İSTANBUL (Medyascope) – Amerika Birleşik Devletleri (ABD), son 30 yılda ilk kez milyarlarca dolarlık Japon yeni satın alarak para biriminin değer kaybını durdurmaya çalıştı. Peki yen neden düşüyor, Washington neden devreye girdi ve Japonya Başbakanı Sanae Takaichi’nin ekonomi politikalarının krizdeki rolü ne?
Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- ABD, Japon yeninin değer kaybını durdurmak amacıyla milyarlarca dolarlık yen satın aldı.
- Yen; düşük faizler, yüksek kamu borcu, enerji ithalatı ve yatırımcıların satışları nedeniyle değer kaybediyor.
- Zayıf yen, Japonya’nın enerji ve gıda ithalatını pahalılaştırarak enflasyonu artırıyor.
- Japonya’nın yen almak için ABD tahvili satması, Washington’ın borçlanma maliyetlerini yükseltebilir.
- Takaichi hükümetinin yüksek harcama ve savunma politikaları da piyasalardaki belirsizliği artırıyor.
ABD ile Japonya, son 40 yılın en düşük seviyelerine yaklaşan yenin değer kaybını durdurmak için koordineli bir müdahaleye girişti. ABD yönetimi, Japon para biriminin değerini desteklemek amacıyla milyarlarca dolarlık yen satın aldı.
Washington’ın son 30 yılda yeni güçlendirmek için gerçekleştirdiği ilk müdahale olan hamle, Japonya ekonomisinin artan ithalat maliyetleri ve enflasyon baskısıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde geldi.
Enerji ve gıdada büyük ölçüde ithalata bağımlı olan Japonya açısından zayıf yen, ülkeye giren ürünlerin maliyetini yükseltiyor. Bu durum hem şirketlerin giderlerini artırıyor hem de tüketicilerin daha yüksek fiyatlarla karşılaşmasına neden oluyor.

Japon yeni neden değer kaybediyor?
Japonya, 2022’den bu yana yenin düşüşünü sınırlamak amacıyla milyarlarca dolar harcadı ancak para birimi düşmeye devam etti.
Düşüşün nedenlerinden biri yatırımcıların yen satmayı sürdürmesi. Küresel gelişmeler de Japon para birimi üzerindeki baskıyı artırıyor.
Japonya, enerji ihtiyacının önemli bölümünü Ortadoğu’dan karşılıyor. İran savaşı bölgeden petrol ve doğalgaz akışının yavaşlaması, enerji maliyetlerini yükseltti ve ülkedeki enflasyonu daha da körükledi.
Hükümet, tüketiciler üzerindeki baskıyı azaltmak için yakıt sübvansiyonlarına milyarlarca dolar harcadı ancak bu destekler kamu harcamalarını da artırdı.
Düşük faizler yeni nasıl etkiliyor?
Japonya Merkez Bankası’nın faiz oranlarını olağanüstü düşük seviyelerde tutması da yenin değerini azaltan unsurlar arasında.
Düşük faiz, Japon para birimini uluslararası yatırımcılar açısından daha az cazip hale getiriyor. Yatırımcılar, daha yüksek getiri sunan ülkelere ve para birimlerine yönelirken yen üzerindeki satış baskısı artıyor.
Japonya’nın yüksek kamu borcu da ekonomiye yönelik kaygıları büyütüyor. Hükümet, durgun ekonomiyi canlandırmak ve yaşlanan nüfusun ihtiyaçlarını karşılamak için vergi gelirlerinin çok üzerinde harcama yapıyor.
Ülkenin toplam kamu borcu, gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 200’ünü aşmış durumda. Japonya bu oranla, G20 ülkeleri arasındaki en yüksek kamu borcu seviyesi olan ülke.
Trump yönetimi neden müdahale etti?
ABD’nin müdahale hazırlığında olduğuna ilişkin ilk işaret, Trump yönetiminin 31 Ağustos Cuma günü düzenlediği kabine toplantısında ortaya çıktı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’ın önündeki notta, “Yapılacaklar: 5-10 milyar dolarlık Japon yeni satın al” ifadesinin yer aldığı görüldü.

ABD Başkanı Donald Trump, Hazine’nin milyarlarca dolarlık yen satın aldığını doğruladı ve müdahalenin “dünya ekonomisi için iyi olacağını” söyledi. Ancak uzmanlara göre Washington’ın müdahalesinin arkasında yalnızca Japon ekonomisine destek verme isteği bulunmuyor.
Japonya, yen satın almak için ihtiyaç duyduğu kaynağı yaratmak amacıyla ABD devlet tahvillerini satıyor. ABD tahvilleri birçok ülke tarafından ulusal rezervlerin bir parçası olarak tutuluyor. Ancak bu tahvillerin büyük miktarlarda satılması, ABD Hazinesi’nin borçlanırken ödediği faizlerin yükselmesine yol açabiliyor.
Bu da ABD hükümetinin kamu harcamalarını finanse etmek için daha pahalı borçlanması anlamına geliyor.
Ekonomistlere göre Trump yönetimi, yeni destekleyerek Japonya’nın ABD devlet tahvili satışını sınırlandırmayı hedefliyor olabilir.
Dış İlişkiler Konseyi Kıdemli Araştırmacısı Rebecca Patterson, ABD Hazine Bakanı Bessent açısından Japonya’nın yeni bir an önce istikrara kavuşturmasının Washington’ın çıkarına olduğunu belirtti.
Takaichi’nin politikaları yen krizini nasıl etkiliyor?
Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, ekonomiyi yeniden büyüme sürecine sokmayı hükümetinin temel hedeflerinden biri olarak gösteriyor.
Ancak zayıf yen, artan ithalat maliyetleri ve Ortadoğu kaynaklı enerji şoku, Takaichi’nin kamuoyu desteğini olumsuz etkiliyor.
Takaichi, hayat pahalılığını azaltmak amacıyla nisanda gıdadaki satış vergisinin geçici olarak düşürüleceğini açıkladı. Hükümet aynı zamanda büyümeyi desteklemek için ekonominin farklı sektörlerine yüz milyarlarca dolarlık yatırım yapmayı planlıyor.
Ancak Japonya’nın halihazırda çok yüksek olan kamu borcu nedeniyle bu harcamaların nasıl finanse edileceği belirsizliğini koruyor.
Uzmanlar, Takaichi’nin politikalarının ekonomide İngiltere’nin eski başbakanı Liz Truss dönemindekine benzer bir piyasa şokuna yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Harcamalara ilişkin belirsizlik piyasalardaki oynaklığı artırırken, yenin daha fazla değer kaybetmesine neden oluyor.
ABD başka ülkelerin para birimlerinde müdahale edecek mi?
ABD’nin başka bir ülkenin para birimini satın alarak desteklemesi oldukça sıra dışı bir adım.
Washington, geçen yıl ekim ayında Arjantin’in sağcı Devlet Başkanı Javier Milei açısından kritik öneme sahip seçimlerden birkaç hafta önce milyarlarca Arjantin pesosu satın almıştı.
ABD Hazine Bakanı Bessent, o dönem müdahalenin Arjantin’in kemer sıkma ve ekonomik reform programının başarısını güvence altına almak amacıyla yapıldığını açıklamıştı.
Bazı analistler, Trump’ın Takaichi’yi de Milei’ye benzer şekilde ideolojik bir müttefik olarak gördüğünü ve bu yakınlığın yeni destekleme kararında etkili olabileceğini düşünüyor.
Kaynak: Guardian









