Ekran ışığında karanlık casino: Kumara başlama yaşı 15’e indi

Türkiye’de kumara başlama yaşı 15’e indi; 6,8 milyon kişi hayatında en az bir kez kumar oynadı. 20 liralık kuponla başlayan Mehmet ise bir yılda 5 milyon lira kaybetti, ailesinin iki evi gitti.

Ekran ışığında karanlık casino
Ekran ışığında karanlık casino: Kumara başlama yaşı 15’e indi

20 liralık kuponla başlayıp 5 milyon kaybedince ailesinin iki evini satarak kurtulan Mehmet… Büyük oynayıp, büyük kaybeden VIP kullanıcılar… Bir milyon liraya dayanan borcu nedeniyle intihar etmeye çalışan Ahmet… Bahis sitesinin canlı destek hattı çalışanı Ayaz… Kendi banka hesabını kullandıran, daha sonra arkadaşlarının hesaplarını toplayan Ömer…

Cep telefonuna indirilen bir uygulama veya sosyal medya reklamları üzerinden kolayca giriliveren, Telegram ve WhatsApp grupları ile örgütlenen; kazananların, kaybedenlerin, tuzağa düşürülenlerin, hatta istihdam edilenlerin birbirlerini hiç görmediği; casinoların dev avizeleri yerine ekran ışığı ile aydınlanan koca bir dijital endüstri… Yasa dışı bahis ve kumarın tüm yönlerini sistemin tüm taraflarıyla konuştuk.

Ekran ışığında karanlık casino
Ekran ışığında karanlık casino

“Aylarca çalışsam o paraları kazanamazdım ama…”

Yasal bahisle başlayan bir “eğlence”, yasa dışı internet siteleriyle derinleşen bir bağımlılığa dönüştü. 28 yaşındaki Mehmet, yasa dışı bahis tuzağına düşen binlerce gençten biri:

“Kumara yasal bahisle başladım. Sonra daha yüksek kazanç vaadi sunan yasa dışı sitelere geçtim. Önce kazandım, kendime güvenim geldi. Daha büyük oynamaya başladım. Kaybettiğimde duramadım, bir yılda 5 milyon lira kaybettim. Ailemden kalan iki evi satmak zorunda kaldım.”

Yıllardır kumar bağımlılığı ile mücadele eden Mehmet, İstanbul’da yaşıyor. Gerçek isminin kullanılmaması şartıyla konuşmayı kabul etti. Üniversite yıllarında “küçük bir deneme” olarak başladığı bahis serüveninin nasıl kontrol edilemez bir yıkıma dönüştüğünü anlattı.

Mahallesindeki iddia bayisine ilk kuponunu yatırdığında 22 yaşındaydı Mehmet. 20 lira koyup 150 lira kazandı. Bir daha oynadı, yine kazandı. O günlerde cebine giren paralar küçük olsa da, başarı duygusu büyüktü. Sonrası hızlı geldi…

Bir gün arkadaşı, bir internet sitesi linki gönderdi. Yasal bahisten daha yüksek kazanç vadeden, ödüller ve bonuslar veren, renkli arayüzleriyle sanal bir casino olarak kullanıcıları tuzağa çeken sistemin kapısı aralanmış oldu. Mehmet o an için, “Sonun başlangıcıydı” diyor:

“Birçok arkadaşım önemli paralar kazanıyordu. Bahisten kazandığı parayla araba alan, yurt dışına tatile gidenler bile vardı. Başlarda ben de ciddi miktarlar kazandım. Çalışarak birkaç ayda kazanılacak paraları siz bir anda hesabınızda görüyorsunuz. Bu ülkede geleceğini göremeyen, atanamayan, düşük ücretlere çalıştırılan gençler için bunun ne demek olduğunu tahmin edersiniz. Ama bir süre sonra kaybetmeler başlıyor. Ve siz durmak için artık çok geç kalıyorsunuz.”

