Ruşen Çakır, “İmamoğlu unutuldu” eleştirilerine yanıt vererek Ekrem İmamoğlu’nun iktidarın baskılarına rağmen siyasetin merkezindeki yerini koruduğunu savundu.
Gazeteci Ruşen Çakır, “Ekrem İmamoğlu’nu unuttuk mu? ” başlıklı son yayınında Ekrem İmamoğlu’nun Türkiye siyasetindeki merkezi konumunu ve iktidarın baskılarına rağmen neden gündemden düşmediğini değerlendirdi. Çakır, hem muhalefetin hem de Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) bu süreçteki sorumluluğuna dikkat çekti.
Çakır, bir izleyicinin “Ekrem İmamoğlu’nu unuttunuz” eleştirisine atıf yaparak, İmamoğlu hakkında çok sayıda yayın yaptığını ve hatta bir programı nedeniyle “dezenformasyon” suçlamasıyla yargılandığını hatırlattı. İmamoğlu’nun unutulmasının mümkün olmadığını belirten Çakır, siyasi gündemin hâlâ büyük ölçüde onun etrafında şekillendiğini söyledi.
Berlin’deki gönderme: Kavala, Demirtaş ve İmamoğlu
Çakır, yönetmen Emin Alper’in Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı ödülünü alırken Osman Kavala, Selahattin Demirtaş ve İmamoğlu’nu birlikte anmasının önemine dikkat çekti. Bu vurgunun, İmamoğlu’na yönelik baskıların uluslararası bir platformda da görünür kılınması anlamına geldiğini ifade etti.
“İktidarın hıncı bitmedi”
Çakır’a göre iktidarın İmamoğlu’na yönelik “hıncı” sürüyor. İmamoğlu’nun ailesine uzanan suçlamalar da dahil olmak üzere çeşitli girişimlerin, onu siyaseten etkisizleştirmeye dönük bir çabanın parçası olduğunu savundu.
İmamoğlu’nun özellikle cumhurbaşkanı adaylığı potansiyeli ve seçim kazanma ihtimali nedeniyle hedef alındığını belirten Çakır, 19 Mart süreci olarak anılan dönemin bu açıdan bir kırılma yarattığını söyledi. Bu sürecin, CHP’ye yönelik operasyonların da merkezinde yer aldığını kaydetti.

Muhalefete “sorumluluk” çağrısı
Çakır, devletin medya ve yargı imkânları düşünüldüğünde muhalefetin işinin kolay olmadığını vurguladı. Ancak asıl sorumluluğun CHP ve İmamoğlu’na düştüğünü ifade eden Çakır, ülkeyi yönetme iddiasındaki bir partinin bu baskılara karşı etkili bir siyaset üretmek zorunda olduğunu söyledi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel liderliğinde toplumsal muhalefetin önemli ölçüde partiyle buluştuğunu belirten Çakır, buna karşın oluşan momentumu sürdürmenin ve kalıcı bir değişime dönüştürmenin ciddi bir sınav olduğunu dile getirdi.
“Muhalefetin gerçek lideri”
Diploma tartışmaları ve olası hukuki engellere rağmen İmamoğlu’nun mevcut tabloda muhalefetin lideri konumunda olduğunu savunan Çakır, Mart ayında başlayacak duruşmayla birlikte İmamoğlu’nun yeniden Türkiye gündeminin merkezine oturacağını söyledi.
Çakır, “İktidar istese de istemese de gündemi hâlâ büyük ölçüde İmamoğlu belirliyor. Onu unutturmak mümkün değil” değerlendirmesinde bulundu.








