Kaymakamlığın yasaklamasına rağmen, Sıraselviler üzerinde toplanan kadınlar, ara sokaklardan toplu halde Cihangir Caddesi’ne geçti. Burada okunan basın açıklamasında dünyada yaşanan gelişmelerden de söz edilerek, tek çıkış yolunun feminizm olduğu vurgulandı.

Beyoğlu Kaymakamlığı’nın “8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü”ne izin verilmeyeceğini açıklamasına rağmen, kadınlar Sıraselviler Caddesi’nde bir araya geldi.
Tüm ara sokakların, İstiklal Caddesi’nin kapatılmasına rağmen, Defterdar Yokuşu ve bağlantılı bazı ara sokaklardan Sıraselviler Caddesi’ne çıkmayı başaran kadınlar, yürüyüşü İstiklal Caddesi’nde gerçekleştirmek istedi.
8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü | Kadınlar Sıraselviler'de toplandı pic.twitter.com/ZRCBaYDZNE
— Medyascope (@medyascope) March 8, 2026
Polisin Sıraselviler’den Taksim Meydanı yönünde geçişe izin vermemesi üzerine yürüyüş Akarsu Caddesi üzerinden Cihangir Caddesi’ndeki Cihangir Katlı Otopark’ın önüne doğru yöneldi.
8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü | Sıraselviler'de toplanan kadınlar, Cihangir Caddesi'nde pic.twitter.com/hiUy7cDMzR
— Medyascope (@medyascope) March 8, 2026
8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü | Sıraselviler'de toplanan kadınlar, Cihangir Caddesi'nde pic.twitter.com/7lOgNJC4uP
— Medyascope (@medyascope) March 8, 2026
Ara sokaklardan Cihangir Caddesi’ne ulaşan kadınlar İBB Katlı Otopark önünde basın burada açıklamasını Arapça, Kürtçe ve Türkçe okudu.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Tek seçeneğimiz feminizm”
Bugün burada 24. Feminist Gece Yürüyüşü’nde bir aradayız. Her yıl olduğu gibi coşkumuz, isyanımız ve dayanışmamızla sesimizi yükseltiyoruz.
Bugün bu alana polis barikatlarını aşarak, uzun yollar yürüyerek geldik. Neden mi? Çünkü hepimiz kurtuluşumuzun feminizmde olduğunu, bu dünyada var olmak için tek seçeneğimizin feminizm olduğunu biliyoruz.
Dün, bugün, muhtemelen yarın. Her gün her birini erkeklerin çıkardığı savaşa ve yarattığı yıkıma uyanıyoruz. Yanı başımızda İran’a ABD ve İsrail füzeleri düşerken Türkiye, NATO üslerini kullanıma açarak bu suça ortak oluyor. Bu savaşı “kadınları özgürleştirme” adına meşrulaştırmaya çalışan İsrail’in hapishanelerinde Filistinli kadınlar işkence görüyor. Suriye’de ABD desteğiyle iktidarda olan HTŞ, Alevi, Kürt, Arap, Dürzi kadınları öldürüyor. Epstein dosyalarını ve kendi suç ortaklığını örtmek için elinden geleni yapan Trump, ancak düşmanını bombalamak için işlevli olduğunda kadınların özgürlüğünü aklına getiriyor. Biz bu yalanı Irak’tan, Afganistan’dan biliyoruz! Dünyayı kimlerin talan ettiğini, bizlerden çalıp nasıl da zenginleştiklerini izliyoruz. Bizleri açlıkla sınayıp cebimizdeki üç kuruşa, ağzımızdaki iki lokmaya göz koyarlarken hem de. Bizleri birbirimize düşman ederken gücüne güç katanları görüyoruz. Hepimizin yaşamını nasıl da soluksuz bıraktıklarını. Bildiğimiz dünyanın alaşağı olduğu şu günlerde, bu karanlığa kapılmamak, umutsuzluğa alışmamak ve erkeklerin yarattığı bu düzene razı gelmemek gerektiğini birbirimize hatırlatıyoruz. Tam da bu yüzden bir yandan islamcı diktatör rejimlere karşı direnirken diğer yandan ABD ve İsrail saldırganlığına karşı “bizim özgürlüğümüz sizin ellerinizle gelmeyecek” diyen kadınların sesine ortak oluyoruz.

