Halep’te yaşanan çatışmalar nedeniyle Hatay’daki Yayladağı Sınır Kapısı’nda açıklamalarda bulunan Tülay Hatimoğulları iktidara seslendi. Hatimoğulları, “Türkiye’de mevcut olan iktidar sözcülerini oradaki savaşı ve çatışmayı kışkırtan değil tam tersi oradaki ateşi soğutacak, barışa ve diyaloğa hizmet edecek bir dil kullanmaya davet ediyoruz” dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Suriye’nin Halep kentinde SDG ile Şam yönetimi arasında yaşanan gerilim nedeniyle Hatay’daki Yayladağı Sınır Kapısı’na giderek açıklamalarda bulundu.
Çukurova Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla Adana, Mersin, Osmaniye ve Hatay’dan gelen yüzlerce kişi Yayladağı Sınır Kapısı’nda bir araya geldi. Otobüslerle bölgeye gelen kitle, sınır kapısına yakın bir noktada araçlardan inerek sloganlar eşliğinde sınır kapısına yürüdü.
Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre açıklamada, üzerinde “Suriye’deki katliamlara geçit vermeyeceğiz! Kürt, Alevi, Süryani, Dürzi ve tüm halkların, inançların yanındayız! Çukurova Emek ve Demokrasi Güçleri” pankartı açıldı.
“Kürt halkına saldırıyı asla kabul etmiyoruz”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları Halep’te yaşananlara tepki gösterdi, “Şeyh Maksud ve Eşrefiye’de Kürt halkına dönük bir katliam başlatıldı. Bu katliamı kabul etmek mümkün değildir. Bakın Suriye’de SDG güçleri ve Şam yönetimi arasında 10 Mart mutabakatı görüşmeleri hâlâ devam ederken; Halep özelinde 1 Nisan Anlaşması gerçekleşmişken ve diyalog masasında hâlâ otururken Halep’te bu saldırıların başlatılması, Halep’teki yeni dönemin ve beklenen demokratik entegrasyonun önünde büyük engeller oluşturulmayı hedeflemiştir. Halep’te Kürt halkına yapılan saldırı, demokrasi sürecine ve barış sürecine sıkılan bir kurşundur. Asla kabul etmiyoruz” dedi.

Kürt halkının yalnız olmadığını vurgulayan Hatimoğulları, “Kürt halkı ne Şam’da ne Halep’te ne Rojava’da ne Suriye’nin tamamında ne de Türkiye’de yalnız değildir. Bugün Türkiye’deki bütün demokrasi güçleriyle buradayız. Dayanışmamızı buradan bir kez daha iletiyoruz. Suriye’de gerçekleşen bu katliamlar Kürt halkının orada kanının döken bu anlayış bütün dünyanın gözü önünde IŞİD armalarıyla oraya gelenlerin de olduğunu gösteriyor” diye devam etti.
Bahçeli’ye yanıt
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin grup toplantısındaki sözlerini eleştiren Hatimoğulları, “Biz buradan bir kez daha diyoruz ki bizler Türkiye’nin iç barışını mevcut olan bütün siyasi partilerden daha fazla önemsemekteyiz. Bizler Türkiye’nin iç barışını Hatay Yayladağ sınır kapısından Edirne Sınır Kapısına kadar önemsiyoruz. Orada Kürt kanı akmadı diyorlar. Yanlış. Orada Kürdün de kanı aktı, Alevi’nin de kanı aktı, Arabın, Sünni’nin, Hristiyanın da Dürzi’nin de kanı aktı. Keşke akmasaydı. Keşke biz bu konuşmaları yapmak zorunda kalmasaydık” dedi.
Tülay Hatimoğulları, DEM Parti olarak çizgilerinden asla vazgeçmediklerini vurguladı, “Bu yaşanan provokasyonlara hükümetin sözcülerinin adeta mevcut olan katliamın önünü açan, kışkırtan, destekleyen, dayanışan mesajlarına eyvallah baş göz üstüne mi diyelim? Demeyeceğiz. Bu mesajlara karşı çıkıyoruz. Yanlış buluyoruz” diye konuştu.
“Suriye’de yanan ateşi söndürelim diyoruz”
Hatimoğulları şunları söyledi:
“Her fırsatta Suriye politikası nasıl olması gerektiği ile ilgili bizler ağzımızı açtığımız her an ifade ettik. Tertemiz, yalın, düzgün bir dille ifade ettik. Burada bir kez daha ifade ediyoruz. Suriye’deki çatışmalara, oradaki ateşe kimse körükle yaklaşmamalıdır. Türkiye’de mevcut olan iktidar sözcülerini oradaki savaşı ve çatışmayı kışkırtan değil tam tersi oradaki ateşi soğutacak, barışa ve diyaloğa hizmet edecek bir dil kullanmaya davet ediyoruz. Ve biz buradan soruyoruz: Bu dilin neresi sorunlu acaba? Bu dilin neresi sorunlu? Bizler barışa hizmet edin diyoruz. Gelin barışa hep beraber hizmet edelim diyoruz. Suriye’de yanan ateşe körükle gitmek yerine bir damla su olalım o ateşi söndürelim diyoruz. Bunun neresi iç barışa karşı yapılmış bir konuşmadır.”







