Konuşmazsak Olmaz (8 – Bölüm 1) | Ahmet Şık: “Sadece Kürtler değil, hepimiz kaybettik”  

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Ahmet Şık Medyascope’ta çözüm sürecinin kazananlarını ve kaybedenlerini, çözüm için gelecek perspektifini ve neden artık sosyal medya kullanmadığını anlattı. Çözüm sürecinin tıkandığını ifade eden Ahmet Şık, “Birtakım endişelerimiz vardı. O endişeleri haklı çıkaran bir sonuç çıktı ama ‘biz haklıydık’ diyerek parmak sallayan kitleye de sakin olun demek gerekiyor çünkü sadece Kürtlerin kaybettiğini düşünüyorlar ancak hepimiz birlikte kaybettik” dedi.

Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, Konuşmazsak Olmaz yayınında Ali Deniz Çakır’ın sorularını yanıtladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kurulan komisyonda da yer alan Şık, çözüm sürecinin geldiği noktada tıkandığını söyledi, “Birtakım endişelerimiz vardı. O endişeleri haklı çıkaran bir pozisyona çıktı ama ‘biz haklıydık’ diyerek parmak sallayan kitleye de sakin olun demek gerekiyor çünkü sadece Kürtlerin kaybettiğini düşünüyorlar. Ancak hepimiz birlikte kaybettik. Dolayısıyla burada yapacağımız şey, bu kaybı nasıl kazanca çevirebileceğimizi düşünmek ve birlikte hareket etmek, yan yana durmak olduğunu düşünüyorum” dedi.

“Devlet; Kürt, Alevi, solcu veya sosyalistlerle barışmaz”

Devletin; Kürt, Alevi ve solcularla barışmayacağını vurgulayan Şık, “Baştan beri dedim yani bu sürecin ne olacağı belliydi. Yani bu planlanmıştı, bu hayata geçirilmek isteniyordu ve o yapıldı. Gelinen noktada karşımıza çıkan sonuç bu. Bu süreçte devlet pratiği, rejimin kendisinin çok güçlendiğini düşünüyorum. Tam da buradan yola çıkarak yeni normalimiz artık bu diyebiliriz” diye konuştu.

Ahmet Şık: Hepimiz kaybettik

Bahçeli’ye eleştiri: “Bu hukuksuzluklar senin döneminde yaşanıyor”

Devlet Bahçeli’nin çözüm sürecinde Demirtaş’ın tahliyesini istemesi ve Ahmet Özer’in göreve iade edilmesini talep etmesi üzerine konuşan Şık, “Bu açıklamaları çok komik buluyorum. ‘Demirtaş çıksın, Ahmet Özer’in dosyası boş’… İyi güzel de senin ortaklık ettiğin iktidarın döneminde yaşanıyor bu hukuksuzluklar. İtiraz ne? Bu mudur yani?” dedi. 

“Demirtaş’ın tahliyesini hiçbir şekilde beklemiyordum”

Selahattin Demirtaş’ın tahliye edilmesini hiçbir şekilde beklemediğinin altını çizen Şık, Demirtaş’ın hapiste olma sebebini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kişisel nefreti olduğunu düşünüyor. Şık, düşüncesini şöyle gerekçelendiriyor:

“Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Can Atalay, Osman Kavala ve Tayfun Kahraman Türkiye’de siyasal bir bahisin konusu. Eğer bu beş isimle ile ilgili yargı kararlarına uyup bu arkadaşlarımız özgürlüklerine kavuşurlarsa Erdoğan ve taraftarları kaybetmiş olacak. Eğer kavuşamazlarsa da dışarıda olmaları gerektiğini söyleyen bizler kaybetmiş olacağız. Dolayısıyla Selahattin Demirtaş’ın bırakılmayacağı çok açıktı.”

Ahmet Şık: Hepimiz kaybettik

“Önümüzdeki 10 yılın en büyük sorununun lümpenlik olacağını düşünüyorum”

28 Mayıs 2023 seçimlerinden kısa bir süre sonra sosyal medya hesaplarını kapatan Ahmet Şık, o dönemden beri sosyal medyayı aktif olarak kullanmıyor. Şık, bu kararını ‘yaptığı en hayırlı iş’ olarak tanımlıyor. Sosyal medyayı ‘toksik bir alan’ olarak gördüğünü ifade eden Şık sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bu iktidarın Türkiye’ye yaptığı en büyük kötülük, Lümpenliğin çok geniş ve derin bir damar oluşturmasına sebep olması. Bu sadece iktidara mensup olanların ya da onların tabanına ait bir sorun değil. Sosyal medyada yazılanlara baktığında muhalif tabanda bile o lümpenliğin ne kadar geniş olduğunu görebiliyorsun. Önümüzdeki 10 yılın en büyük sorununun lümpenlik olacağını düşünüyorum.”

Öcalan’a ne sormak isterdi?

Abdullah Öcalan ile görüşmek için İmralı’ya milletvekillerinin gitmesini doğru bulduğunu ifade eden Ahmet Şık’a “Öcalan’a ne sormak isterdin” diye sorduk. Şık bu soruya şöyle cevap verdi:

“Suriye’deki çözüm önerisinin ne olduğunu daha net duymak istiyorum. Ya da bu süreç ne zaman başladı? Kimlerle ne konuşuldu? Çünkü Kürt meselesi bir tek Kürtleri ilgilendirmiyor. Bu ülkede bebeğinden yaşlısına kadar herkesi ilgilendiren bir sorun bu ve orada o kadar çok soru var ki bir saate ya da bir güne sığmaz.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.