Demir madenindeki atık dağı iki kere dereye çökmüştü: Ayvalık’ta meraya yapılacak yeni depolama sahasına karşı Danıştay’a itiraz

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Balıkesir-Ayvalık bölgesinin tarımsal sulama ihtiyacını karşılayan Madra Barajı’na birkaç kilometre mesafedeki Bilfer Madencilik Demir Cevher Zenginleştirme Tesisi’nden çıkan madeni atıkların oluşturduğu dağ, bu yıl iki defa çökmüş ve atıklar Madra Barajı’na giden dereye karışmıştı. Bölgedeki atık dağının üç katı büyüklüğündeki yeni atık depolama alanı için onay alan şirkete karşı Karaayıt Köyü sakinleri ve Ayvalık Belediyesi Danıştay’a itiraz etti. Onay alan yeni depolama sahası Madra Barajı’nı besleyen derelerin bulunduğu, köylülerin mera olarak kullandığı alanda yer alıyor.

Balıkesir-Ayvalık’ta Bilfer Madencilik’e ait Ayazmant demir madeninden çıkarılan cevher, Karaayıt Köyü’nün bitişiğindeki zenginleştirme tesisinde işleniyor ve açığa çıkan madeni atıklar, köye yalnızca 30 metre mesafedeki depolama sahasına yığılıyor. Oluşan atık yığını bu sene iki defa Madra Barajı’nı besleyen derenin üzerine çöktü. Çöken atık sahasının üç katı büyüklüğünde ve bölgenin sulama kaynağı olan Madra Barajı’na daha da yakın yeni depolama alanı hakkında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verdiği Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararının iptali için Ayvalık ve Karaayıt sakinlerinin açtığı davayı Balıkesir 1. İdare Mahkemesi 4 Kasım 2021’de reddetmişti.

Bilfer Madencilik şirketinin Ayvalık’ta işlettiği Ayazmant Demir Madeni ile madene bağlı zenginleştirme tesisi, mevcut ve planlanan atık sahalarının haritada gösterimi (Harita: Ayvalık Bilfer Maden Atıkları Düzenli Depolama Tesisi Projesi Nihai ÇED Raporu)

Projede ne var?

Bilfer Madencilik’in bölgedeki faaliyetleri iki ayaktan oluşuyor.

Haritada işletme izin alanı (kırmızıyla işaretli) olarak belirtilen Ayazmant Demir Madeni’nden çıkarılan cevher, zenginleştirme tesisine (turuncuyla işaretli) getirilerek işleniyor. Cevherin ayrıştırılması sırasında oluşan atıklar ise Karaayıt Köyü’ne 30 metre mesafede, dere kenarına kurulmuş atık depolama sahasında (sarıyla işaretli) biriktiriliyor. Sık sık dere üzerine atıkların göçtüğü depo sahası da burası.

2,9 hektarlık bir alan üzerine kurulu atık depolama sahasında tutulan ve ağır metal içeren atıklar, Ocak 2021’de Madra Barajı’nı besleyen dere üzerine göçmüş, şirket bu olaydan sonra atık sahasının dereyle temas ettiği noktaya beton bariyerler yerleştirmişti.

Ancak beton bariyerler de sahada depolanan demir atıklarının dereye ulaşmasını engelleyemedi. Yoğun yağışın yaşandığı 12 Aralık’ta atık dağı, beton bariyerleri aşarak bir kez daha derenin üzerine çöktü.

Ocak 2021’de atık dağı dere üzerine çöktükten sonra Bilfer Madencilik tarafından atık sahası kenarına yerleştirilen beton bariyerler, 12 Aralık’taki çökmeyi de önleyemedi. Fotoğrafta, atıkların çökmesiyle beton bariyerlerde meydana gelen hasar görülebiliyor (Fotoğraf: Doğu Eroğlu)

Demir cevheri atıklarını dereden uzak tutamayan Bilfer Madencilik, tartışmalara konu olan atık depolama sahasının üç katı büyüklüğünde yeni bir atık depolama alanı oluşturmak üzere. Şirket tarafından 2019’da hazırlanan ve dokuz buçuk hektarlık yeni bir demir cevheri atık depolama sahası öngören proje hakkında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 26 Kasım 2020’de ÇED olumlu kararı verdi.

Böylelikle geçimini hayvancılıktan kazanan bölge halkı için çok kıymetli mera arazileri bir kez daha demir madeni için şirkete tahsis edildi.

“ÇED raporunda ne varsa kopyaladılar”

Ayvalık Tabiat Platformu Sözcüsü Nebahat Dinler, ÇED sürecini ve açtıkları davada yaşananları şöyle anlatıyor:

“İkinci atık depolama tesisi için yapılan halkın katılım toplantısına köylü büyük bir katılım gösterdi, köylerinden, meralarından yeni bir yer vermek istemediklerini açıkça belirttiler ve şirket köye giremedi. Ama bütün diğer maden projelerinde olduğu gibi maalesef yeni atık depolama tesisi için de ÇED olumlu kararı çıktı.

Ayvalık Tabiat Derneği ve Ayvalık Belediyesi olarak ortak bir dava açtık. Keşif ve bilirkişi incelemesi sırasında bütün itirazlarımızı aktardık. Ancak bilirkişiler, sorularımızı kendi incelemeleri ya da gözlemleri doğrultusunda yanıtlamak yerine, ÇED raporunda ne varsa oradan kopyalayarak, ‘Bu hususlar ÇED raporunda ifade edilmiştir’ şeklinde görüşler yazdı. Dava bizim aleyhimize sonuçlandı.”

Bilfer Madencilik şirketinin Ayvalık’ta kurmak istediği yeni atık sahasının konumu (Harita: Ayvalık Bilfer Maden Atıkları Düzenli Depolama Tesisi Projesi Nihai ÇED Raporu)

Meralar risk altında

12 Aralık’ta bölgede yaşanan yoğun yağış sonrası madeni atıkların, Madra Barajı’nı besleyen dere üzerine tekrar çökmesi sonrasında Ayvalık Belediyesi bölgeden su, toprak ve sediment numuneleri toplayarak bölgede meydana gelen ağır metal kirliliğini belirlemek için çalışma başlattı.

Analizlerden gelecek sonuçları bekleyen Ayvalık Belediyesi ve Ayvalık Tabiat Derneği, ÇED olumlu kararının iptali istemini reddeden mahkeme kararının bozulması için Danıştay’a başvurdu.

Danıştay, Ayvalık Belediyesi ile Ayvalık Tabiat Derneği’nin itirazını reddederse, bölgeye şimdikinin üç katı büyüklüğündeki yeni bir atık depolama sahası daha kurulacak. Hayvancılıkla uğraşan köylüler için kritik öneme sahip mera alanları üzerine kurulacak yeni depolama sahası, çökmelerin yarattığı ağır metal sızıntılarının karıştığı Madra Barajı’na daha da yakın.

Davacılar ne diyor?

Davacıların en güçlü argümanı, halihazırda Bilfer Madencilik tarafından işletilen atık sahasında oluşmuş atık dağlarının, ocak ve aralıkta iki defa çöküp dereye karışmış olması.

Davacılar Danıştay’a başvurularında, “Dava dilekçemizdeki iddialarımız yargılama sürecinde vuku bulmuş ve ne yazık ki çevre katliamına sebep olmuştur. Yaşanan bu olayla işin risk boyutunu geçtiği, felaket yaşandığı görülmektedir” ifadelerini kullanarak, ilkinin üç katı büyüklüğündeki yeni atık sahasının da riskleri katlayacağını anlattı.

Davacıların atık sahası hakkında yürütülen ÇED süreci hakkındaki diğer uyarıları şöyle:

Bunlar aslında entegre projeler: Atık depolama sahası aslında demir madeninin bir parçası; dolayısıyla bu projelerin birlikte ele alınarak, entegre bir proje olarak incelenmesi gerekiyor. Ancak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı atık depolama sahasını başlı başına bir projeymiş gibi değerlendirip onay verdi.

Kirlilik yükü artacak: Sızıntılarla ekosisteme taşınacak kirlilik de artacak. Bilirkişi, atık depolama sahalarının entegre çalışacak olması nedeniyle, gereken revizyon ve kapasite artışlarının yapılıp yapılmadığı hususunu incelemedi.

Emisyon hesapları demir madeni projesiyle örtüşmüyor: Davacılara göre atık sahası, 17 yılda dolacak şekilde, yani yıllık 87 bin ton atık gelecek biçimde kurgulandı ancak bu hesap yapılırken mevcut depolama alanından yenisine taşınacak atıklar dikkate alınmadı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus