Eski Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları’nın kurduğu ArtNiyet’ten yeni oyun: Harold Pinter’dan Gitgel Dolap

1980’lerde birlikte çalışan bir grup Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları (BÜO) kulübü üyesinin 2019’da kurduğu İstanbul merkezli sinema ve gösteri sanatları topluluğu ArtNiyet, Harold Pinter’ın “Gitgel Dolap” oyununu 24-25 Haziran’da sergiledi. İlk oyunları “Kel Şarkıcı”dan sonra uzun süre yeni oyun sergilemeyen grup, “GitGel Dolap” ile yeniden seyirci karşısına çıktı. ArtNiyet ekibi ve oyunun yapımcısı Kemal Gökhan Gürses Medyascope’a konuştu.

Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları (BÜO) olarak 1980’lerde birlikte çalışan bir grup oyuncu, 2019’da yeniden buluştu ve İstanbul merkezli bir sinema ve gösteri sanatları topluluğu olarak ArtNiyet’i kurdu.

İlk gösterimlerini Modern Klasikler Serisi adı altında Eugène Ionesco’nun “Kel Şarkıcı”sıyla yapan grup, oyunun prömiyerini Boğaziçi Üniversitesi Demir Demirgil Salonu’nda gerçekleştirdi. Uzun zamandır yeni bir oyun sergilemeyen grup, 24-25 Haziran’da daha önce Türkiye’de birçok kez sergilenmiş olan Harold Pinter’ın “Gitgel Dolap” oyununu Alan Kadıköy’de sahneledi. Hasan Uzma ve Aykut Altın’ın rol aldığı oyun, Ali Erdemci’nin yönetmenliği ve Kemal Gökhan Gürses’in yapımıyla seyirci karşısına çıktı.

“Gitgel Dolap”ın tanıtımında şu ifadeler yer alıyor:

“Yerin altında bir odada görev bekleyen iki kiralık katil. Hayal kırıklıkları, yeknesak cümleler ve susuşlarla örülü bir gizem. Yukarıdan aşağıya hızla inip çıkan bir dolap. Tümünün yarattığı tekinsizlik ve gerilim. Ve silahın ucunda beliren o ahiret sorusu: Neredeyiz ve ne olacağız?”

ArtNiyet ekibinin BÜO’daki günlerinden hatıraları neler?

Birbirleriyle ilişkilerini mezun olmalarından bu yana hiç koparmamış ArtNiyet ekibi arasındaki samimiyet dikkat çekiyor. Uzun yıllar boyu arkadaşlıklarının getirdiği rahatlıkla birbirleriyle sürekli şakalaşan ekip, eski BÜO günlerini özlemle anıyor. BÜO’nun kendilerini kattığı geleneğin önemini sürekli vurgulayan ve oyunun yönetmenliğini üstlenen Ali Erdemci, BÜO’daki yıllarını şöyle anlatıyor:

“Yedi yıl boyunca Boğaziçi’ndeki hemen hemen her oyunu oynadım. O arada öyle bir ekip vardı ki İstanbul’daki oyuncular bir oyun varsa hemen o oyunu görmek isterdi. Çünkü BÜO’nun oynadığı oyunlar daha önce oynanmışsa bile farklı bir yorumlamayla sahneye çıkardı.”

Boğaziçi Üniversitesi’ni tercih etmesinin sebebinin BÜO’nun kendisi olduğunu belirten, “Gitgel Dolap”ın oyuncularından Aykut Altın, “Okula girdiğimde müthiş bir birikimin ama aynı zamanda 12 Eylül sebebiyle de müthiş bir kopukluğun olduğunu gördüm” dedi. Altın, bu kopukluğa rağmen BÜO’nun yine de birçok oyunu cesaret ederek çıkardığını vurguladı.

ArtNiyet bir olgunluk tiyatrosudur

Altın, amatör tiyatro kavramının Türkiye’de kamu desteği almayan, avangart ve ödeneksiz grupların tiyatro yapmasıyla oluştuğunu söyledi. Altın’ın sözünü bölerek araya giren oyunun yapımcısı Kemal Gökhan Gürses, “ArtNiyet, amatör tiyatro olmanın yanı sıra bir olgunluk tiyatrosudur da” diye konuştu.

Olgunluk tiyatrosu kavramına katıldığını belirten Erdemci, ArtNiyet ekibinin avantajını şu cümlelerle dile getirdi:

“Gençken, kendi yaşından ileri yaşları oynadığınızda ne yaparsanız yapın yaşla ilgili bir dezavantajınız oluyor. Bizim durumumuzda ise yaşımız bir avantaja dönmüş durumda. Biz, şu an herhangi bir oyunu oynayacak kıvamdayız.”

