Ruşen Çakır, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son dönemde çözüm sürecine dair yaptığı çıkışları siyaset bilimci Burak Bilgehan Özpek ile değerlendirdi. Özpek, Bahçeli’nin süreç hakkındaki açıklamalarının, Recep Tayyip Erdoğan’dan net bir karşılık gelmediği sürece uzay boşluğunda yankılanan sözler olmaktan öteye geçemeyeceğini vurguladı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” dedi.
Ruşen Çakır, Bahçeli’nin sürece dair yaptığı bu çıkışı siyaset bilimci Burak Bilgehan Özpek ile değerlendirdi. Bahçeli’nin Öcalan’a “umut hakkı”, Demirtaş’ın serbest bırakılması, Ahmet Türk’ün yeniden göreve dönmesi gibi başlıkları dillendirmesinin artık yeni olmadığını hatırlatan Özpek, asıl sorunun bu söylemin neden ve hangi rasyonaliteyle kurulduğunun açıklanmaması olduğunu söyledi:
“Son bir buçuk senedir Bahçeli’nin bu sözlerini duyuyoruz ama neden bu çözüm sürecini başlattığına, neden Öcalan’a bu kadar önem atfettiğine dair rasyonel bir açıklama yok. Siyasi kariyerini PKK karşıtlığı üzerine kurmuş bir liderden bahsediyoruz ve bir sabah uyanıp umut hakkından söz ediyor. Bunun toplumla tartışılması gerekiyor.”

Erdoğan–Bahçeli ilişkisi
Burak Bilgehan Özpek, Cumhur İttifakı’nın dışarıdan göründüğü kadar ahenkli bir yapı olmadığını savundu. MHP ile AKP’nin çıkarlarının ve kadrolarının farklı olduğunu belirten Özpek, Bahçeli’nin kendine özgü bir iktidar alanı inşa ettiğini ifade etti:
“Bunlar mezara kadar sürecek bir ilişki değil. Kadroları ayrı, çıkarları ayrı. MHP, AKP’nin içinde erimemek için büyük bir gayret gösteriyor. Bahçeli, ‘kingmaker’ dediğimiz, kral olmayan ama kralı kral yapan kişi konumunda. Bu da ona kendine has bir iktidar alanı sağlıyor.”

Peki Erdoğan ne kazanıyor?
Bahçeli ve DEM Parti açısından çeşitli kazanımlar konuşulabiliyorken, Erdoğan’ın bu süreçten ne elde edeceğini değerlendiren Özpek, şunları söyledi:
“PKK’nın silah bırakması zaten Türkiye açısından bitmiş bir süreç. SDG, askeri bir operasyondan sonra Şam’la masaya oturdu. Burada Abdullah Öcalan’ın Erdoğan’a kazandırdığı bir şey yok. Üstelik Öcalan, toplumda ciddi alerji yaratan bir isim. Umut hakkı tanınırsa AKP’nin popülaritesinin daha da düşeceği çok açık. İmralı ziyareti bile utangaç bir şekilde yapıldı. Toplumla paylaşılmak istenmeyen bir hadise bu. Öcalan’ın Erdoğan nezdinde bir karşılığı yok.”







