Ruşen Çakır, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın gündemden düşmesini değerlendirdi. Çakır, Yavaş’ın cumhurbaşkanı adayı olmak istemediğini düşündüğünü belirterek popülaritesini bilinçli olarak kaybettiğini savundu.
Ruşen Çakır, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın siyasi konumunu analiz etti. Çakır, Yavaş’ın uzun süredir gündemde olmadığına dikkat çekerek bunun nedenlerini sıraladı.
Çakır, 2023 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’nun adının çokça geçtiğini hatırlattı. Kamuoyu araştırmalarında Yavaş’ın Erdoğan’ın da önünde göründüğünü belirtti. Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendi adaylığını dayattığını ve Yavaş ile İmamoğlu’nu yardımcı olarak lanse ettiğini kaydetti.
Ekrem İmamoğlu öne çıktı
2024 Yerel Seçimleri’nde Yavaş’ın Ankara’yı tekrar kazandığını anlatan Çakır, ardından Ekrem İmamoğlu’nun partinin yönetimini Özgür Özel’le birlikte devralması nedeniyle öne çıktığını söyledi. 19 Mart’tan sonra İmamoğlu’nun diplomasının iptali ve tutuklanmasının ardından “acaba onun yerine Mansur Yavaş mı olur” sorusunun sorulduğunu aktardı.
Çakır, Özgür Özel’in “ilk ve son tercihimiz Ekrem İmamoğlu” dediğini hatırlattı. CHP’nin resmi adayının İmamoğlu olduğunu, ancak onun cumhurbaşkanlığı seçimine katılma ihtimalinin her geçen gün azaldığını vurguladı.
Çakır, buna rağmen Mansur Yavaş’ın adının geçmediğine dikkat çekti, “Öncelikle Mansur Yavaş’ın Ekrem İmamoğlu’nun başına gelenlerden sonra cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda çok da fazla kendini öne çıkartmadığını şahsen ben gözlüyorum” dedi.
Erdoğan’ın karşısında kazanabilecek aday istemediğini söyleyen Çakır şunları kaydetti:
“Kendisini yenebilecek adayların önüne engel çıkartmak, onların önünü kesmek, onları yasaklı kılmak için her şeyi yapabileceğini Ekrem İmamoğlu olayında gösterdi.”

“Zayıf ekiplerle çalıştı”
Çakır, Yavaş’ın ikinci döneminde ne siyasi olarak ne de icraat olarak Türkiye’nin gündemine gelmesini gerektirecek fazla bir olay yaşandığını belirtti. “Başından itibaren Ekrem İmamoğlu’nun aksine Mansur Yavaş çok zayıf ekiplerle çalıştı ve genellikle Ülkücü Hareket kökenli ama çok da başarılı oldukları söylemeyecek isimlerle çalıştı” diyen Çakır, İmamoğlu’nun ciddi bir danışman ve bürokrat kadrosu oluşturduğunu vurguladı.
CHP içerisinde Yavaş’ın çok bir gücü olmadığını söyleyen Çakır, ilk dönemden itibaren belediyesine CHP’nin fazla karışmasına izin vermediğini aktardı. Son seçimde bazı ilçelere kendi adaylarını göstermek istediğini, ancak buna CHP’nin yanaşmadığını ve Keçiören’den gösterilen Mesut Özarslan’ın seçildiğini belirtti.
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın AKP’ye geçeceği rivayetlerine değinen Çakır, Erdoğan’ın bu çarşamba grup toplantısı yapacağını ve genellikle bu toplantılarda milletvekili ya da belediye başkanı transferlerinin gerçekleştiğini hatırlattı, “Eğer AK Parti’ye geçerse bu Mansur Yavaş için çok kötü bir puan olacak” dedi.

Kürt oyları sorunu
Çakır, Yavaş’ın kimden oy alacağı konusuna da değindi ve CHP’nin oyunun tek başına yetmediğini, başkalarından da oy alması gerektiğini söyledi. Sağ partilerden ve milliyetçi partilerden oy alabileceği konusunda ortak kanı olduğunu, ancak Kürt oylarını alamama durumunun hep söylendiğini kaydetti.
İYİ Parti, Anahtar Parti ve Zafer Partisi’nin aday olduğunda Yavaş’a açık destek vermesi ve MHP tabanından da oy gelmesi halinde kazanma ihtimali olabileceğini söyleyen Çakır, ancak bunların hiçbirinin garantili hususlar olmadığını vurguladı. “Şunu söylemeye çalışıyorum, aday olması halinde 2023 öncesi gibi çok açık ara önde gideceğine ve kesin kazanacağına dair bir işaret de yok” diyen Çakır, Erdoğan’ın son seçimde Sinan Oğan üzerinden milliyetçi oyları nasıl kendine aktardığını hatırlattı.
Çakır, Yavaş’ın bir dönem yakaladığı popülariteyi adım adım kaybettiğini ve bunun kendisinin de bilinçli bir tercihi olduğunu belirtti, “Bugün itibarıyla baktığımda Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanı adayı olmak istemediği gibi bir düşünceye sahip olabiliyorum, tabii ki yanılıyor olabilirim” dedi.








