Müge İplikçi ile Zeytin Dalı: Bekle Beni | Zülfü Livaneli anlatıyor 

Zeytin Dalı’nın yeni bölümünde yazar ve müzisyen Zülfü Livaneli son romanı “Bekle Beni”yi Müge İplikçi’ye anlattı. Livaneli 68 kuşağını anlattığı romanını “Bu kuşağa yapılan kötülüğü herkes görmeli” diyerek kaleme aldığını belirtti. 

Zülfü Livaneli’nin “Bekle Beni” adlı romanı, 68 kuşağının hem aşk hem de direniş hikâyesini konu alıyor. Sadece geçmişin değil, bugünün de hikâyesi olduğunu söyleyen Livaneli, “O dönemin tanığıyım. Arkadaşlarımız ağır bedeller ödedi. Edebiyattan, müzikten gelen, ülkeyi daha iyi hale getirmek isteyen insanlardı. Fakat devlet büyük bir hışımla üzerlerine geldi” dedi

“Bu kuşağa yapılanları herkes görmeli” 

Livaneli, romanın merkezinde yer alan 68 kuşağının trajedisini, “kaybedilen bir ülke umudu” olarak tarif ederek, “Türkiye için kafalarında başka projeler vardı. Uydurma suçlamalarla hepimizin, benim de ailemin hayatını yıktılar. Ama ben sanat sayesinde kendime yeni bir hayat kurdum. Pek çok arkadaşımız bunu yapamadı. Bu kuşağa yapılan kötülüğü herkes görmeli. O kuşağın kaybedilişi bizi bugünlere getirdi” diye konuştu. 

Romanın dört ana bölümden oluştuğunu belirten Livaneli, “Sevdanın Tarihçesi, Direniş, Bekleyiş ve Aile” başlıklarının hem bireysel hem toplumsal bir serüveni anlattığını söyledi. Özellikle Aile bölümünün kısa olmasına rağmen en sarsıcı bölümlerden biri olduğunu vurgulayarak, o dönemin geçtiğini ama en çok hasarı ailelerin aldığını söyledi.

Devrimci Sinan Cemgil’in öldürülmesinin ardından eşi Şirin Cemgil’in verdiği yaşam mücadelesinin, bunun en büyük örneği olduğunu belirten Livaneli, “Toplum baskısı, parasızlık, yalnızlık… Biz bir şekilde atlattık ama pek çok aile atlatamadı, Sinan Cemgil’in vurulmasının ardından eşi Şirin Cemgil’in yaşamı bunun en büyük örneklerindendir” dedi

Tanıtım bülteninden 

Polisler Selim’i alıp götürdüler. Gitmeden önce Leyla’ya son bir kez sarıldı, kulağına fısıldadı: “Güçlü ol Leyla. Bu da geçecek.” Ama ikisi de biliyordu ki önlerinde zorlu ve belirsiz günler vardı. Selim’in yokluğu evin her köşesine sinmiş, sessiz bir çığlık gibi Leyla’nın yüreğini dağlıyordu. Her şey bir anda değişmişti, geri dönüşü olmayan bir noktaya gelinmişti, bir uçurumun kenarındaydılar, düşüş başlamıştı. 

Zülfü Livaneli’den bir aşk ve direniş hikâyesi: Bekle Beni. 

Leyla ile Selim, aşkın coşkusuyla bir hayat kurmak için mücadele ederlerken kendilerini türlü zorluğun, ayrılığın içerisinde bulurlar. Bir yanda birbirine kavuşma telaşı, diğer yanda özgürlük mücadelesi onları roman boyunca farklı yerlere sürükler. Aşkları direnişlerini besleyecek, direnişleri de aşklarını güçlendirecektir. 

Aşkı, dostluğu, aile bağını ve özgürlük tutkusunu ince ince ören Bekle Beni; bir ülkenin özgürlük yolunda çektiği zorlukların, baskıya karşı girişilen mücadelenin, direnmenin, yalnız bırakılmanın ve dayanışmanın romanı. 

Livaneli’nin eşsiz kaleminden… 

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.