Ağır Ekonomi (313): Ekonomi üzerinden toplumsal mühendislik

İSTANBUL (Medyascope) – Öner Günçavdı ve Haluk Levent, Ağır Ekonomi programında Türkiye’nin Avrupa merkezli ekonomik vizyondan uzaklaşmasının yatırımcı güvenini zayıflattığını, mevcut ekonomi politikalarının sanayiyi daralttığını ve üretim yerine rant odaklı bir ekonomik yapının güçlendiğini savundu.

Ağır Ekonomi programında bu hafta Prof. Dr. Öner Günçavdı ve Prof. Haluk Levent, Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu tabloyu, BYD’nin yatırım planlarındaki değişikliği ve ekonomi politikalarının sanayi üzerindeki etkilerini değerlendirdi. İkili, Türkiye’nin Avrupa merkezli ekonomik vizyondan uzaklaşmasının yatırımcı güvenini zedelediğini ve üretim odaklı ekonomiden uzaklaşıldığını savundu.

“BYD kararı yatırım ortamına dair önemli bir işaret”

Programda ilk olarak Çinli otomotiv şirketi BYD’nin Türkiye’deki yatırım sürecinde yaşanan gelişmeler ele alındı. Haluk Levent, şirkete uzun süre vergi muafiyetleri ve çeşitli teşvikler sağlandığını hatırlatarak, buna rağmen yatırımın farklı ülkelere yönelmesinin Türkiye’de iş yapma koşullarına dair önemli bir gösterge olduğunu söyledi.

Öner Günçavdı ise yabancı yatırımcıların kararlarında yalnızca ekonomik göstergelerin değil, dış politika ve uluslararası ilişkilerin de belirleyici olduğunu ifade etti. Türkiye’nin geçmişte Avrupa Birliği perspektifinin yarattığı güven ortamından yararlandığını belirten Günçavdı, son yıllarda bu yönelimin zayıfladığını ve bunun yatırım kararlarını etkilediğini savundu.

Ekonomi üzerinden
Ağır Ekonomi (313): Ekonomi üzerinden toplumsal mühendislik

“Sanayi daralıyor, üretici zorlanıyor”

Günçavdı, yüksek faizler, krediye erişim güçlüğü ve kur politikalarının sanayi sektörünü olumsuz etkilediğini belirterek, TÜİK verilerinin de sanayide daralmaya işaret ettiğini söyledi. İlk çeyrekte görülen zayıflığın ikinci çeyrekte daha da belirginleşeceğini öngördüğünü ifade eden Günçavdı, mevcut para politikasının reel sektör üzerinde ciddi baskı yarattığını dile getirdi.

Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadele ederken rezervleri koruma hedefini de gözettiğini belirten Günçavdı, izlenen politikaların hangi senaryo gerçekleşirse gerçekleşsin sanayi kesimine yeterli destek sağlamadığını savundu.

“Ekonomide üretim yerine rant öne çıkıyor”

Haluk Levent ise son yıllarda ekonomide üretim yerine finansal kazançların ve rant ilişkilerinin öne çıktığını söyledi. Yüksek faiz politikalarının yurt dışından gelen sermayeye olağanüstü getiriler sağladığını belirten Levent, bunun Türkiye’den dışarıya önemli bir servet transferine yol açtığını öne sürdü.

Levent, mevcut ekonomik yapının üretimi teşvik etmek yerine kısa vadeli kazançları ödüllendirdiğini savunarak, bunun hem sanayi hem de toplum üzerinde yoksullaştırıcı etkiler yarattığını ifade etti.

“Ekonomik dönüşüm siyasi dönüşümle birlikte ilerliyor”

Programda ekonomi ile siyaset arasındaki ilişki de tartışıldı. Günçavdı, Türkiye’nin dış politika yönelimindeki değişimin ekonomik yapıyı da dönüştürdüğünü savunarak, Avrupa merkezli bir ekonomik modelden uzaklaşmanın hukuk, demokrasi ve kurumsal yapı üzerinde de etkiler yarattığını söyledi.

Türkiye’de yaşanan dönüşümün yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal ve siyasal bir dönüşüm olduğunu belirten Günçavdı, mevcut yönelimin devam etmesi halinde bunun toplumun tüm kesimlerine yansıyacağını ifade etti.

Savunma sanayii tartışması

Programın son bölümünde savunma sanayiine verilen önemin ekonomik sonuçları da ele alındı. Günçavdı, savunma sanayiinin tek başına refah üretmeye yetmediğini belirterek, bunun en önemli örneklerinden birinin eski Sovyetler Birliği olduğunu söyledi.

Levent ise eğitim, sağlık ve üretken sektörler yerine savunma sanayiine ağırlık verilmesini eleştirerek, kaynakların toplumun temel ihtiyaçlarını karşılayacak alanlara yönlendirilmesi gerektiğini savundu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.