Tarık Çelenk ile Sağduyu (97): İsmail Kara anlatıyor | Nurettin Topçu’nun düşünce dünyası ve mirası

Prof. Dr. İsmail Kara, Nurettin Topçu’nun Batı düşüncesiyle etkileşimini, özgün felsefesini ve Türk düşünce tarihindeki yerini Tarık Çelenk’e değerlendirdi. Kara, Topçu’nun eserleri ve yaşamı hakkındaki bilgilerini paylaşarak, onun “muhafazakar” ve “sağcı” gibi dar tanımlamalara sığmadığını vurguladı.

Videonun özeti

  • Prof. Dr. İsmail Kara, Nurettin Topçu’nun Batı düşüncesiyle etkileşimini ve özgün felsefesini değerlendirdi.
  • Topçu, Fransa’daki eğitiminde bireycilik ve pozitivizmin hâkim olduğu bir ortamda, Blondel’in aksiyon felsefesiyle şekillendi.
  • Kara, Topçu’nun kelamı alt bir yorum olarak değerlendirip tasavvufu en üst yorum seviyesi saydığını belirtti.
  • Topçu’nun ‘İsyan Ahlakı’ tezi, bireyin itirazlarının ötesine geçmesini savunuyor.
  • Kara, Topçu’nun çalışma odasında bulunan Hitler fotoğrafını, isyan ahlakının sembolü olarak yorumladı.
Nurettin Topçu Fransa'ya gitmeseydi ne olurdu? (Video)
Nurettin Topçu Fransa’ya gitmeseydi ne olurdu? (Video)

Prof. Dr. Nurettin Topçu’nun, Fransa’daki eğitimi ve doktora tezi olan “İsyan Ahlakı”nın onun düşünce sisteminin temelini attığını belirten Prof. Dr. İsmail Kara, o dönemde Fransa’da bireycilik, anarşizm ve sosyolojizm gibi akımlar ile pozitivizmin hâkim olmasına rağmen, Topçu’nun Maurice Blondel’in “aksiyon felsefesi” çizgisine yöneldiğini söyledi.

Maurice Blondel’in etkisi

Kara, Nurettin Topçu’nun entelektüel ilgilerini Blondel’in aksiyon felsefesinin şekillendirdiğini belirtti ve Blondel’in Topçu’ya etkisini şöyle anlattı:

“O yıllarda Avrupa’da Blondel’in başını çektiği aksiyon felsefesi, hâkim bir felsefî akım değil. Nurettin Topçu, Türkiye’de yetişmiş, lise tahsilini burada yapmış ve buradaki akımlardan etkilenmiş olduğunu düşünmemiz gereken bir Türk olarak Fransa’ya gidiyor. Buradaki hâkim fikirleri de tercih etmiyor. İsyan fikrini benimseyen bir yol tutuyor. Hayatı boyunca bu fikri sürdürdüğünü hesaba katarsak çok şuurlu bir tercihin olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye’ye döndükten sonra bu çizgiyi aştı. Bu sebeple de Blondel vefat ettiği zaman, hakkında bir yazı yazmadı.”

Tasavvuf anlayışı ve kelam eleştirisi

Nurettin Topçu’nun Fransa’da eğitim gören çoğu arkadaşının aksine, İslami ve tasavvufi konulara yönelmesi ile diğerlerinden ayrıldığını söyleyen Kara; Topçu’nun, tasavvufu, dinin en üst yorum seviyesi olarak gördüğünü, kelamı ise alt bir yorum olarak değerlendirdiğini belirtti.

Kara; Topçu’nun, irade ve insanın “ben” olma yolundaki ferdiyet ve şahsiyet mücadelesi konusunda kelam karşıtı bir tutum sergilediğini söyleyerek, kelamdaki tenzih fikrine (Tanrı’nın diğer varlıklardan mutlak ayrılığı) karşılık, tasavvuf ve mistisizmdeki teşbih fikrini (Tanrı ile varlıkların benzerliği) benimsediğini söyledi.

Hitler fotoğrafı ve “İsyan Ahlakı”

Kara, Topçu’nun yazdığı “İsyan Ahlakı” tezinin tanımını, “kendi itirazlarını aşmak ile başlayıp, toplumun kendine dayattığı değerleri aşıp kademelerin hepsine isyan ederek sonsuzluğa doğru hareket etmesi” olarak yaptı. Kara, Nurettin Topçu’nun çalışma odasında Mehmet Akif, Hüseyin Avni Ulaş ve Adolf Hitler’in fotoğraflarının asılı olmasıyla ilgili “Bu konuda bir açıklama yapmamıştır, ancak bana göre bu üç ismi isyan ahlakının temsilcileri olarak görmesi muhtemeldir. Hitler’i dünya sistemine, kapitalizme ve kapitalizmle ilişkilendirdiği Yahudiliğe karşı bir duruşun sembolü olarak algılamış olabilir” dedi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.