Eski Meclis başkanları komisyonda konuştu: Asli iş sürece özel yasal düzenlemeler 

Komisyonun yedinci toplantısında eski Meclis Başkanları konuştu. Hikmet Çetin, suça karışmayan örgüt üyelerinin affedilmesini önerdi. Anayasa’ya uyulmamasını eleştiren Bülent Arınç, Öcalan için umut hakkı ve genel af düzenlemesi çıkışıyla dikkat çekti. Cemil Çiçek, “Vatandaşların kafa karışıklığı komisyonun görevinin muğlaklığından” derken, Mehmet Ali Şahin sürecin hızlandırılmasını istedi. Süreci destekleyen açıklamalar yapan eski Meclis Başkanları, komisyonun asli işinin sürece özel yasal düzenlemeler yapmak olduğu konusunda ortaklaştı.

Eski Meclis başkanları komisyonda konuştu: Asli iş sürece özel yasal düzenlemeler 
Eski Meclis başkanları komisyonda konuştu: Asli iş sürece özel yasal düzenlemeler 

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu yedinci toplantısında eski TBMM Başkanlarını dinledi. Hikmet Çetin, Ömer İzgi, Bülent Arınç, Köksal Toptan, Mehmet Ali Şahin, Cemil Çiçek, İsmet Yılmaz, İsmail Kahraman, Binali Yıldırım ve Mustafa Şentop sürece dair görüş ve önerilerini paylaştı. Üç eski TBMM Başkanının ise sağlık sorunları nedeniyle komisyona katılamadığı aktarıldı.

Önümüzdeki hafta toplanması beklenmeyen komisyon, bir sonraki hafta iş dünyası ile memur ve işçi sendikalarının temsilcilerini konuk edecek.

Hikmet Çetin: “Suça bulaşmayanların evlerine dönmesinin yolunu açmak lazım.”

İlk sözü, TBMM’nin 20’nci Dönem Başkanı ve eski CHP Genel Başkanı Hikmet Çetin aldı. Çetin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi kutlayarak sözlerine başladı. Suça bulaşmamış PKK mensuplarının affedilmesi gerektiğini, “Onların evlerine dönmesinin yollarını açmak lazım” diye ifade eden Çetin, dağda bulunan ve suça bulaşan PKK’lıların yurt dışına gönderilmesi gerektiğini savundu. “Dağdan gelenler ne olacak?” diye soran Çetin, “Silah kullanmış, insanları öldürmüş insanları bu aşamada affetmek zor. Toplumun arasında dolaşamazlar. Çok sorunlu bir konu. Şu aşamada zor. Çaresiz yargılanacaklar ama onların da zamanı geldiğinde affedileceklerini bilmesi gerekir” diye konuştu.

“Terör ayrı, halkın davranışları ayrı. Halklar arasında bir şey yok” diyen Çetin, kendisine Kürt devleti kurulup kurulmayacağını soranlar olduğunu anlattı. Çetin, “Kürt devletinin kurulacağına hiç inanmadım. 100 defa referandum da yapsanız ‘bağımsızlık çıkmaz.’ Türkiye’nin bu telaşının gereksiz olduğuna inanıyorum” dedi.

Silahlarını yakan PKK mensuplarının Öcalan’a bir mektup gönderdiklerini dış basından öğrendiğini kaydeden Çetin, “İçeriğini öğrenemedim ama burada ne söylendiği çok önemli. Umarım şu anda adada olanlar bu konuyu öğrenerek açıklar” diye konuştu.

Ömer İzgi: “Gerekiyorsa Anayasa değiştirilir, TBMM’nin yapamayacağı bir şey yok”

21’inci Meclis Başkanı Ömer İzgi ise bu süreçte TBMM’nin temel görevinin, çocukken PKK tarafından kaçırılan ancak eline silah almayanların hukuki durumları ile ilgili çalışmalar yapmak olduğunu söyledi. İzgi, “Bu özel durumu fırsat sayarcasına başka talepleri olanlara kulak verilmesi, süreci sekteye uğratır. Suç işleyen herkes mutlaka cezasını çekecektir” dedi.

İzgi, sürece yönelik yasa çıkarma yetkisinin TBMM’de olduğunun altını çizerek, “Anayasa değişikliği yapılması gerekiyorsa o da yapılmalıdır. TBMM’nin yapamayacağı bir şey yoktur. Ancak Anayasa’nın ilk üç maddesi ve ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ diyen altıncı maddesi değiştirilemez” diye devam etti.

