Ağır Ekonomi programında bu hafta Prof. Dr. Haluk Levent ve Prof. Dr. Öner Günçavdı, artan döviz kurunu, yükselen enflasyonu, vatandaşın alım gücündeki düşüşü ve faiz politikalarını değerlendirdi.
Haluk Levent ve Öner Günçavdı, Türkiye ekonomisinde son dönemde yaşanan gelişmeleri “kur ve enflasyon sarmalı” çerçevesinde değerlendirdi. Öner Günçavdı, Merkez Bankası’nın faiz kararlarının tartışma yaratmasının olağan hale geldiğini belirterek, asıl meselenin faiz artırılması ya da düşürülmesi olmadığını söyledi. Türkiye’nin hem içeride hem dışarıda çok fazla riske maruz kaldığını belirten Günçavdı, “Ben, 1980 sonrası dönemi bilinçli hatırlayan bir olarak Türkiye ekonomisi uzun süredir bu kadar yoğun bir siyasi ve ekonomik kilitlenmişlik yaşamamıştı” dedi.

Enflasyon rakamlarına inanılıyor mu?
Türkiye’nin ithalata bağımlı bir ekonomi olduğunu ve bu nedenle kur artışlarının doğrudan fiyatlara yansıdığını söyleyen Günçavdı, sadece kurun kontrol edilmesinin yeterli olmadığını belirterek, “Bir ayağı kur, diğer ayağı beklentiler. Beklentileri kontrol edemezseniz enflasyonla mücadele edemezsiniz” dedi.
Günçavdı, kur politikasının rezervlere bağımlı hale geldiğini belirterek, rezervi olmayan bir ekonominin, kuru kontrol etmesinin mümkün olmadığını söyledi. Mevcut politikaların kısa vadede tutarlı görünebileceğini ancak farklı sektörlerde beklenmedik sonuçlar doğurduğunu söyleyen Günçavdı, bunun enflasyonla mücadeleyi zorlaştırdığını dile getirdi.
Haluk Levent ise Türkiye’de derin bir “güven bunalımı” olduğunu vurgulayarak, bunun yalnızca teknik bir ekonomik mesele değil, aynı zamanda toplumsal bir algı sorunu haline geldiğini ifade etti. Enflasyon verilerine yönelik uzun süredir devam eden güvensizliğe dikkat çeken Levent, “İnsanlar satın alma güçlerindeki düşüşe bakarak, açıklanan enflasyon rakamlarının doğru olmadığına inanıyor” dedi. Levent, bu durumun tüketicinin davranışlarını da değiştirdiğini belirtti.
“Tüketici davranışı değişti”
Gelir-fiyat makasının açılmasının tüketici davranışlarını değiştirdiğini belirten Levent, “İnsanlar eline para geçtiğinde gelecekte her şey daha pahalı olacak endişesiyle bugünden harcama yapıyor” diye konuştu. Haluk Levent, bu durumun ekonomide sürekli bir “olağanüstü hal psikolojisi” yarattığını ifade etti.
Öner Günçavdı, Türkiye’nin ihracattan artık gelir elde edemediğini savunarak, “2020’den sonra ihracat tarihsel olarak görülmemiş şekilde zararına yapılır hale geldi” dedi. Düşük kur–yüksek faiz politikasının servet transferine yol açtığını belirten Levent ise, “Bu politika enflasyonla mücadele değil, Türkiye’de yaratılan değerin yurtdışına transferidir” dedi.
- Ağır Ekonomi (211): Ekonomik kriz altında devlet – piyasa ikilemi
- Kılıçdaroğlu’nun ekonomik vaatleri | Yapılabilir mi, popülizm mi?
- Uzmanlar Kılıçdaroğlu’nun 3 Aralık programını yorumladı: “CHP bununla bir sıklet farkı yaratmış”
- Ekonomi 101 | Politika faizi nedir?
- Türkiye’nin borç sarmalı: Krizden çıkış mümkün mü?







