Ruşen Çakır yorumladı: “Liderler zirvesi” toplanır mı? Toplanırsa ne olur?

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın “liderler zirvesi” çağrısı ne kadar gerçekçi? Liderler sorunun çözümü için toplanır mı? Toplanırsa neler olabilir? Ruşen Çakır yorumladı.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, bütün siyasi parti liderlerini bir zirvede bir araya gelme çağrısında bulundu. Bakırhan “Artık Kürt meselesinin çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi ertelenemez. Liderler zirvesiyle çözümün siyasal iradesini hep birlikte pekiştirelim” dedi.

“Liderler zirvesi” toplanır mı? Toplanırsa ne olur?

Ruşen Çakır, 15 Temmuz Darbe Girişimi’nde benzer bir zirvenin yaşandığını hatırlattı, “Çok ilginç. Erdoğan çağırdı, o zamanın HDP’si hariç herkesi çağırdı. Partiler gitti, CHP de gitti ve hatta mitinge de katıldı vs. Şimdi benzer bir çağrıyı, HDP’nin devamı olarak gördüğümüz DEM Parti yapıyor ve yüz yıllık sorunun çözümü için Cumhurbaşkanlığı’nın ev sahipliğinde yapılmasını istiyor. Bunun pek çok sorunlu tarafı var. Türkiye’de bir süreç var ve bu sürece toplumun heyecanı, merakı yok. Kimse şu anda ‘Bıçak kemiğe dayancı’ gibi bir duygu içerisinde değil. ‘Liderler toplansın şu işe bir el atsın’ duygusu içerisinde değil. Olacağa da benzemiyor ve bunun böyle olmasında birçok kişi, kurum ve DEM Parti ile Kürt siyasi hareketinin payı büyük” dedi.

"Liderler zirvesi" toplanır mı? Toplanırsa ne olur? | Ruşen Çakır yorumluyor

“Niye gelecekler, oturacaklar?”

Çakır şöyle devam etti:

“Çünkü onlar bu süreci başından itibaren şöyle okumayı tercih ettiler: ‘Devlet ile Öcalan pazarlık ediyor, bir takım şeyleri alacak.’ Bu belli ölçülerde Meclis’e taşınması tamam ama bunu çok da fazla büyütmemek lazım. Toplumsallaşma ihtiyacını görmediler. Öcalan’ın bu işi ustalıkta yürüttüğünü düşündüler ve kapattılar. Şeffaflık çağrısına neler olup bitiyor, neler tartışılıyor sorularına cevap vermemeyi tercih ettiler. Birtakım şeffaflığa doğru açılan birtakım sızıntıları kapatmakla uğraştılar. Ama sonra Suriye’de yaşanan o yenilgi duygusuyla birlikte, bir kırgınlıkla birlikte baktılar ki bu işi devletle Öcalan pazarlığından ibaret görmek çok da gerçekçi değil, yürümüyor. Çünkü devlet daha güçlü olduğu için her an bir şekilde diğerlerini yarı yolda bırakabiliyor ve şimdi toplum ve tüm partiler yardıma çağrılıyor. Niye gelecekler, oturacaklar?”

Erdoğan’ın böyle bir zirveye ihtiyacının olmadığını vurgulayan Çakır, “Erdoğan ‘şu süreci hep birlikte götürelim, Özgür Özel de, hepsi gelsin beraber tartışalım’ gibi bir yaklaşım içerisinde değil. ‘CHP olsun ama çok da fazla öne çıkmasın. Başkaları olsun ama çok da fazla öne çıkmasın’ yaklaşımında Erdoğan. Zaten Meclis’te MHP ile birlikte yeterli çoğunluğa sahip. Erdoğan’ın perspektifinde ‘Diğerlerini de ikna edelim, hep birlikte bir şey yapalım’ gibi bir yaklaşım yok. Böyle bir ihtiyaç duymaz” diye konuştu.

CHP’nin de böyle bir zirveye katılmak istemeyeceğini belirten Çakır, “Zaten bir Meclis komisyonu var ve bu komisyon rapor hazırlıyor, liderlere düşen bir şey yok diye düşünür Özgür Özel. Ama daha genel, 19 Mart sürecini de kapsayacak bir durum söz konusu olursa o zaman ilgilenebilir. Mesela İYİ Parti. Bu parti zaten sürece başından itibaren karşı çıkmıştı. Bu pozisyonunu sürdürmeye devam edecektir” dedi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.