Bülent Arınç: “Anayasa’nın işimize yaramayan maddelerini kenara koymak doğru değil”

Komisyonda söz alan üçüncü isim Bülent Arınç oldu. Arınç, belediye başkanlarının, milletvekillerinin tutuklandığını hatırlatarak Kürtlerin esas olarak eşit vatandaş olmak istediklerini belirtti. Kuru hamasetle yola çıkılamayacağını kaydeden Arınç, Bahçeli’ye teşekkür ederken, “En çok DEM’den çekiniyorduk, DEM öncü oldu, takdir ediyorum” dedi. Bahçeli’nin ilk çıkışının kendisini de şaşırttığını anlatan Arınç, “Bu kadar yukarıdan başlamasaydık bu kadar ileri gidemezdik. Şok edici bir çıkışla başlamalıydı” dedi.

Arınç, Türkiye’nin yüzde 90’ının süreci onayladığını ifade ederek mevcut Anayasa’ya uyulmamasını eleştirdi:

“Bugünkü Anayasa’nın işimize gelen maddelerini başımızın üstünde taşıyıp da işimize yaramayanları kenara koymayı doğru bulmuyorum. Yeni ve çağdaş bir anayasaya, temel haklar ve görevler noktasında özgürlükçü bir anayasaya elbette ihtiyaç var. Ama bu komisyonun görevi yeni bir anayasa yapmak değil. Bugünkü bazı sorunların, iç cepheyi tahkim etme noktasında yerine getirilmesi gerekir. Ekonomide sorunlar var, bugün ekonominin başında olan kişiler kendilerine göre bazı kararlar almışlar. Ona da saygı duymak zorundayız.”

Eski Meclis başkanları komisyonda konuştu: Asli iş sürece özel yasal düzenlemeler 

Arınç’tan umut hakkı ve genel af çıkışı

Arınç, AİHM ve AYM kararlarının uygulanması gerektiğini ifade etti. İfade özgürlüğünün güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Arınç, AKP iktidarının ilk 10 yılında bu konuda önemli adımlar atıldığını ama bugün sıkıntılar olduğunu söyledi.

Adil ve eşitlikçi bir infaz mevzuatının hayata geçirilmesini öneren Arınç, ayrıca Bahçeli’nin gündeme getirdiği “Umut Hakkı”nın mutlaka uygulanması gerektiğini ifade etti. Arınç, “Kimin istifade edeceğini düşünmeyelim. AİHM’in kararının üzerinden 10 sene geçti” dedi.

Genel affın da zaruri ihtiyaç olduğunu söyleyen Arınç, “Yargı konusundaki güvensizliğin hat safhaya ulaştığı bir noktada mutlaka düşünülmeli” dedi. Arınç, KHK ile ihraç edilenler için de hukuki düzenlemeler yapılmasını savundu.

Mehmet Ali Şahin: “Hayırlı işler için acele edilmeli”

TBMM 24’üncü Başkanı Mehmet Ali Şahin, komisyonun asıl gündemde kalması ve tek hedefinin “Terörsüz Türkiye” olması gerektiğini söyledi. “Hayırlı işler için acele edilmesi” gerektiğini ifade eden Şahin, “Bizi dinliyorsunuz, kimleri dinleyeceksiniz bilmiyorum ama bu dinleme faslı bir an önce bitmeli. Böyle devam ederse iş tavsar diye endişe duyuyorum. Bir an önce işin özüne girmelisiniz. İnfaz Kanunu’nda, Ceza Kanunu’nda değişiklik yapılacak mı? Bunlar sizin işiniz” diye konuştu.

Cemil Çiçek: “Vatandaşların kafa karışıklığı komisyonun görevinin muğlaklığından”

TBMM’nin 25’inci Başkanı Cemil Çiçek, komisyonun yalnızca bir konuyu konuşması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

“Her konuyu konuşmaya kalktığımızda burada başka sorunlar çıkar. Bu komisyon İnfaz Kanunu’ndaki değişiklik ile ilgili öneriler yapacak bir komisyon mu? Onu Adalet Komisyonu da yapardı. Vatandaşların bir kısmı komisyonu önemsiyor ama öbür tarafta da birçok soru işareti var. Bu kafa karışıklığının nedeni, komisyonun göreviyle ilgili muğlaklıklardır. Komisyonun öncelikle bunları gidermesi gerekiyor. Komisyonun, kapalı kapılar arkasında yapılan anlaşmaları meşru kılmak için çalıştığı yönünde düşünceler de var. Komisyonda her kafadan bir ses çıkmasını engellemek gerekiyor. Herkes aklına ne geliyorsa söylüyor.”

Terör sorununun evrensel hale geldiğini söyleyen Çiçek, teröre dış desteğin kesilmesi gerektiğini belirtti. Çiçek, “Dışarıdaki gelişmeler dikkate alınmadan içeride alınan çözümler bir süre sonra başka sorunlara yol açabilir. Silah bırakmanın muhatabı kim? KCK ve Suriye’nin kuzeyindeki yapılar bu işin içinde var mı? Bunları netleştirmek gerekiyor” diye konuştu.

