İBB operasyonlarında tutuklanan eski Medya A.Ş. Genel Müdürü Dr. İpek Elif Atayman, her ay SEGBİS aracılığıyla katıldığı tutukluluk incelemelerinde savunmasının dinlenmediğini, hâkimin yüzüne dahi bakmadığını söyledi. Gönderdiği mektupta Atayman, “Suçsuzluğuma sonuna kadar sahip çıkacağım” dedi.

İBB’ye yönelik operasyonlarda tutuklanan Dr. İpek Elif Atayman, avukatları Faik Eren Kaptan ve Mehmet Ümit Erdem’e mektup gönderdi. Atayman, SEGBİS savunmasının göstermelik bir formaliteye dönüştüğünü, sözlerinin ise duyulmayan, karşılığı olmayan bir rutinin parçası haline geldiğini söyleyerek, “Devlete, kurumlarına güveniyorum ve saygı duyuyorum ama kararlar önceden belli mi diye düşünüyorum artık” dedi.
Afyonkarahisar’a sevki ile yalnızlaştırıldığını, avukatlarının savunmaya etkin biçimde katılmasının da fiilen neredeyse imkânsız hale geldiğini vurgulayan Atayman, “Her ay, yüzüme bakılmadan aynı süreç tekrar ediliyor. Seni dinlemiyoruz, burada sözünün değeri yok mu denilmek isteniyor” diyerek, somut delillere dayalı suçlama yöneltilmeyen bir davada tutuksuz yargılanma hakkının elinden alındığını dile getirdi.
“Hâkim yüzüme bakmıyor”
Dr. İpek Elif Atayman şunları söyledi:
“Her ayın ortasına doğru aylık tutukluluk değerlendirmesi için SEGBİS’le İstanbul’daki mahkemeye online bağlanıyorum. Avukatlarıma haber verilmiyor. SEGBİS online açıldığında 15-20 dakika boş mahkeme salonuna bakıyorum. Hâkim geliyor, cübbesi bile yok. ‘Önceki ifadene eklemek istediğin bir şey var mı?’ diye soruyor. O sırada yine tek başıma kendimi savunmaya çalışıyorum; bir umut işte, tekrar anlatıyorum. Ama hâkim yüzüme bakmıyor ya cep telefonuyla ilgileniyor ya mübaşirle konuşuyor. Tutukluluk kararı veren ilk hâkim gibi. O da yüzüme bakmadan, sürekli telefonuna bakmıştı. En moral bozan yanı da bu.”
Hakimin hiç dinlemeden tutukluluğun devamını verdiğini ifade eden Atayman, “Yüzüme asla bakmıyor hâkim. İçimden diyorum ki; ‘tutukluluğa devam’ diyecek, çünkü hiç dinlemiyor. Tam cümlem bitiyor, hemen saniyesinde ‘Tutukluluğun devamı! Koğuşuna gidebilirsin’ diye otomatikleşen, adeta ezbere dönüşmüş o cümleleri söylüyor. Her ay, yüzüme bakılmadan aynı süreç tekrar ediliyor. Seni dinlemiyoruz, burada sözünün değeri yok mu denilmek isteniyor. Ayrıca kâtip de söylediklerimi ya eksik ya değiştirilmiş zapta geçiyor. Kâğıt gelince görüyorum, değişik yazmış” dedi.
“Suçsuzluğuma sonuna kadar sahip çıkacağım”
Atayman, aynı cümlelerle tekrarlanan tutukluluk kararında yer alan ifadelerin de onur kırıcı olduğunu belirterek, şunları aktardı:
“Ne gizlediğim bir sırrım var ne ailem ve dostlarım dışında değerli bir varlığım var, ne de gidecek bir yerim. Ben bu ülkenin evladıyım. Burası benim memleketim. İçerde de olsam, tutuksuz da yargılansam, haklılığıma, suçsuzluğuma sonuna kadar sahip çıkacağım. Dört ay oldu halen iddianame yok, bir an önce iddianameyi görmeyi, davayı ve aklanmayı bekliyorum.”
Atayman’ın avukatları ise SEGBİS üzerinden yapılan tutukluluk incelemelerine dair kendilerine bilgi verilmediğini ve dosyanın adeta kendilerinden kaçırıldığını vurgulayarak, 5 Haziran’daki Afyonkarahisar’a sevk sürecinin de benzer olduğunu ve bununla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını belirtti.








