AYM Başkanı Kadir Özkaya, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının icrasında sistemsel bir sorun bulunmadığını savundu. Ayrıca Özkaya, HDP kapatma davasının esastan inceleme aşamasına yaklaştığını, yapay zekânın ise Eylül 2026’da devreye gireceğini duyurdu.

Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, Ankara’da düzenlenen iftar programında gündemdeki konulara ilişkin konuştu. AYM ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının icrası, HDP kapatma davası, Can Atalay ile Selahattin Demirtaş dosyaları ve yapay zekâ planları bu değerlendirmelerin odağında yer aldı.
83 kararın icrası henüz tamamlanmadı
Özkaya, icra süreci tamamlanmamış 83 AİHM kararı bulunduğunu belirterek bu kararların büyük bölümünde sürecin hâlâ devam ettiğini, bir kısmının ise teknik nedenlerle henüz yerine getirilemediğini aktardı. Tablonun bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Özkaya, “İstatistikler bize durumun aslında böyle olmadığını açık bir şekilde gösteriyor” diyerek ortada sistemsel bir sorun görmediğini ortaya koydu.
Son beş yılda yaklaşık 55 bin başvurunun kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu gerekçesiyle kabul edilemez bulunduğunu aktaran Özkaya, yalnızca 2025 yılında bu kapsamda 9 bin 100 başvurunun reddedildiğini belirtti. Bu rakamların AYM’nin kanun yolu şikâyetlerini titizlikle ayıkladığını ortaya koyduğunu vurguladı.
HDP davasında esastan inceleme aşamasına gelindi
HDP kapatma davasına ilişkin ayrıntılı bilgi veren Özkaya, iddianamenin 840 sayfa olduğunu, ekinde 60 klasör ile yaklaşık 200 GB dijital materyal bulunduğunu aktardı. 520 kişinin eyleminin kapatma gerekçesi olarak gösterildiğini, bunların 451’i hakkında yasaklılık kararı istendiğini belirten Özkaya, söz konusu 520 kişi hakkında 4 bin eylemden söz edildiğini ve bu eylemlerin yaklaşık 3 bin davaya karşılık geldiğini vurguladı. Dava başından itibaren 4 raportörün görevlendirildiğini de aktardı.
Özkaya, davanın geldiği noktayı şöyle özetledi:
“Teknik anlamda dosyada sona gelindiğini söyleyebiliriz; bir başka ifadeyle Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemesine başlanmasına gelme durumundayız.”

Can Atalay ve Demirtaş dosyalarına ilişkin değerlendirme
Özkaya, AYM’nin Can Atalay hakkında üç karar verdiğini hatırlatarak ilk iki kararda milletvekilliği sıfatı devam ettiği sürece yargılamanın durması gerektiği yönündeki görüşe imza attığını belirtti. Üçüncü kararda ise Anayasa’nın 84. ve 85. maddelerini gözettiği için karşı oy kullandığını aktararak Mahkeme çoğunluğunun önceki iki ihlal kararını da göz önünde bulundurarak farklı bir yorumla esasa girerek karar verdiğini aktardı.
Selahattin Demirtaş dosyasına ilişkin ise Özkaya, yetkinin sınırlarını net biçimde ortaya koydu: “Bizim, AİHM’nin ihlal kararlarının yerine getirilmesini temin etmeye yönelik yetkimiz yok.” Bununla birlikte AİHM ihlal kararının gereğinin yerine getirilmediği durumlarda yapılan bireysel başvurularda AYM’nin işin esasını incelediğini ve ihlal tespit ettiğinde kendi kararını verdiğini aktardı.
Yapay zekâ devreye giriyor
Özkaya, AYM’nin yapay zekâ kullanımına geçiş takvimini de paylaştı. “2026 yılının eylül ayı itibarıyla yapay zekâyı hayata geçirmeyi hedefliyoruz” diyen Özkaya, ilk aşamada bireysel başvuru formlarının okunması, özetlenmesi ve kategorize edilmesinde bu teknolojiden yararlanacaklarını aktardı. Yapay zekânın ürettiği çıktılara hukuki değer atfedilmeyeceğini ve tüm sonuçların raportörler tarafından denetleneceğini vurgulayan Özkaya, bu sürecin “raportörlere hazırlık çalışması niteliğinde katkı” sağlamayı amaçladığını belirtti.
İkinci aşamada dosyaların kategorize edilmesinde ve değerlendirme öncesi süreçte yapay zekânın AYM’nin önceki kararlarından hareketle dosyalara ilişkin önerilerde bulunacağını aktaran Özkaya, hata oranının yeterince düşürüldüğü tespit edildikten sonra bu uygulamanın hayata geçeceğini vurguladı. İhlal olup olmadığı gibi hukuki değerlendirme gerektiren aşamalarda ise yapay zekânın devrede olmayacağını özellikle belirtti.







