Suriye’deki son gelişmeler IKBY’de nasıl okunuyor? Ruşen Çakır, Iraklı Kürt araştırmacı Rasan Remzi ile Barzani’nin aktif diplomasisini, SDG’nin geri çekilmesini, Öcalan çizgisiyle yaşanan gerilimi ve Kürt siyasetindeki olası kırılmayı değerlendirdi.
Ruşen Çakır, konuğu Rasan Remzi ile Suriye’de son haftalarda yaşanan askeri ve siyasi gelişmelerin, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ndeki Kürt siyasetine yansımalarını ele aldı. Rasan Remzi, Barzani’nin Suriye’deki gelişmelere bu ölçüde dahil olmasını yalnızca insani kaygılarla açıklanamayacağını, uzun süredir devam eden Barzani-Öcalan rekabetinin yeni bir evresini temsil ettiğini söyledi. Remzi, Rojava’daki son gelişmelerin Erbil’de hem siyaset düzeyinde hem de sokakta yakından izlendiğini vurguladı:
“Suriye’de son üç haftada yaşananlar askeri açıdan belki bekleniyordu ama bu ölçekte insani trajedilere yol açacağı öngörülmüyordu. Bu nedenle Suriye’de yaşananlar, Irak’ta özellikle Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde hem siyaset düzeyinde hem de halk nezdinde çok ciddi tepkilere yol açtı.”

Mesut Barzani faktörü
Mesut Barzani’nin Mazlum Abdi, Ahmed eş-Şara ve ABD temsilcileriyle doğrudan temas kurması, hatta bu görüşmelerin bir kısmının Erbil’de oldukça gergin geçtiğinin kulislere yansıması, Barzani’nin klasik arabuluculuk rolünün ötesine geçtiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Remzi, “Barzani, olaylar bu noktaya gelmeden önce iki kez SDG’ye mesaj gönderdi. ‘10 Mart mutabakatına geri dönün ve doğru hatta çekilin’ dedi. Ancak SDG bu çağrılara kulak asmadı. Sahada geri çekilmeler başladı, kontrol edilen alanlar bırakıldı ve bu durum insani dramı derinleştirdi” diye konuştu.
Rojava’nın uzun süredir PKK çizgisiyle yönetilmesinin Kürt toplumu içinde ciddi bir yorgunluk yarattığını savunan Remzi, son gelişmelerle birlikte Barzani sembollerinin sahada görünür hâle gelmesinin tesadüf olmadığını söyledi:
“Bugün sahada PKK bayraklarını görmüyorsunuz. Kürdistan Bölgesel Yönetimi bayrağı var. İnsanlar omuzlarında o bayrakla geziyor. Bu çok önemli bir kırılma. Halk artık ‘bizi zor zamanda yalnız bırakmayan kim?’ sorusunu soruyor ve cevabı Barzani olarak görüyor.”

Rasan Remzi, bu sürecin Kürtler açısından otomatik bir kazanım anlamına gelmediğinin de altını çizdi. Dış güçlere dayalı milliyetçi beklentilerin tarihsel olarak Kürtleri defalarca hayal kırıklığına uğrattığını hatırlatan Remzi, şunları söyledi:
“ABD ya da başka bir gücün Kürtlerin arkasında stratejik olarak duracağı beklentisi defalarca boşa çıktı. Rojava’da da benzer bir tablo yaşandı. Bugün milliyetçilik duygusu kabarıyor ama bu duygu tek başına sonuç üretmez. Yeni bir stratejiye ihtiyaç var.”







