BeşiBirYerde (91): En unutulmaz beş UEFA Avrupa Ligi finali 

UEFA Avrupa Ligi’nde kupanın sahibi, bugün (18 Mayıs) belli olacak. İskoçya temsilcisi Rangers, Almanya’nın yükselen değerlerinden Eintracht Frankfurt ile kozlarını paylaşacak. Ramon Sanchez Pizjuan Stadyumu’nda oynanacak karşılaşma, Türkiye saati ile 22.00’de başlayacak. UEFA tarafından 1971’den beri organize edilen, Avrupa’nın kulüpler bazında UEFA Şampiyonlar Ligi’nden sonraki en önemli futbol turnuvasında bugüne kadar oynanan en unutulmaz beş finali, Medyascope Spor Servisi olarak sizin için derledik. 

5) Benfica 1-2 Chelsea (2013 UEFA Avrupa Ligi Finali)

Jorge Jesus’un çalıştırdığı Benfica, 15 Mayıs 2013 tarihinde Rafael Benitez’in teknik direktörlüğünü yaptığı Chelsea ile karşı karşıya geldi. UEFA Avrupa Ligi’nin en büyüğünü belirleyen maç nefesleri kesti. 

Yarı finalde temsilcimiz Fenerbahçe’yi zor da olsa eleyen Benfica, İngiltere’nin önde gelen temsilcilerinden Chelsea karşısında favori gösterilmiyordu. Hollanda’nın Amsterdam şehrinde bulunan Johan Cruijff Arena’nın ev sahipliği yaptığı karşılaşma durgun bir tempoda başladı. Orta saha mücadelesine sahne olan ilk yarıda gol sesi çıkmadı. 

İkinci yarının hemen başında ağırlığını hissettiren Chelsea, 60. dakikada İspanyol yıldızı Fernando Torres’in golü ile öne geçti. Ancak tribünleri dolduran Portekizli taraftarlar, yaşadıkları hayal kırıklığını sekiz dakika sonra unuttu. Bir dönem Trabzonspor’da da forma giyen ve Benfica’nın UEFA Avrupa Ligi’nde finale çıkmasında büyük pay sahibi olan Oscar Cardozo, kaydettiği penaltı golü ile skorda dengeyi sağladı. Karşılaşmanın berabere biteceği ve uzatma bölümlerine geçileceğinin düşünüldüğü esnada ise sahneye Branislav Ivanovic çıktı. Chelsea’nın 90+3. dakikada kullandığı duran topta kafa vuruşunu yapan Sırp stoper, meşin yuvarlağı filelere yollayarak takımına kupayı getiren isim oldu. Rafael Benitez’in Chelsea’si böylelikle ilk kez Avrupa’nın iki numaralı kupasını müzesine götürdü. 

Portekiz futbolunda “Büyük Üçlü” (Os Tres Grandes) olarak nitelendirilen Benfica, Porto ve Sporting Lizbon, tarih boyunca Portekiz Ligi’ni domine etmeyi başardı. Büyük Üçlü’den Benfica, Avrupa kupalarında da adından sıklıkla söz ettirdi. Ancak Kırmızı Şeytanlar, uzun süredir Guttmann’ın lanetinden kurtulamamış durumda. Benfica ile büyük başarılara imza atan fakat maaşına istediği zammı alamayan Macar teknik direktörün 1962 yılında kulüpten ayrılırken söylediği, “Benfica yüz yıl boyunca Avrupa şampiyonu olmayacak” sözü geçerliliğini korumaya devam ediyor… Benfica o tarihten bu yana Avrupa’da oynadığı toplam sekiz finalde de gülemedi. 

Karşılaşmanın özet görüntüleri:

4) Feyenoord 3-2 Borussia Dortmund (2002 UEFA Kupası Finali)

Hollanda’nın başkenti Rotterdam’daki Feijenoord Stadyumu, 2001-2002 sezonunun UEFA Avrupa Ligi finaline ev sahipliği yaptı. Hollanda temsilcisi Feyenoord ise turnuvada finale yükselerek; UEFA Kupası’nda tek maçlı final sisteminin uygulanmaya başlamasından bu yana, bir final maçını sahasında oynayan ilk takım oldu. 

2000-2001 sezonunda Bundesliga’ya damga vurarak mutlu sona ulaşan Borussia Dortmund, 1997 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali’den bu yana ilk kez bir UEFA finalinde boy gösterdi. Feyenoord karşısına favori olarak çıkan Almanya temsilcisi, 31. dakikada büyük hayal kırıklığı yaşadı. Dortmund formasıyla son maçına çıkan Jürgen Kohler, ceza sahası içinde Jon Dahl Tomasson’a yaptığı müdahalenin ardından penaltıya sebebiyet verdi ve doğrudan kırmızı kart görerek oyun dışında kaldı. Kazanılan penaltıda topun başına geçen Pierre van Hooijdonk, kaleci Jens Lehmann’ı avlamayı başararak takımını öne geçirdi. Bir dönem Fenerbahçe’de forma giyen Hollandalı yıldız, 37. dakikada ise serbest vuruştan attığı harika gol ile aradaki farkı ikiye çıkardı.  

