Maç analizi: Galatasaray 1–0 Hatayspor | Plana uygun oyuncu seçmenin önemi

Trendyol Süper Ligde 31. hafta mücadelesinde lider Galatasaray, Hatayspor önünde 1–0 galip gelerek ilk sıradaki yerini korudu. Medyascope Spor yazarlarından Uğurcan Kanca da bu mücadeleyi detaylı bir şekilde analiz etti. Keyifli okumalar…

Galatasaray 1–0 Hatayspor : Plana uygun oyuncu seçmenin önemi

Okan Buruk’un pres gücünden kısıp toplu oyunu kuvvetlendirme düşüncesi ve bunun yarattığı problemler.

Okan Buruk: “Genel performantan çok memnun değiliz. Uzun bir ara, 17 günden sonra ilk maç, kendi iç saha performansımızın altında kaldık. 1–0 sonrası, çok rahat bir şekilde oynayacağımız oyunlar, kendi kalitemizin altında işler yapınca ikinci golü bulamadık. Bu da onları biraz daha yukarıya çekti.”

Günümüz modern futbolunda dizilişlerin oldukça esnek bir hal almasıyla birlikte, dahi teknik direktörlerin karşılama ve toplu oyun şablonlarının değiştiğini gözlemleyebiliyoruz. Örneğin bir takım maça kağıt üzerinde 4-3–3 ya da 4–2–3–1 dizilişleriyle başlasa da, bu dizilişleri toplu ve topsuz oyunda ya da presin yapıldığı noktalara bağlı olarak da değiştirdiğini de görebiliriz. İlk örnekleri Bielsa’da olmak üzere güncel olarak Pep Guardiola ve Mikel Arteta gibi teknik direktörlerin de kullandığı bu 4–4–2 karşılama düzeni günümüzün trendi konumunda bulunuyor.

Sezon içerisinde Okan Buruk’un da özellikle Mertens’in daha serbest bir role oturmasından sonra bu 4–4–2 karşılama düzeninden oldukça fazla faydalandığını görmekteyiz. Yukarıdaki gördüğümüz görsel de maçın başlarına ait bir karşılama planı ve aynı zamanda pres şablonu. Klasikleşen şekilde Hatayspor’un iki stoperine Icardi ve Mertens’in birebir baskı yaptığını görüyoruz. Arkada da ip gibi dizilmiş dörtlü bir hat, Volkan Demirel’in takımının olası bloklar arası geçişini engellemek için bekliyor.

Burada ise Okan Hoca’nın akan oyunda birebir baskılardan ne kadar doğru bir şekilde yararlandığını görmekteyiz. Topsuz oyunda 4–4–2 şeklinde dizilen Galatasaray’da, Hatayspor’un 6 numarası Chandrel Massanga top istemeye gittiği anda Kerem Demirbay biraz öne çıkıyor ve ona birebir baskıya gidiyor. Orta blokta ise Torreira’nın da yine Hatayspor’un 8 numarası Ömer Faruk Beyaz’a gölge markaj yaptığını görüyoruz. Buradaki asıl amaç kalecinin bütün pas opsiyonlarını kitleyip bir hataya zorlamak. Henüz maçın başında da Okan Buruk’un öğrencileri bunu başarıyor ve Erce topu beke uzun oynamaya çalışırken taca gönderiyor.

Okan Buruk’un Galatasaray’ında alışkanlık haline gelmiş en net şey ise oyunun beklerden genişliyor olması. Hangi tarz bek kullanılırsa kullanılsın ya da kim oynarsa oynasın oyunun geniş tarafında her zaman bek oyuncuları kullanılıyor. İlk 11 oynayan iki bekin sahanın sağ ve sol koridorunu tamamen kullanılması istenen bu düzende half spacelerde yani sahanın kenar-orta kısmında kullanılan kanat oyuncuları sisteme daha çok oturuyor. Hatayspor maçında da yine oyunun beklerden genişlemesine rağmen aksine koridorlar yerine çizgiye basmayı seven iki kanat oyuncusunun (Zaha ve Ziyech) kullanılması Galatasaray’ın Hatay planını bir miktar sekteye uğrattı. Okan Buruk’un oyun planında half spacelerde yaratıcılık seviyesi oldukça yüksek olan Kerem Aktürkoğlu’nun önemi oldukça fazla.

