyümeye yönelik riski aşağı yöne çevirmesine yol açtı.
Citi analisti İlker Domaç, yayımladığı raporda temkinli bir tablo çizerek temel ekonomik faaliyetin görünenden daha zayıf olduğunu öne sürdü. Domaç, “Analizimiz, temel ekonomik faaliyetin, açıklanan GSYH rakamlarının gösterdiğinden daha zayıf olduğunu ortaya koyuyor” dedi. Domaç ayrıca düşük verimlilik artışının ve yapısal göstergelerdeki bozulmanın büyüme beklentilerini daha da belirsizleştirdiğini belirtti.

İlk çeyrek verisi sektörlerde farklı seyretti
Yıllık büyümeye en büyük katkı hanehalkı tüketiminden gelirken, sektörel dağılımda sanayideki yüzde 0,8’lik daralma dikkat çekti. Bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 9,5 büyürken, diğer hizmetler yüzde 5,2, tarım ise yüzde 4,6 arttı.
Ticaret ile ulaştırma yüzde 3,7, finans ve sigorta yüzde 3,5 büyürken, inşaat yüzde 3,2 ve gayrimenkul yüzde 3 arttı. Citi’nin ardından Goldman Sachs da Türkiye ekonomisinde yavaşlamanın süreceğini öngörerek 2026 büyümesini yüzde 2,7 olarak hesapladı.
Goldman ihracat ve iç talep dengesizliğine işaret etti
Goldman ekonomistleri, ilk çeyrekteki zayıflığın nedenlerini ihracattaki sert daralma ve iç talepteki ivme kaybı olarak sıralarken, iç talebin dış talebe göre dirençli kalmasının cari dengeyi olumsuz etkilediğini belirtti.
Clemens Grafe ve Başak Edizgil imzalı raporda kredi sınırlamalarına da değinildi. Raporda, “Zayıf ihracat ve güçlü iç talebin birleşimi, çekirdek ticaret açığının genişlemesine neden oluyor” denildi. Goldman, ödemeler dengesindeki bozulma nedeniyle Merkez Bankası’nın finansal koşulları daha da sıkılaştırmak zorunda kalabileceğini öngördü.

EBRD tahminlerini aşağı çekti
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), yükselen enerji maliyetleri ve Orta Doğu’daki çatışmaları gerekçe göstererek Türkiye’ye yönelik beklentilerini düşürdü. Banka, 2026 tahminini yüzde 4’ten yüzde 3,5’e indirirken, 2027 tahminini de yüzde 4,5’ten yüzde 4’e çekti.
EBRD, tüm bu zorluklara rağmen Türkiye’nin şokları absorbe etme kapasitesinin güçlü kaldığını bildirdi. Türkiye’deki kümülatif yatırımları 24 milyar euronun üzerinde bulunan bankanın ülkedeki aktif portföy büyüklüğü 8,5 milyar euro seviyesinde olup, kurum üç kıtada 40 ekonomide özel sektörü destekliyor.
OECD küresel büyüme için iki senaryo sundu
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), 2026 Türkiye tahminini yüzde 3,3’ten yüzde 3,1’e indirirken, 2027 tahminini yüzde 3,8 olarak korudu. Örgüt, yıllık enflasyonun 2027’nin ilk yarısında yüzde 20’nin altına inmesini beklerken, petrol ithalatının büyük kısmının Basra Körfezi’nden gelmemesinin Türkiye’yi tedarik riski karşısında avantajlı kıldığını değerlendirdi.
OECD, küresel ekonomi için iki ayrı senaryo sundu. “Sınırlı süreli aksaklık” senaryosunda küresel büyüme bu yıl yüzde 2,8’e yavaşlarken, 2027’de yeniden yüzde 3,1’e yükseliyor. “Uzun süreli kesinti” senaryosunda ise büyüme bu yıl yüzde 2,1’e geriliyor ve bu durum birçok ekonomiyi resesyona sürükleyebilir.