Soyunma odasına 2-0 geride giden Borussia Dortmund, ikinci yarının hemen başında Marcio Amoroso’nun ceza sahası içinde Patrick Paauwe tarafından düşürülmesiyle penaltı kazandı. Beyaz noktanın başına geçen Amoroso, fileleri sarsarak aradaki farkı bire indirdi. Ancak Borussia Dortmund’un gol sevinci kısa sürdü. Feyenoord ile son maçına Dortmund karşısında çıkan Jon Dahl Tomasson, 50. dakikada sahneye çıkarak skoru 3-1’e getirdi. Maçın skorunu ise Jan Koller belirledi. Koller, yaklaşık 25 metrelik mesafeden yaptığı vuruşta topu ağlar ile buluşturdu ve adını finaller tarihine yazdırdı. Feyenoord 3-2’lik skor ile galip gelerek kupayı müzesine götürdü

Borussia Dortmund’u mağlup ederek şampiyon olan Feyenoord, UEFA Kupası’nı kazandığı 1974 yılından bu yana ilk kez bir UEFA organizasyonunda mutlu sona ulaştı. Feyenoord, aynı zamanda 1995’teki Ajax’ın UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonluğundan yedi yıl sonra bir Hollanda kulübünün UEFA müsabakalarındaki ilk şampiyonluğunu elde etti. 

Karşılaşmanın özet görüntüleri:

3) Parma 3-0 Olimpik Marsilya (1999 UEFA Kupası Finali)

1990’lı yıllarda harikalar yaratan Parma, Fransa’nın köklü kulüplerinden Olimpik Marsilya ile 12 Mayıs 1999 tarihinde karşı karşıya geldi. Rusya’nın başkenti Moskova’nın ev sahipliği yaptığı UEFA Avrupa Ligi final maçı, Luzhniki Stadyumu’nda oynandı. 

Temsilcimiz Fenerbahçe’yi de saf dışı bırakarak finale yükselen Parma; Gianluigi Buffon, Juan Sebastian Veron, Fabio Cannavaro, Enrico Chiesa ve Hernan Crespo gibi yıldız isimleri ile göz kamaştırmaktaydı. Laurent Blanc ve Robert Pires’in sırtladığı Olimpik Marsilya karşısında ağır basan İtalya temsilcisi, maç boyunca rakibine sahayı dar etti. Hernan Crespo’nun 26. dakikada attığı gol ile öne geçen Parma, 36. dakikada ise Paolo Vanoli ile aradaki farkı ikiye çıkardı. 

Olimpik Marsilya karşısında rahat bir futbol ortaya koyan Parma, ikinci yarının hemen başında Enrico Chiesa ile bulduğu gol ile rakibini 3-0 mağlup etti ve kupayı müzesine götüren ekip oldu. 1995’ten sonra ikinci kez UEFA Avrupa Ligi’nde mutlu sona ulaşan Parma, bu zaferiyle dördüncü kez UEFA organizasyonlarında şampiyon oldu. Maçın oyuncusu ise Arjantinli yıldız Hernan Crespo seçildi. 

Karşılaşmanın özet görüntüleri:

2) Liverpool 5-4 Alaves (2001 UEFA Kupası Finali)

Almanya’nın Dortmund şehrinde bulunan Westfalenpark Stadyumu, 16 Mayıs 2001 tarihinde uzun yıllar hafızalardan silinemeyecek bir maça ev sahipliği yaptı. 1973 ve 1976’dan sonra tarihinde üçüncü kez UEFA Avrupa Ligi’nde finale yükselen Liverpool, aynı zamanda 1985’teki Heysel Faciası nedeniyle Avrupa kupalarından men edilmesinden sonra ilk kez bir finalde boy gösterdi. İngiltere temsilcisi, kupaya uzanmak için tarihinde ilk kez bir Avrupa kupası finalinde yer alan Alaves ile kozlarını paylaştı. 

Fransız teknik direktör Gerard Houllier’in çalıştırdığı Liverpool, dev finale hızlı başlayan ekip oldu. Markus Babbel’in ayağından bulduğu gol ile öne geçen Kırmızılar, 16. dakikada ise genç yeteneği Steven Gerrard ile aradaki farkı ikiye çıkardı. Ancak 26. dakikada aradaki farkı bire indiren golü atan Ivan Alanso, adeta “Biz de kupaya talibiz” dedi. Öte yandan İskoç yıldız Gary McAllister’in sırtladığı Liverpool, ilk yarının son dakikalarında penaltı noktasından attığı gol ile Alaves’in umutlarını iyiden iyiye azalttı.