Gürses, Erdemci’nin sözlerine ek olarak “Biraz tempo eksik belki” diyerek şakalaşmayı sürdürdü. Oyuncunun kendi yaşını oynamasının önemine de vurgu yapan Gürses, şunları söyledi:

“Kendi yaşını oynamak aslında çok avantajlı bir yandan da. Çünkü orada bir şeyi oynamıyorsun, var olan üzerine inşa ediyorsun oynadığını.”

ArtNiyet nasıl kuruldu?

ArtNiyet’in bir emeklilik projesi gibi olduğundan söz eden Altın, eski arkadaşlarıyla sohbet ederken bu ekibin oluştuğunu belirtti. “Biz arkadaşlarımıza ‘Hadi tiyatro yapalım’ dediğimizde ‘Ağrılarım var, bu yaşta yapılır mı?’ dediler” diyen Altın, aralarında tiyatro oyunculuğuna hevesli altı kişinin çıktığını ve böylece ekibi oluşturduklarını anlattı.

“Gitgel Dolap”ın oyuncularından Hasan Uzma da ArtNiyet projesine tiyatro oyunculuğu hevesiyle katıldığını belirterek, “İddialı söyleyeceğim, bana damarlarıma kadar zevk veren bir şey varsa o da tiyatrodur. Oyuncu olmaya da gerek yok, bir ekibin içinde tiyatro için bir şeyler yapmaktan bahsediyorum” dedi.

Oyunculuk dışında profesyonel meslekleri var

ArtNiyet ekibi, oyunculuk dışında bir mesleğe sahip olmanın tiyatro oyunu çıkarırken zorluk yarattığını belirtirken Altın, yaşadığı zorluğu şu sözlerle ifade etti:

“Emekli olmuştum ben aslında. Ancak öyle bir hale geldik ki ülke olarak, çalışmak zorunda kalıyoruz. Ben aynı anda hem çalışmak zorundayım hem de sevdiğim için tiyatro provalarına geliyorum. Saat 18.00’den önce prova alamıyoruz biz çünkü hepimiz çalışmak zorundayız.”

Çalışmadığını ve tüm enerjisini tiyatro oyunculuğuna verdiğini belirten Uzma ise gülerek “Ben iş ve oyunculuk arasında sorun yaşamadım ama bu sorunu yaşayanlarla birlikte çalışmakta çok sorun yaşadım” diye konuştu.

60’lı yaşlarında tiyatro yapmak oldukça zor

Kendisinin çalışmalara başladıktan sonra kalp krizi geçirdiğini belirten Uzma, “ArtNiyet’le başlayan süreçte içinde olan insanların aynı zamanda hayatın kendisiyle ilgili de yaşadığı sıkıntılar var” dedi. Birçok arkadaşının da sağlık problemleri geçirdiğini belirtilirken Altın gülerek söze karıştı:

“Bazı arkadaşlarımızın dizi döndü, tendonu kopan oldu. Büyük bir çaba var aslında, hayatta kalma çabası.”

Altın: “Gitgel Dolap’ı oynamayı hiç istemedik”

Kel Şarkıcı’dan sonra sergilemek için oyun aradıklarını belirten Altın, Gitgel Dolap’ı öneri olarak gördüklerinde oyunun içlerine pek sinmediğinden bahsetti. Uzma ise yine başka mesleklerde çalışan insanlarla tiyatro yapmaktan yakınarak şunları söyledi:

“Ben oyun sergilemeyi çok istiyordum ancak herkesin bir yoğunluğu ve işi vardı. Aykut da çok istiyordu. En son iki kişilik bir oyun nasıl oynanır derken Gitgel Dolap’ı oynamaya karar verdik. Oynadıkça da aslında oyunun ne kadar zor olduğunu gördük.”

Modern bir klasik: Gitgel Dolap

Oyunda iki kiralık katil Ben ve Gus, kendilerine verilen emre uyarak vuracakları kişiyi  bir odada beklemektedir. Bekledikleri yerde bir tuhaflık olduğunu fark eden ana karakterler arasında bir iletişimsizlik  oluşmuştur. Bu yabancılaşmış ve duyarsızlaştırılmış insanlardan Gus tedirgin olmaya ve sorular sormaya başlar. Gus sorular sordukça onları oraya gönderenlerin egemenliği de yavaş yavaş hissedilir. Böylece düzen tersine işlemeye başlar, sonunda katil kurbana dönüşür.

“Profesyonel amatörler”

Çıkışta seyirciler oyunu izlemekten keyif aldıklarını belirtirken hepsi bir ağızdan oyuncular hakkında şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bunlar, profesyonel amatörler.”

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus