Önceki Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatıma Zehra Kınık Demir’in, 17 yaşındaki Batın Barlasçeki’nin ölümüne neden olduğu trafik kazasına ilişkin dava 4 yıl 2 ay hapis cezasının bozulmasının ardından yeniden görüldü. Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmada karar çıkmadı. Duruşma 18 Aralık’a ertelendi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 17 yaşındaki Batın Barlasçeki’nin ölümüne ve üç kişinin de yaralanmasına neden olan Fatıma Zehra Kınık Demir hakkında verilen 4 yıl 2 ay hapis cezası, yaralıların şikayetlerini geri çekmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi (İstinaf) tarafından bozulmuştu.
Mahkeme, Zehra Kınık’ın sadece, “taksirle bir kişinin ölümüne neden olmaktan” cezalandırılması gerektiği belirtmişti.
Bozma kararının ardından ilk duruşma 1 Aralık Pazartesi günü Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı.
Duruşmaya Fatıma Zehra Kınık Demir, avukatı, kazada ölen Batın Barlasçeki’nin annesi Hasret Doğan ve avukatı Uysal Uğurlu katıldı.
Eski savunmalarını tekrar eden Zehra Kınık, kendisinin motosiklete çarpmadığını, gereken özeni gösterdiğini belirterek aileye sabır diledi, “Üzgünüm” dedi.
Kınık’ın avukatı da savunma için süre istedi. Duruşma 18 Aralık’a ertelendi.
Ne oldu?
Beykoz-Kavacık Rüzgarlıbahçe’de Baki Sokak’tan Fatih Sultan Mehmet Caddesi’ne çıkmaya çalışan önceki Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatıma Zehra Kınık Demir otomobiliyle Yavuz Selim Öztürk’ün kullandığı motosiklete çarptı.
Olayda motosikletin arkasında oturan 17 yaşındaki Batın Barlasçeki yaşamını yitirdi. Motosikleti kullanan Yavuz Selim Öztürk ile kaldırımda sürüklenmeye devam eden motosikletin çarptığı Muammer Kızıl yaralandı.
Olaydan sonra gözaltına alınan Fatıma Zehra Kınık Demir, bir günlük gözaltı sürecinin ardından mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken; hazırlanan bilirkişi raporunda, ana yola çıkarken diğer araçların geçişini beklemeden çıktığı için kazaya neden olduğu ve yüzde 100 kusurlu bulunduğu kayıtlara geçti.
Fatıma Zehra Kınık Demir hakkında bir kişinin ölümüne, iki kişinin yaralanmasına neden olduğu trafik kazasıyla ilgili Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca “taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olma” suçlarından 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talebiyle iddianame düzenlendi.
Kınık hakkında verilen adli kontrol şartı 30 Ekim’de gerçekleşen ilk duruşmada kaldırıldı.
Öte yandan Zehra Kınık bilirkişi tarafından asli kusurlu bulundu. Kınık, asli kusurlu olduğunu kabul etmedi.
Kınık’ın “taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar cezalandırılması talep edildi. Mütalaada, kolluk görevlilerince düzenlenen trafik kaza tutanağına göre Kınık’ın, 2918 sayılı Karayolları Taşıma Yönetmeliğince kural ihlali yaptığı ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, suça sürüklenen çocuk Y.S.Ö’nün ise kural ihlali yaptığı ve tali kusurlu olduğu belirtildi.
Bu kapsamda, mütalaada, Kınık’ın “taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar cezalandırılması istendi.
Kınık, 26 Mayıs’taki duruşmada dört yıl iki ay hapis cezasına çarptırıldı ve iki yıl süreyle ehliyetine el konuldu. Kınık’a 1/6 oranındaki hakkaniyet indirimi de uygulandı. Kararı, hem Kınık, hem de hakkaniyet indirimi uygulanmasına itiraz eden Barlaşçeki’nin annesi Hasret Doğan istinafa taşıdı.
Motosiklet sürücüsü de şikâyetini geri çekti
Bu süreçte, dosyada yaralı olarak yer alan motosiklet sürücüsü Yavuz Selim Öztürk şikayetlerini geri çekti. Ayrıca, Kınık tarafından Barlasçeki’nin annesi Hasret Doğan’a PTT üzerinden manevi tazminat adı altında 500 bin TL gönderildi.
Doğan ise duruma tepki gösterdi ve şikâyetinden vazgeçmeyeceğini belirtti, “Oğlum için de 15 aydır adalet sağlanmadı. Manevi tazminat yatırıldı 500 bin lira PTT’den ismime. Ben manevi tazminat talebinde bulunmadım ama her seferinde parayla bir şeyleri yapabileceklerini düşünüyorlar galiba. Bu iş öyle bir şey değil. Parayla ölçülemez benim evladımın yaşam hakkı. Ben evladımın yaşam hakkını savunuyorum ve şikayetimden, davamdan vazgeçmeyeceğim. 15 aydır acı içinde kıvranıyorum ve 15 aydır benim oğlum hayatta değil” dedi.
(ANKA)








