Transatlantik: İran savaşının gidişatı | Halkbank davası tatlıya bağlanıyor

Transatlantik’te bu hafta Ruşen Çakır, Gönül Tol ve Ömer Taşpınar, İsrail ve ABD’nin İran’a saldırılarıyla başlayan savaşın gidişatını ve Türkiye-ABD ilişkilerini uzun yıllardır etkilen on yıllık Halkbank davasını değerlendirdi.

Transatlantik’te bu hafta: Halkbank davası ve İran savaşı

İsrail ve ABD güçleri İran içinde yeni saldırılar düzenledi. Başkent Tahran’da gece boyunca patlamalar duyuldu ve dumanların yükseldiği görüldü. İranlı yetkililer saldırılarda onlarca kişinin hayatını kaybettiğini söyledi.

ABD Savunma Bakanlığı ise operasyonların İran’ın balistik füze sistemlerini ve deniz gücünü zayıflatmayı amaçladığını açıkladı. Washington’a göre savaşın başlangıcından bu yana İran’daki birçok askeri tesis, füze rampası ve drone merkezi vuruldu.

İran yönetimi ise saldırılara karşı ekonomik baskı uygulayabileceğini söyledi. İranlı yetkililer saldırılar durmazsa petrol akışını engelleyebilceğini açıkladı.

Bu açıklama küresel enerji piyasalarında endişe yarattı. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanabilecek bir kriz petrol fiyatlarının hızla yükselmesine neden olabilir.

ABD Başkanı Donald Trump çatışmaların uzun sürmeyebileceğini söyledi. Trump yaptığı açıklamada savaşın “yakında sona erebilceğini” ifade etti.

Ancak Trump aynı zamanda İran petrol sevkiyatını durdurmaya çalışırsa çok sert bir askeri karşılık verileceği uyarısında bulundu.

İran savaşının gidişatı
Transatlantik’te bu hafta: Halkbank davası ve İran savaşı

Dava tatlıya bağlanıyor

Yıllardır Türkiye-ABD ilişkilerinin en hassas başlıklarından biri olan Halkbank davasında sona yaklaşıldı. Reza Zarrab’ın 2016’da tutuklanmasıyla başlayan süreç, Hakan Atilla’nın mahkûmiyeti, Halkbank’a açılan kurumsal dava, Yüksek Mahkeme kararları ve son olarak 9 Mart’taki ertelenmiş kovuşturma anlaşmasıyla yeni bir eşiğe geldi. Peki Halkbank davası nasıl başladı, savcılar Halkbank’ı ne ile suçladı ve bugün gelinen nokta ne anlama geliyor?

ABD’de görülen Halkbank davası, yalnızca bir yaptırım ihlali davası olmadı. Yıllar boyunca Türkiye’de iç siyasetin, Washington-Ankara hattındaki gerilimlerin, İran yaptırımlarının ve uluslararası finans sisteminin nasıl çalıştığına dair büyük bir tartışmanın merkezine yerleşti. Şimdi ise dava, tam bir beraat kararıyla değil, tarafların vardığı bir “ertelenmiş kovuşturma anlaşmasıyla” kapanma aşamasına geldi.

Reuters ve Financial Times’ın aktardığına göre anlaşma henüz mahkeme onayına bağlı, para cezası içermiyor, suç kabulü gerektirmiyor. Buna karşılık Halkbank’ın İran’a fayda sağlayacak işlemlerden kaçınmasını ve bağımsız bir uyum denetimi sürecini öngörüyor. Şartlara uyulursa suçlamaların düşmesi mümkün olacak.

Anlaşmaya göre Halkbank para cezası ödemeyecek, suçlamaları kabul etmeyecek; ancak yaptırımlara uyum bakımından dış denetime tabi olacak ve İran’a fayda sağlayacak işlemlerden kaçınacak. Şartlar yerine getirilirse dosya düşecek.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.