Aslında Galatasaray’ın etkili olduğu 0–35 dakikaları arasında Ziyech’in yukarıdaki görselde olduğu gibi oyunun iç koridorlarında oldukça fazla top aldığını ve oyunu yönlendirdiğini rahatlıkla gözlemleyebiliriz. Özellikle gole kadar Okan Buruk’un takımını, sisteme ne kadar adapte ettiğine dair birçok kritik anlar oldu. Ama ne zaman biraz da oyuncu alışkanlıklarıyla Galatasaray’ın yıldız iki kanat oyuncusu çizgiye doğru kendilerini atarak konfor alanlarına döndüler takımın oyun akışkanlığı da o dakikalarda azaldı.

Galatasaray adına maçın en iyi anları ise 10–18 dakikaları arasında yaşandı. Yukarıda gördüğümüz pozisyonda Ziyech’in getirdiği topta, Barış Alper’in bindirmesi ve Torreira’nın da yardımıyla bir üçgen kurulmuş ve rakip ceza sahasında tek paslarla atak olgunlaştırılmaya çalışılıyor. Özellikle bu pozisyonda Ziyech’in ustalığını çok net görebiliyoruz.

Savunma anlamında ise özellikle Barış Alper’in iyi bir maç çıkarmadığını söylememiz gerekiyor. Yukarıda gördüğümüz pozisyonda Galatasaray savunmada bariz bir şekilde daralmaya çalışıyor fakat bu bile Barış’ın oyuncuyla arasını bu denli açmasının bir mazereti olamaz. Hatayspor tek bir uzun topla Okan Buruk’un takımının bütün bloklarını kırmayı başarıyor ve bunun sonucunda Rivas’la olgunlaşan çok net bir atağı izledik.

Barış Alper’in Hatayspor maçındaki pozisyon alma sıkıntıları savunma istatistiklerine de bir hayli yansımış. Öyle ki fizik kalitesi bariz bir şekilde ligin çok üzerinde olan Barış’ın ikili mücadele ve hava topu kazanma istatistiği anlamındaki en kötü maçını izlemiş olabiliriz. Bunu biraz da Ziyech’in geri dönüşlerde onu yalnız bırakmasına ve topsuz oyundaki sıkıntılarına da bağlayabiliriz fakat yine de Barış Alper bir bek oyuncusu olarak kariyerine devam edecekse savunma anlamında biraz daha yukarıya çıkması elzem.

Maçın ikinci yarısında ise ilk yarıya kıyasla topu daha yavaş dolaştıran ve kaptırılan toplarda orta sahada da organize olamayarak Hatayspor tarafının kontralarına karşı koyamayan bir Galatasaray izledik. Özellikle set oyunundaki problemler ve orta sahanın bir anda boşaltılması Okan Buruk’un takımının en net eksiklikleri gibi görülüyor. Oyunun genelinde kanatlardan savunma anlamında hemen hemen hiç destek alamayan Galatasaray, orta saha hattının da yorulmasının ardından birçok geçiş hücumuna izin verdi. Yukarıda da Galatasaray’ı eksik yakalayan Hatayspor ve Halil Dervişoğlu çok etkili bir kilit pasla üçüncü bölgeye geçiyor fakat Volkan Demirel’in öğrencileri bu pozisyondan yararlanamıyor. Set oyununda kaptırılan toplar sonrasında orta sahada verilen boşluklar artık Galatasaray’ın kronik bir problemi haline gelmiş gibi görünüyor.

Sonuç

Okan Buruk’un sezonun son haftalarında toplu oyunu bir adım öne koyması ve presten maçın belirli anlarında yararlanılması sonuç alma odaklı futbol hesaba katılırsa kabul edilir bir olgu gibi gözüküyor. Özellikle sezon başında yaptığı transferlerin hemen hiçbirinin %100 performansla oynamadığı hesaba katılırsa Okan Buruk’un yaptığı iş çok önemli ve etkileyici. Yazının başında Okan Hoca’nın da dediği gibi pozisyon sonlandırma ve final paslarının daha etkili olduğu bir senaryoda Galatasaray farkı arttırabilirdi fakat bu da oyundaki defoları yok saymayacaktı. Sisteme uygun oyuncu seçmenin hücum akışkanlığının önemli bir parçası olduğunu anladığımız bu maçta Okan Buruk, sezonun bu noktasında ve takımın kötü bir gününde bile sonuca giderken bize anlarda futbol adına önemli şeyler gösterdi. 

Yazan: Uğurcan Kanca

Editör: Doğa Üründül

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.