Cep telefonundaki kumarhane

Türkiye’de kumarhanelerin 1998 yılında kapatılması sonrası yasal bahis ve kumar, özellikle dijitalleşmeyle birlikte günlük hayatın sıradan bir parçası hâline geldi. 2000’li yılların başında Milli Piyango, Sayısal Loto, Spor Toto ve at yarışları ile sınırlı olan sistem, 2010’lu yıllarda genişledi; asıl kırılma ise 2020’deki özelleştirme sonrası yaşandı. Mobil uygulamalarla 7 gün 24 saat erişilebilir hâle gelen şans oyunları, birkaç saniyede kupon yapılabilen bir yapıya dönüştü. Bu dönüşüm, yasal bahis hasılatında ciddi bir artışı beraberinde getirdi. Spor Toto’nun 2003’te 17 milyon dolar olan hasılatı, 2023’te 11,3 milyar dolara yükseldi.

Bugün cep telefonuna indirilen bir uygulama ya da tek tıkla girilen bir internet sitesi, herkesi sanal bir kumarhanenin içine çekebiliyor. Bahis baronlarının kurduğu çark, en çok ekonomik çıkmazda olan, gelecek kaygısı yaşayan gençleri ağına düşürüyor. Kimi oyuncu olarak sisteme dahil oluyor, kimi çağrı merkezlerinde ya da finans ağlarında iş gücü olarak kullanılıyor. Çoğu borç, bağımlılık ve yıkımla baş başa.

İnsani Hayat Derneği Başkanı Yunus Çetinkol, sanal bahis ve kumar bağımlılığının toplumsal tahribat yarattığını savunuyor:

“Pandemi ile 2020’de eve kapanan gençler için sanal oyunlara yönelim arttı. Gerek yasal bahis siteleri gerekse yasa dışı bahis ağları bu süreçte reklam ve tanıtımlarla gençlere cazip hâle getirildi. Özellikle yasal bahisteki devlet denetimi algısı ‘burada sorun olmaz’ düşüncesini güçlendirdi. Bu da yasa dışı bahse açılan bir geçiş kapısı yaratıyor. Kumarın yasalı ya da yasa dışısı olmaz. Bugün bir film izlemek için bile kaçak sitelere giren gençler, izleyecekleri filme ulaşana kadar birkaç tane yasa dışı bahis sitesinin reklamı ile karşılaşıyor. Bu ağların durdurulması için hem yasal bahis alanlarında bir düzenleme yapılmalı hem de gençlerin bu sisteme çekilmesinin ardındaki psikolojik, toplumsal ve ekonomik nedenlerin araştırılması lazım.”

Ekran ışığında karanlık casino: Kumara başlama yaşı 15'e indi
Ekran ışığında karanlık casino: Kumara başlama yaşı 15’e indi

Kumara başlama yaşı 15’e düştü

Yeşilay ve Sağlık Bakanlığı’nın birlikte hazırladığı “Kumar Raporu”, gençler arasında kumar bağımlılığının 2025 tablosunu çizdi. Buna göre Türkiye’de kumara başlama yaşı 15. 15 yaş üzerindeki her 10 kişiden biri hayatında en az bir kez kumar oynadı. Ki bu, yaklaşık 6,8 milyon kişi demek. Kumar oynayanların yüzde 71’i 15-24 yaş arasında. Yüzde 19’u, ilk kez kumar oynadığında 25-34 yaş aralığındaydı. Rapora göre, sanal bahis giderek bir halk sağlığı sorunu hâline geliyor.

Türkiye’de faaliyet gösteren bahis sitelerinin sadece altısı yasal. Bu sitelerin toplam abone sayısı 27 milyon civarında. Tespit etmesi zor olsa da, yasa dışı kumarın kullanıcı sayısının 15 milyon civarında olduğu tahmin ediliyor.