Soyunma odasına 3-1 geride giden Alaves, ikinci yarıda tarihi bir performans ortaya koydu. İspanya temsilcisi, 47 ve 49. dakikalarda sahneye çıkan Javi Moreno’nun kaydettiği iki gol ile skoru bir anda 3-3’e getirdi. Ancak dakikalar ilerledikçe Alaves kalesinde tehlikeler yaratan Kırmızılar, 73. dakikada Robbie Fowler’ın fileleri sarsması ile yeniden öne geçmeyi başardı. Alaves, maçın bitimine bir dakika kala Jordi Cruyff’ın golü ile skorda yeniden dengeyi sağladı. Westfalenpark Stadyumu’da takımlarını desteklemeye gelen Liverpool taraftarları yaşananların ardından buz kesmişti. 

Dev final, uzatmalara giderken; uzatma devrelerinin ilk yarısında ise gol sesi çıkmadı. Kupanın sahibinin penaltı vuruşları ile belli olacağı düşünülmekteydi. Ancak Alaves forması giyen Delfi Geli, ömrü boyunca unutmak isteyeceği bir anıyı 116. dakikada yaşadı. Kafasıyla topu kendi ağlarına yollayan Geli, kupayı Liverpool’a hediye etti. Gerard Houllier’nin öğrencileri, böylelikle altın gol kuralı ile şampiyonluğa ulaştı. Liverpool, aynı zamanda EFL Cup ve FA Cup ile birlikte 2000-2001 sezonunda üçüncü kupa zaferini elde etmiş oldu. 

Karşılaşmanın özet görüntüleri:

1) Galatasaray 4-1 Arsenal (2000 UEFA Kupası Finali)

Temsilcimiz Galatasaray, UEFA Kupası finalinde sırasıyla Nantes, Deportivo, Werder Bremen ve Lens’i saf dışı bırakan Arsene Wenger’in Arsenal’ini karşısında buldu. Danimarka’nın başkenti Kopenhag’daki müsabakaya ev sahipliği yapan Parken Stadyumu, Galatasaray ve Arsenal taraftarlarının tezahüratları ile yankılanmaktaydı.

Her iki takım da ilk yarıda dengeli bir oyun anlayışını tercih etti. Maçın ilk net tehlikesini ise temsilcimiz yakaladı. İlk yarının son dakikasında Ümit Davala, uygun durumdaki Arif Erdem’e pasını çıkardı. Arsenal savunmasının ofsayt beklentisi sırasında bomboş pozisyonda kalan Arif, kariyerinin belki de en kötü vuruşunu yaparak topu auta gönderdi. Kaçan bu pozisyondan sonra ilk yarı golsüz berabere sona erdi.

Karşılıklı gol pozisyonlarına sahne olan ikinci yarıda Galatasaray, Hakan Şükür ile önemli fırsatlardan yararlanamadı. Bir topu direkten dönen Hakan, birkaç dakika sonra ise ayağı kaydığı için meşin yuvarlağı filelere yollayamadı. Thierry Henry’nin önderliğinde Galatasaray savunmasını zorlayan Arsenal ise kaleci Claudio Taffarel engelini bir türlü aşmayı başaramadı. Müsabaka, böylelikle golsüz eşitlik ile sona erdi ve uzatma devrelerine geçildi. 

Altın gol kuralının uygulandığı uzatma devrelerinin 93. dakikasında “Yapma Hagi, neden Hagi!” sesleri izleyicilerin kulaklarında çınlamaktaydı. Galatasaray’ı finale taşıyan Hagi, Tony Adams’ın sırtına attığı yumruk nedeniyle kırmızı kart görerek oyun dışında kaldı. Ancak Galatasaray’ın yaşadığı talihsizlikler, bununla da sınırlı kalmadı. Kaptan Bülent Korkmaz, yaşadığı sakatlık nedeniyle uzatma devrelerinin bir bölümünü omzu sargılı şekilde oynamak zorunda kaldı. Maçın kırılma anında ise sahneye Claudio Taffarel çıktı. Altıpasın köşesinden yükselerek kafayı vuran Thierry Henry’ye inanılmaz bir kurtarış ile geçit vermeyen Taffarel, karşılaşmayı penaltılara taşımayı başardı. 

Arsenal adına penaltı kullanan Davor Suker ve Patrick Vieira, meşin yuvarlağı fileler ile buluşturmayı başaramayan isimler oldu. İngiltere temsilcisinin penaltıdan tek golünü, Ray Parlour attı. Galatasaray’da ise beyaz noktanın başına geçen Ergün Penbe, Hakan Şükür ve Ümit Davala, sarı-kırmızılı taraftarları sevince boğdu. Temsilcimize UEFA Kupası’nı getiren isim ise Gheorghe Popescu oldu. Galatasaray’ın son penaltı vuruşunu kullanan Rumen yıldız, topu kaleci David Seaman’ın hemen yanından ağlara gönderdi ve Galatasaray’a kupayı getiren golü attı.

UEFA Kupası’nın kazanılmasında rol alan Hakan Şükür ve Arif Erdem, yıllar sonra FETÖ firarisi olarak yurtdışına kaçtı.

Karşılaşmanın özet görüntüleri:

Yazan: Kubilayhan Kavrazlı

Editör: Doğa Üründül

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus