İSTANBUL (Medyascope) – Ağır Ekonomi’nin bu hafta Prof. Dr. Haluk Levent ve Prof. Dr. Öner Günçavdı, tavuklar ve haksız fiyat artışlarını ele aldı. Profesörler, beyaz et sektörüne düzenlenen operasyonu, şirketlere kayyum atanmasını, gıda enflasyonunu ve iktidarın ekonomi politikalarını değerlendirdi.
Prof. Dr. Haluk Levent ve Prof. Dr. Öner Günçavdı, beyaz et sektörüne yönelik soruşturmaları ve şirketlere kayyum atanması girişimlerini değerlendirdi. Tavuk meselesinin tek başına bir sektör sorunu olarak görülmemesi gerektiğini belirten Günçavdı, meselenin ekonomiden siyasete kadar uzanan daha geniş bir yapısal sorunun işaretlerini taşıdığını söyledi.

Tavuklar ve haksız fiyat artışları
Öner Günçavdı, beyaz et sektöründe “haksız fiyat artışı” iddiasıyla başlatılan soruşturmada Adalet Bakanlığı’nın rolünü eleştirerek, rekabet ihlallerini inceleme görevinin esas olarak Rekabet Kurumu ve Ticaret Bakanlığı’na ait olduğunu söyledi:
“Adalet Bakanlığı’nda bu soruşturmayı yürütebilecek yeni bir oluşum mu söz konusu? Tüketicinin mağduriyetinden bahsediliyor ama bu tür konular için zaten Rekabet Kurumu var. Ayrıca Ticaret Bakanlığı’nın da bu alanda yetkileri bulunuyor. Yasayla yetkilendirilmiş kurumlar devre dışı bırakılırken Adalet Bakanlığı kendisini bu işle nasıl ilişkilendiriyor?”
Haluk Levent ise Türkiye’de tarım ve hayvancılık sektörlerinde uzun yıllardır etkili düzenleyici kurumların eksik olduğunu belirterek, geçmişte süt ve hayvancılık alanında yaşanan deneyimlerden örnekler verdi. Levent, üreticilerin maliyetlerin altında satış yapmak zorunda kaldığı dönemler yaşandığını, buna rağmen piyasada istikrar sağlayacak mekanizmaların oluşturulamadığını ifade etti.
“Türkiye’nin en gözde mesleği kayyumluk oldu”
Haluk Levent, soruşturmalardan hemen sonra şirketlere kayyum ataması uygulamasına değinerek, “Türkiye’nin en gözde mesleği kayyumluk oldu. Bu kayyumluk müessesesini aslında küçümsememek gerekiyor. Biz buna yeterince bakmıyoruz. Türkiye’de kaç tane kayyum var gerçekten çok merak ediyorum. Çünkü bu kayyumlar durduk yere gidiyor, bir şirketin yönetim kurulunun yerine geçiyor. Denetim gerekiyorsa, denetim kurulunun yerine geçiyor ve buradan maaş alıyorlar” diye konuştu.
Beyaz et soruşturmasının hukuki gerekçelerden çok siyasi bir gösteri niteliği taşıdığını savunan Günçavdı, “Bu bir yetki gaspı olduğu gibi aynı zamanda siyasi bir şov. ‘Beyaz eti biz pahalılaştırmıyoruz, bu şirketler yapıyor’ mesajı verilmeye çalışılıyor” dedi.
Bu tür uygulamaların yatırım ortamına zarar verebileceğini belirten Günçavdı, “Bir tarafta yıllardır yabancı yatırım çekmeye çalışan bir ekonomi yönetimi var, diğer tarafta ise ‘fahiş fiyat’ ya da ‘adil fiyat’ gibi sınırları belirsiz kavramlarla piyasalara müdahale ediliyor. İktisat literatüründe bile üzerinde uzlaşılmış bir ‘adil fiyat’ tanımı yokken, bunun nasıl belirleneceği belirsizliğini koruyor. Bütün şirketlere kayyum atandığında ortada rekabetten söz etmek mümkün olmaz” diye konuştu.