Haber sürecinde incelediğimiz bazı yasa dışı bahis siteleri ve Telegram kanallarında, “1000 TL yatır, 500 TL bonus kazan”, “Hızlı başlangıçlar, büyük kazançlar” gibi insanı çeken ifadeler yer alıyor. Sadece bir Telegram kanalının 36 bin abonesi var. Yurt dışı merkezli bu sitelerin engellemeleri aşmak için yüzlerce kez domain değiştirdiği görülüyor.

“Neredeyse oynamayan arkadaşım yok”

Mehmet, gençlerin bu ağlarla temasının çoğu zaman bir mesaj ya da reklama tıklamakla başladığını anlatıyor:

“O kadar yaygın ki, neredeyse oynamayan arkadaşım yok. Hiç bulaşmamış biri bile gerek sosyal medya reklamlarıyla gerek SMS ile gerekse arkadaş ortamında şahit olduğu kazançlara kanarak bir şekilde bu ağın içine çekiliyor. Her yanını saran örümcek ağına takılmamak, özellikle ekonomik sıkıntı yaşayan, kolay paranın cazibesine kapılan biri için çok zor. Zaten yasa dışı bahis siteleri de bunun üzerinden bir kurgu yapıyor. İlk kazançlar da tesadüf değil. Sana önce kazanma umudu satıyor, sonra kazandırıyor. Ancak hemen ardından kazandığın tüm parayı kaybetmeye başlıyorsun.”

Mehmet’i de kumar bağımlılığı zaman içinde önce finansal, sonra ruhsal ve en nihayetinde hayati bir yıkıma sürükledi:

“Kaybetmeye başladığımda önce önemsemedim. Kazanırım nasılsa diye düşündüm. Kaybettikçe daha çok oynadım, daha çok oynadıkça borçlanmaya başladım. Kredi kartım dolmuştu; kredi çektim. Hiç unutmuyorum; 300 bin liralık krediyi bir saatte çektim, 15 dakikada kaybettim. Kendimi durdurmaya çalıştıkça kafamdaki ses, ‘hadi, bir dahakine tüm kaybı telafi edeceksin’ diyordu. Ailemden, çevremden borçlar alarak oynamayı sürdürdüm. Arkadaşlarım da bahis oynadığı için kazananlardan yüklü paralar alabiliyordum. Sonrasında onların da bana verecek parası kalmadı.”

İyileşmek için akıllı telefonu bıraktı

Kocaman bir borç yüküyle karşı karşıya kaldı Mehmet. Panik atak geçirmeye başladı, atakların arası sıklaştı. Kumar yoksunluğunu içerek atlatmaya çalıştı:

“Artık canımdan başka hiçbir şeyin kalmadığını düşünüyordum. Ailem kumar bağımlılığımı ve borçlarımı bu süreçte öğrendi. Hâlime acıyan annem, elinde kalan iki evi satarak borçlarımı ödedi. Küçük de olsa bir ev alacak kadar para kalmıştı. Bir süre tedavi gördüm. O süreçte bahis sitelerine girmemek için akıllı telefon bile kullanmadım.”

Mehmet, bugün 30 yaşında. Bir yıldır kumar oynamadı. Bir restoranda 40 bin lira maaşla çalışıyor. “Evet, belki zar zor geçinecek kadar para kazanıyorum ama en azından bir simülasyonun içinde değil, gerçek dünyadayım,” diyor.

Haber: Müzeyyen Yüce


Müzeyyen Yüce kimdir?

Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü mezunu. Mesleğe 2013 yılında DHA’da stajyer olarak başladı. Antalya Körfez Gazetesi, Gazete Duvar ve Artı Gerçek’te muhabir olarak çalıştı. Meslek hayatına, serbest muhabir olarak devam ediyor.

Proje hakkında

Medya Özgürlüğüne Destek – Güçlü Dayanışma, Güçlü Medya” projesi Avrupa Birliği tarafından finanse edilmekte ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Gazeteciler Cemiyeti (GC) ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti (IGC) tarafından yürütülmektedir. Programın genel amacı, “Türkiye’de medya çoğulculuğunun ve özgür basının güçlendirilmesine” katkıda bulunmaktır.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.