İsmail Kahraman: “Dış mihraklar karıştırdığı için geçmiş çözüm girişimleri başarılı olmadı”

Köksal Toptan, Orta Doğu’da Türkiye’ye önemli görevler düştüğünü söyleyerek “Bu komisyonun kurulmasına neden olan gayretler, süreç, iyi niyetimizin ortaya koyduğunu gösterir” dedi.

26’ncı Meclis Başkanı İsmet Yılmaz ise “Her dönemde dışlandığını söyleyenler olur” diyerek AKP iktidarları döneminde ötekileştirildiğini hissedenler için kayda değer düzenlemelerin hayata geçirildiğini savundu. Yılmaz ayrıca, komisyonun dikkatini dağıtacak siyasi tartışmalardan uzak durulması ve barış iklimine fayda sağlayacak bir dil kullanılması uyarısı yaptı.

27’nci Meclis Başkanı İsmail Kahraman da 15 Temmuz’da tüm siyasi partilerin tek vücut olduğunu söyledi ve “O ruhu yakalamalıyız” dedi. 21 Mart 2015’te Diyarbakır’da Abdullah Öcalan’ın mektubu okunduğunda güzel bir hava oluştuğunu belirten Kahraman, “Dış mihrakların süreci karıştırdığını” ve geçmiş çözüm girişimlerinin bu nedenle başarıya ulaşamadığını öne sürdü.

Eski Meclis başkanları komisyonda konuştu: Asli iş sürece özel yasal düzenlemeler 
Eski Meclis başkanları komisyonda konuştu: Asli iş sürece özel yasal düzenlemeler 

Binali Yıldırım: “Vatandaşlık tanımı kapsayıcı şekilde gözden geçirilmeli”

Binali Yıldırım ise Cumhuriyet’in temel değerlerinden taviz verilerek barışın tesis edilemeyeceğini, yeni, sivil ve katılımcı bir Anayasa gerektiğini söyledi. 2000’li yıllardan önce uygulanan inkâr ve imha politikasının AKP hükümetleri döneminde sona erdirildiğini savunan Yıldırım şöyle konuştu:

“Kırmızı çizgileri net şekilde ortaya koyduk. Vatandaşlık tanımının kapsayıcı bir şekilde gözden geçirilmesi, güncellenmesi gerekmektedir. Etnik kimlik esasında değil, Anayasal vatandaşlık vazgeçilmez bir hakikattir. Ama bu hakikat anayasamızın ilk dört maddesiyle çelişmemelidir.”

Yerel yönetimlerin güçlendirilmesine ilişkin tartışmalar hakkında Yıldırım, “Ademi merkeziyetçi olarak da tanımlanan bu yapı sadece idari bir yapılanmadır, siyasi ve federal düşüncelere tamamen kapalıdır. Kaynakları ve yetkileri artırılmış belediyeler milletin ihtiyaçlarını daha hızlı ve kolay karşılar. Ayrışmayı değil bütünleşmeyi artırır. Bu adımlar ayrıştırıcı değil, bilakis tarihin bize yüklediği sorumluluğa uygun bütünleştirici adımlardır” diye konuştu.

Mustafa Şentop: “Belirli süreli ve takibe bağlı bir af”

27’nci Dönem Meclis Başkanı Mustafa Şentop, sürecin şeffaf, hesap verebilir ve Meclis denetiminde olmasının önemine dikkat çekti. Öcalan’ın silah bırakma çağrısının zorlama yorumlarla değersizleştirilmesine izin verilmemesi gerektiğini dile getiren Şentop, önerilerini şöyle sıraladı:

“Silah bırakma süreci iyi planlanmalıdır. İlk adım tatmin edici şekilde atılmalıdır. Silah bırakan örgüt mensuplarının topluma kazandırılması çalışmaları da elbette gündeme gelebilir. Süresiz bir af yerine, belirli süreli, takibe bağlı bir af sağlanabilir. Demokrasinin ve hukukun geliştirilmesi ve istikrarlı hale getirilmesinin gerektiği kanaatindeyim. Bu, komisyonun odağının dağılmaması açısından sonraki aşamada gündeme alınmalıdır. Toplumsal barış ve toplumda devletin barışması konusunda bir adım atılmalıdır.”

Kurtulmuş’tan uyarı

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, toplantı sona ermeden önce yaptığı konuşmada, eski Meclis başkanlarının taleplerinin ortaklaştığına ve komisyondan umut dolu beklentiler içinde olduklarına dikkat çekti. Önceki toplantılardaki gibi süreç karşıtlarına dair uyarılarına benzer bir uyarı yapan Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Sürece zarar vermek isteyen kesimlerin olduğunu, hatta bu toplantı halka açık şekilde gerçekleştirildiği için klavyelerin başında, ‘Bu toplantıya nasıl müdahale oluruz’ diye bekleyenler olduğunu görüyoruz. Komisyonda herkes tekliflerini dile getirdi. Hiç kimse bugün burada sanki bir yasa üzerinde çalışılıyormuş gibi bir algı oluşturmaya kalkmasın.”