Prof. Betül Çelik ile söyleşi: Dünya örneklerinden hareketle komisyon raporunun artıları ve eksileri

Meclis komisyonunun açıkladığı ortak rapor barış süreci için ne anlama geliyor? Ruşen Çakır’ın konuğu Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi ve çatışma çözümü uzmanı Prof. Betül Çelik’e göre komisyon raporunun artılarını eksilerini dünya örnekleriyle karşılaştırarak değerlendirdi.

Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi, çatışma çözümü uzmanı Prof. Betül Çelik, Meclis komisyonunun ortak raporunu hem siyasi niyet hem de süreç tasarımı açısından Ruşen Çakır’a değerlendirdi. Çelik, “Rapor teknik bir yol haritasından ziyade siyasi bir çerçeve metni niteliğinde” diye vurguladı. Süreci iki düzlemde ele aldığını belirten Çelik sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ben bunu iki şekilde değerlendiriyorum: Birincisi siyasi niyet, ikincisi çatışma çözümü tasarımı. Herhangi bir süreçte tasarım en önemli konu. Çatışmanın kök nedenlerini iyi tespit etmek, çözümü bu nedenler üzerinden kurgulamak, potansiyel sorunları önceden görmek gerekir. Biz komisyon raporunun böyle bir yol haritası olacağını düşünmüştük ama rapora baktığımızda teknik bir tasarımdan çok siyasi bir niyet metni görüyorum.”

Silah bırakma ve parlamenter meşruiyet

Betül Çelik, raporun en güçlü yanının siyasi iradeyi ortaya koyması olduğunu söyledi. Silah bırakmanın önceliklendirilmesini ve parlamenter meşruiyet vurgusunu önemli bulan Çelik,

“Silah bırakma önceliklendirilmiş. Geri dönenler için hukuki düzenleme gereği ve toplumsal entegrasyon ihtiyacı belirtilmiş. Demokratikleşme, yerel yönetimler ve haklar başlıkları var. Ayrıca parlamenter meşruiyete vurgu yapılıyor ve bunun ulusal bir süreç olduğu söyleniyor” dedi.

komisyon raporunun artıları eksileri
Prof. Betül Çelik ile söyleşi: Dünya örneklerinden hareketle komisyon raporunun artıları eksileri

Teknik tasarım eksikliği

Raporda en büyük eksikliğin teknik tasarım olduğunu nitelendiren Çelik, özellikle izleme mekanizması ve entegrasyon planının somutlaştırılmadığını söyledi:

“Örgütün feshi ve silah bırakması kritik eşik olarak tanımlanıyor ama izleme sistemi nasıl olacak? Dönenlerin hukuki statüsü ne olacak? Entegrasyon planı nasıl işleyecek? Bunların teknik tasarımı yok. Kolombiya’da silahsızlanma Birleşmiş Milletler doğrulamasıyla yürütüldü. Bu mekanizma olmasaydı taraflar birbirinin silah bırakıp bırakmadığını kabul etmeyebilirdi. Güven sadece siyasi iradeyle değil, kurumsal mekanizmalarla üretilir.”

Lider kadroların hukuki statüsü konusunun da kritik olduğunu öne süren Çelik, dünya örneklerinde üst düzey isimlerin rolünün netleştirilmediği süreçlerin kırılganlaştığını belirterek, “Barış süreçlerinin en zor sorusu lider kadro ne olacak sorusudur. Bu netleştirilmeden kalıcı silahsızlanma zor. Raporda bu konuda açık bir çerçeve yok. Muğlak bırakılmış” diye konuştu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.