Cumartesi Anneleri, 920. haftalarında Üzeyir Kurt için adalet istedi: “Üzeyir Kurt dosyasında 29 yıldır süren inkara ve cezasızlığa son verilsin”

Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’nın yasaklanmasının 221. haftasında sosyal medyadan açıklama yaptı. 920. haftanın açıklamasında 1993 yılında gözaltına alındıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan Üzeyir Kurt’un akıbeti soruldu.

Cumartesi Anneleri’nin açıklaması şöyle:

Hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencedir. Adalete ve hakikate ulaşma, haksızlığı engelleme, hakkı olanı elde etme bu özgürlüğün kullanımı ile mümkündür. Biz bu nedenle 920 haftadır tüm baskı ve engelemelere rağmen hak arama özgürlüğümüze sahip çıkıyoruz.

İnsan haklarını koruyan mekanizmaların, demokratik normların, tarafsız ve bağımsız yargının yokluğunda her yolu, her yöntemi kullanmamıza rağmen sonuç alamıyoruz. Ama bu hak karşıtı, hukuk karşıtı sisteme itirazımızın ifadesi olarak susmuyoruz. 920. haftamızda tüm hak arama kanallarının kapatıldığı Üzeyir Kurt dosyası ile kamuoyuna sesleniyoruz.

Yedi çocuk babası Üzeyir Kurt, Diyarbakır’ın Bismil ilçesinin Ağıllı (Bîrikê) köyünde yaşıyordu. 23 ve 25 Kasım 1993 tarihleri arasında jandarma ve köy korucularından oluşan güvenlik güçleri Ağıllı köyüne bir operasyon düzenledi. Operasyon boyunca köydeki her ev arandı, evlerden bazıları yakıldı. Onüç köylü gözaltına alındı. Güvenlik güçleri köyden 25 Kasım’ın geç saatlerinde ayrıldı.

“Üzeyir’i tutulduğu evin önünde çok sayıda asker ve korucu arasında gördü”

Gözaltına alınanlardan biri de Üzeyir Kurt’tu. Kurt, bir akrabasının evinden gözaltına alındı. Köydeki operasyon devam ettiği için iki gün askerler tarafından köydeki bir evde tutuldu. 25 Kasım günü anne Koçeri Kurt oğluna sigara, çorap ve ceket götürdü. Üzeyir’i tutulduğu evin önünde çok sayıda asker ve korucu arasında gördü.

Operasyon sırasında gözaltına alınan on iki köylü 26 Kasım tarihinde serbest bırakıldı. Ancak Üzeyir Kurt’tan bir daha haber alınamadı. Koçeri Kurt, 30 Kasım 1993 tarihinde Bismil Cumhuriyet Başsavcısı Rıdvan Yıldırım’a başvurarak, oğlunun nerede olduğunun araştırılmasını istedi. Savcının bilgi talep etmesi üzerine Jandarma Komutanlığı’ndan Yüzbaşı İzzet Cural, başsavcılığa cevaben Üzeyir Kurt’un gözaltına alınmadığını ve muhtemelen teröristler tarafından kaçırıldığını bildirdi.

Bismil’de sonuç alamayan Koçeri Kurt, 14 Aralık 1993 tarihinde Diyarbakır DGM Savcılığı’na başvurdu. Orada da Üzeyir Kurt’un gözaltına alındığına dair kayıt bulunmadığı cevabı verildi. 21 Mart 1994 tarihinde Bismil Cumhuriyet Savcısı suçun PKK tarafından işlendiğine dair jandarma varsayımına dayanarak görevsizlik kararı verdi. Oysa ne jandarma ne de savcılık bu varsayımı destekleyen hiçbir somut veri ileri sürmemişti. Yaptığı başvurulardan hiçbir sonuç alamayan Kurt ailesi, 11 Mayıs 1994 tarihinde AİHM’e başvurdu.”

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus