İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı askeri harekâtın “işgal ve darbe girişimi” olduğunu söyledi. Partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında konuşan Akşener, “Rusya, uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler prensiplerini tanımadığını açık şekilde dile getirdi. Karşımızda, istediği ülkeyi işgal etme hakkını kendinde gören bir zihniyet, tüm gerçekliğiyle duruyor” dedi.

“Putin haddini aşmıştır”
İYİ Parti lideri Akşener, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı askeri harekâta sert tepki gösterdi. “Rus devletinin yayılmacılık tutkusu Putin ile birlikte yeniden dirilmiş durumda. Bu defa ise sosyalizm terimlerinin yerini, Çarlık Rusya nostaljisi almış gibi görünüyor” diyen Akşener, Ukrayna halkıyla birlikte olduklarını vurgulayarak şunları söyledi:
“Bunun açık bir işgal ve darbe girişimi olduğunu söylemek zorundayız. Çünkü Rusya Devlet Başkanı Putin, Ukrayna halkının iradesini tanımıyor, siyasi egemenliğine saygı duymuyor. Askeri yollarla, düpedüz vali atamaya çalışıyor. Artık dünyamızın, bir Rusya yayılmacılığı sorunu var. Rusya, uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler (BM) prensiplerini tanımadığını açık şekilde dile getirdi. Karşımızda, istediği ülkeyi işgal etme hakkını kendinde gören bir zihniyet, tüm gerçekliğiyle duruyor. Bu şımarıklığa, bu hırsa, daha fazla izin veremeyiz. Başta Kırım’daki kardeşlerimiz olmak üzere, Putin’in zulmüne maruz kalan onca insanı, kaderlerine terk edemeyiz. Putin haddini aşmıştır. Vakit, boş laf değil, yaptırım vaktidir. Vakit, çekimser kalma değil, zalimin karşısında dik durma vaktidir.”
“Türkiye, Rusya’ya bağımlı hale getirilmiştir”
Türkiye’nin Rusya ile asimetrik bir ilişki içinde bulunduğunu ve iktidarın tehlikenin farkında olmadığını söyleyen Akşener, şöyle devam etti:
“Putin’in kafasındaki Rusya’nın eksik parçalarının, Kars, Erzurum ve Ardahan olmadığını, kim rahatlıkla söyleyebilir? Bugün, bölgemizdeki tüm bağımsız devletler, Putin’in idaresindeki Rusya nedeniyle, güvenliğinin tehlikede olduğunun farkında. Bunun farkında olmayan, ve Rusya’nın bu halinden memnun olan, tek bir bölge ülkesi var, o da maalesef Türkiye. Aklı başında insanlar tarafından yönetilen her devlet, eğer bağımsızlığını ve egemenliğini, Rusya’ya karşı korumak istiyorsa, belirli adımlar atmalıdır. Türkiye, gerekli adımları atamayacak kadar, Rusya’ya bağımlı hale getirilmiştir. İki ülke arasındaki ilişki, dengeli ve simetrik değildir. Bu ilişki, Rusya lehine asimetrik bir ilişkidir. S-400’lerden Suriye’ye, Akkuyu’dan turizme kadar, hemen her alanda, bu asimetrinin, Türkiye’yi düşürdüğü kırılgan durumun yansımalarını görüyoruz.”

“Türkiye’nin yalnız kalmasına sebebiyet vermeyecektiniz”
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dış politikasını sert sözlerle eleştiren Akşener, şunları söyledi:
“Sayın Erdoğan çıktı ve Ukrayna krizinde, NATO’yu göreve çağırdı. Ukrayna’ya daha fazla destek olmuyorlar diye NATO ülkelerini eleştirdi, içeride de gazetelere demeç verdi. Aynı günün akşamında ise Strazburg’da, Rusya’nın, Avrupa Konseyi’ndeki üyelik haklarının askıya alınmasına dair bir oylama vardı. Peki orada ne oldu? Sabah, Rusya’yı eleştiren ve Batılı devletleri göreve çağıran Sayın Erdoğan, aynı günün akşamı, konseyin 47 ülkesinden, bir tek Ermenistan’ın Rusya’ya destek olduğu oylamada, çekimser kaldı. İşte size AKP iktidarının, dış politikada memleketimizi düşürdüğü kırılgan durum. Bu oylamada, Türkiye’nin yalnız kalmasına sebebiyet vermeyecektiniz. Çünkü diplomasi, Türkiye’yi uluslararası alanda yalnızlaştırmak değildir.”
“Altı siyasi parti olarak çok önemli bir adım attık”
Altı partinin Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni’ni imzalamasına da değinen Akşener, “Altı siyasi parti olarak, geçen pazartesi günü (28 Şubat) çok önemli bir adım attık. Saygının kalmadığı, empatinin olmadığı ve makulün kaybolduğu bir ortamda, ortak aklı ve istişare kültürünü çalıştırarak, milletimizin ve memleketimizin ihtiyaçlarını düşünerek, güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmamızı tamamladık ve milletimizle paylaştık” diye konuştu.
“Savaş çıktığında, ekmek ve buğday fiyatlarından endişe etmeyen bir Türkiye istiyoruz”
Üreten ve kendi kendine yeten bir Türkiye inşa etmek istediklerini vurgulayan İYİ Parti lideri, böylece Türkiye’nin uluslararası alanda imtiyazlı hale geleceğini belirtti:
“Türkiye’nin gerçekten üretken hale gelirse, imtiyazlı hale gelebileceğine inanıyoruz. Hiçbir ülkeye, mecraya ve maceraya, milletin ekmeğini, suyunu kaybetmek pahasına, bağlanılmaması gerektiğini biliyoruz. Biz savaş çıktığında, ekmek ve buğday fiyatlarından endişe etmeyen bir Türkiye’yi, kendi buğdayını üretmekten aciz bırakılmayan, kendi kendine yeten bir Türkiye’yi inşa etmek isteyenleriz. Biz her diplomatik sorunda, ‘mazotum biter’, ‘gazım kesilir’, ‘soğukta kalır mıyım’ demeyen bir Türkiye’yi, masallarla avutulmayan güçlü bir Türkiye’yi, var etmek isteyenleriz.”
“Atatürk’ün kalkınmayı destekleyen dış politika anlayışı, bizim de anlayışımızdır”
“Atatürk, yozlaşmış Avrasya rejimlerine duyulan hayranlığı gizleyecek bir maske değildir. Medeni dünyanın kurallarını yok sayan, diplomasiyi küçümseyen, ruh hastalığını da stratejik zekâ zanneden kendini bilmezlerin de referans noktası olamaz” diyen Akşener, sözlerini şöyle tamamladı:
“Atatürk’ün, ülkemizi medeni milletler ailesinin onurlu bir üyesi yapma gayreti, revizyonist olmayan dış politikası, hamaset yerine, aklı önceleyen felsefesi ve egemenlik kavramına duyduğu saygı, bizim ilham kaynağımızdır. Onun sahip olduğu, ülkemizin kalkınmasına ve refahına ket vuran değil kalkınmayı destekleyen dış politika anlayışı, bizim de anlayışımızdır.”








