Prof. Üstün Ergüder ile söyleşi: Türkiye’de burjuvazi var mı?

Eski Boğaziçi Üniversitesi rektörü Prof. Üstün Ergüder, Türkiye’de burjuvazinin varlığı tartışmasını, devlet-sermaye ilişkilerini ve akademik özgürlük meselesini Ruşen Çakır’a değerlendirdi. Ergüder, Avrupa’daki burjuvazinin piyasa ve temsil talebiyle devleti şekillendirdiğini, Türkiye’de ise sermayenin büyük ölçüde devlet eliyle oluştuğunu vurguladı.

Boğaziçi Üniversitesi’nin eski rektörlerinden Prof. Üstün Ergüder, Türkiye’de burjuvazinin niteliğini ve devletle ilişkisini programda ele aldı. Ergüder, Avrupa’da ki burjuvazinin, piyasanın ortaya çıkışıyla birlikte aşağıdan yukarıya doğru geliştiğini söyledi:

Prof. Üstün Ergüder ile söyleşi: Türkiye’de burjuvazi var mı?

“Avrupa’da burjuvazinin ortaya çıkışı piyasanın ortaya çıkmasıyla ilgilidir. O piyasanın düzenlenmesi için o sınıf bir düzen aramıştır ve devleti öyle yaratmıştır. Devlet insana hizmet etsin diye yaratılmıştır. Devlet piyasaya hizmet etsin, düzen getirsin diye yaratılmıştır. Yani böyle yukarıdan tepeye olan bir girişim değildir, alttan gelen bir ihtiyaçtır.”

Türkiye’de burjuvazi var mı?

Bu tarihsel arka planın Türkiye’de bulunmadığını vurgulayan Ergüder, İngiltere ve Amerika örnekleri üzerinden burjuva ideolojisinin temelini hatırlatarak, “Ben devlete vergi veriyorum ama temsil edileceğim, o parayı nasıl harcadığını kontrol edeceğim lafı tam bir burjuva ideolojisidir. Bu çok önemli bir burjuva etiğidir. John Locke’un bütün sistemi mülk etrafına kuruludur ve insan haklarının en büyük parçası da mülktür. Devlet insana hizmet eder” diye konuştu.

Türkiye’deki sermaye sınıfının tarihsel olarak devlet eliyle yaratıldığını ve devlete bağımlı geliştiğini belirten Ergüder, “Cumhuriyetimizde eğer bir kendine has burjuvazi varsa devlet eliyle ve devlete bağlanarak yaratılmıştır. Aldığın kontratlarla, ihalelerle zenginleşen bir burjuvazi. Bugün de benzer bir şey olmuyor mu? Yeni bir sosyal sınıf ortaya çıktı ve onun ortaya çıkmasında iktidarın rolü çok büyük. Devlet eliyle zenginleşiyor” dedi.

Üstün Ergüder, kuşak değişiminin bu tabloyu otomatik olarak dönüştürmeyeceğine dikkat çekti:

“Babaları devlet eliyle büyümüş olabilir ama torunları yurt dışında okudu diye her şey değişmez. O kültür asırların verdiği bir ağırlık. Bende o beklenti oluşmuyor ama değişim olur. Beklemezsen hayat bitmiş demektir. Her zaman bekleyeceğiz ama gerçekçi olacağız.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.