Yüzyıllardır erkekler biz kadınların sırtından geçiniyor, kadınların karşılıksız emeği sayesinde karnı tok, sırtı pek bir hayat sürüyor. Kadınların ev içinde yeniden ürettiği yaşam sayesinde kamusal hayatta boy gösteriyor, ücretli işlerde rahatça çalışıp statü elde edebiliyor. Kadınların cinselliklerini kontrol ediyor, adına sevgi diyerek kadınların kendi hayatları üzerindeki karar alma haklarını gasp ediyor. Kadınların kendilerine tabi olduğuna dair sarsılmaz inançla, kadınlara şiddet uygulamayı, öldürmeyi kendilerine hak görüyor. Bazen arkalarına bir tarikatı, bazen bir çeteyi, bazen devletin savcısı olmanın gücünü alarak. Önleyici koruyucu politikaların uygulanmamasından, cezasızlıktan, kadınların en temel haklarının; medeni kanunun, boşanmanın, nafakanın, kürtajın sürekli tartışma konusu yapılmasından, saldırı altında olmasından besleniyor erkekler.
“Feminizmin değiştirme gücünün yarattığı tehlikenin farkındalar”
Yok “aile yılı”, yok bizi cinsiyetsizleştirecekler diyerek, işi cinsiyeti denetlemeye kadar vardırıp “cinsiyetine uygun olmayan davranışlar” diye uyduruk kategoriler yaratarak transların hormona erişimini ve yaşam hakkını engellemeye, temelde erkeklerin kadınlar üzerindeki egemenliğini korumaya çalışıyorlar. Çünkü bu egemenliğin tehlikede olduğunu biliyorlar, çünkü feminizmin değiştirme gücünün yarattığı tehlikenin farkındalar. Çünkü bu düzen değişecek. Bugün burada olan/olamayan, kendi hayatında patriyarkaya karşı mücadele veren her kadın sayesinde.
Bizler, yüz yıl önce bu sokakta yürüyen bir kadının belki ancak hayal edebileceği bir mücadeleyi gerçek kılarak erkeklerin kadınlara karşı işledikleri suçları nasıl açığa çıkardıysak, yeni bir dünyayı da böyle kuracağız. Feminist dayanışmamız sayesinde. Kendi hayatlarımıza yön vermek, özgür olmak, bedenimize, emeğimize, cinselliğimize, kimliklerimize sahip çıkmak için. Geleceğimize sahip çıkmak için.
Kurtuluşumuz feminizmde diyoruz. Kurtuluş birlikte, feminist dayanışma ile mümkün. Kendi yaşamlarımızdan, bizden önce gelen tüm kadınlardan öğrendiklerimizle dünyayı dönüştüreceğiz. Çünkü barış içinde, çünkü düşman olmadan, çünkü eşit ve adil bir hayat kurarak yaşamanın mümkün olduğunu feminizmden öğrendik.
Bu nedenle tekrar ediyoruz: yaşasın feminist mücadelemiz!

Sıraselviler için çağrı yapılmıştı
8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü Komitesi’nin, yürüyüşe saatler kala X hesabından yaptığı paylaşım şöyleydi:
Metronun Taksim istasyonu kapalı olsa da Şişhane’nin yalnızca İstiklal çıkışı kapalı olacak. Mümkün olduğunca erken gelip 19.30’da Sıraselviler’e çıkabilecek şekilde etraftaki kafelerde, tanıdığımız evlerde konumlanabiliriz.
23 yıldır Feminist Gece Yürüyüşümüzden vazgeçmedik, bu yıl da geçmiyoruz ve 24. yürüyüş için 19.30’da Sıraselviler’de buluşuyoruz!
Eylem yerine ulaşana kadar mümkün olduğunca toplu durmak yerine ikili üçlü gruplar halinde hareket etmeye, slogansız ve dövizsiz Sıraselviler’e ulaşmaya çalışalım. 19.30’da Sıraselviler’de 24. Feminist Gece Yürüyüşündeyiz!

Beyoğlu Kaymakamlığı yasaklamıştı
8 Mart Kadınlar Günü dolayısıyla Taksim’de bu akşam gerçekleştirilecek olan geleneksel yürüyüş öncesi Beyoğlu Kaymakamlığı “kamu düzeni ve toplumsal barışı bozabilecek eylemlere sebebiyet verebileceği” gerekçesiyle ilçede eylem yasağı getirmişti.
Yasak kapsamında saat 15.00 itibariyle Taksim Meydanı ve Gezi Parkı, İstiklal Caddesi ve ara sokaklar, Tünel Meydan ve çevresinin ile Sıraselviler Caddesi ve ara sokakları araç ve yaya trafiğine kapatıldı.
- Fotoğraf ve videolar: Aliye Altınışık (Medyascope), Duygu Köseoğlu (Medyascope)
- Üniversiteyi kazanan ve koronavirüs nedeniyle okula gidemeyen dindar ailelerin çocukları anlatıyor (3): “Her gün kaç evde ikna odası kuruluyor farkındalar mı, farkında mıyız?”
- Taksim’deki Onur Yürüyüşü’ne polis müdahalesi: 373 gözaltı
- Kılıçdaroğlu Meclis’te milletvekili sıfatıyla son kez seslendi: “Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracak”
- Kadınlar ve LGBTİ+’lar Feminist Gece Yürüyüşü’nde: “Sokakları da meydanları da terk etmiyoruz”
- 20. Onur Haftası Yürüyüşü’nde gözaltına alınanlar Medyascope’a konuştu: “Polisler, ‘Siz hangi türsünüz?’ diyerek dalga geçiyordu”








