Orban gidici mi? Macaristan seçimleri hakkında bilmeniz gereken her şey

Macaristan seçimleri

İSTANBUL (Guardian, Politico) – Macaristan’da halk, 12 Nisan’da yalnızca bir genel seçim için değil, 16 yıldır ülkeyi yöneten Viktor Orbán’ın kurduğu siyasi düzenin devam edip etmeyeceğine karar vermek üzere sandık başına gidiyor. Avrupa’da tartışmalı bir “model” haline gelen bu iktidar ilk kez ciddi biçimde zorlanıyor. Peki sandıktan çıkacak sonuç, Orbán döneminin sonu mu olacak, yoksa kurduğu sistem bir kez daha onu iktidarda mı tutacak?

Macaristan’da halk yalnızca bir genel seçim için değil, aynı zamanda son 16 yılda kurulan siyasi düzenin devam edip etmeyeceğine karar vermek üzere 12 Nisan’da sandık başına gidecek.

Macaristan seçimleri için seçim kampanyası aylar önce başladı ama aslında bu hikâye çok daha eskiye dayanıyor. 2010’da iktidara gelen Viktor Orbán, geçen 16 yıl içinde yalnızca bir hükümet kurmadı, ülkenin siyasal sistemini baştan aşağı yeniden şekillendirdi. Bugün sandığa giden Macar seçmeni, bir anlamda bu düzenin devam edip etmeyeceğine karar verecek.

Ve bu kez soru her zamankinden daha açık: Orbán gerçekten kaybedebilir mi?

“İlliberal demokrasi”nin mimarı

Orbán, kendisini yıllardır Avrupa’da “illiberal demokrasi”nin savunucusu olarak konumlandırıyor. Orbán için siyaset, yalnızca seçim kazanmak değil, devletin tüm kurumlarını bu çizgiye göre yeniden kurmak anlamına geliyor.

Bu süreçte anayasa değişti, yargı sistemi dönüştü, medya büyük ölçüde iktidar çizgisine yaklaştı. Ülkede hukukun üstünlüğü zayıfladı, devlet giderek merkezileşti.

Orbán ise bu tabloyu farklı anlatıyor. Ona göre Macaristan, Batı’nın liberal değerlerine karşı “ulusal egemenliği” savunan bir kale.

Bu yaklaşım yalnızca iç politikada değil, Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerde de belirleyici oldu. Brüksel ile yaşanan gerilimler, dondurulan milyarlarca euroluk fonlar ve Ukrayna politikası üzerindeki anlaşmazlıklar, Orbán’ı AB içinde “en zor ortaklardan biri” haline getirdi.

Budapeşte’den Avrupa’ya uzanan etki

Ancak Orbán’ın etkisi Macaristan’la sınırlı kalmadı.

Orbán’ın siyaset tarzı Avrupa’da benzer çizgideki liderler için bir referans noktası haline geldi. Slovakya’da Robert Fico, Çekya’da Andrej Babiš, Fransa’da Marine Le Pen ve Hollanda’da Geert Wilders gibi isimler, Orbán’ın çizgisine yakın politikalarla öne çıktı.

Soldan sağa Geert Wilders, Marine Le Pen, Victor Orbán, Matteo Salvini, Tom Van Grieken ve Ainārs Šlesers.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve Almanya’da aşırı sağcı AfD’nin eş lideri Alice Weidel gibi isimler de Orbán’a açık destek verdi.

Bu nedenle 12 Nisan’daki seçim, yalnızca bir ülkenin iç meselesi değil; Orbán’ın temsil ettiği siyasi modelin Avrupa’daki gücünün de bir testi.

Rakip Péter Magyar: İçeriden gelen meydan okuma

Bu seçimleri farklı kılan en önemli unsur ise Orbán’ın karşısındaki isim.

45 yaşındaki Avrupa yanlısı merkez sağcı Péter Magyar, siyasete dışarıdan gelen biri değil. Uzun yıllar boyunca Orbán’ın kurduğu sistemin içindeydi ancak sonrasında koparak, bu yapının işleyişini sert şekilde eleştirmeye başladı.

Péter Magyar.

Magyar’ın kurduğu Tisza Partisi, kısa sürede beklenmedik bir yükseliş yakaladı. 2024 Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde aldığı yüzde 30 oy, bu çıkışı kalıcı hale getirdi.

Magyar, kampanyasında yolsuzlukla mücadele, bağımsız yargı ve medya, AB ile ilişkilerin onarılması gibi başlıklara odaklanıyor. Aynı zamanda Macaristan’ın Rusya’ya olan enerji bağımlılığını azaltmayı vadediyor.

Macaristan seçimleri: Anketler ne diyor?

Son altı ayın anketleri, Magyar’ın liderliğindeki Tisza’nın önde olduğunu gösteriyor.

Ortalama verilere göre muhalefet yüzde 50’ye yaklaşırken, Orbán’ın partisi Fidesz yüzde 39 civarında seyrediyor.

Ancak bu tablo yanıltıcı olabilir çünkü seçmenlerin yaklaşık dörtte biri hâlâ kararsız. Üstelik destek dağılımı keskin biçimde ayrışmış durumda. Fidesz, özellikle yaşlı ve kırsal seçmenlerde güçlü kalırken, Tisza gençler ve şehirli seçmenler arasında öne çıkıyor.

“Özgür ama adil olmayan” bir yarış mı?

Macaristan’daki seçimler, uluslararası gözlemciler tarafından sık sık “özgür ama adil değil” şeklinde tanımlanıyor. Bunun temel nedeni, yıllar içinde yapılan sistem değişiklikleri.

Parlamento 199 sandalyeye düşürüldü. Bunun 106’sı dar bölge, geri kalanı ise parti listeleri üzerinden belirleniyor. Seçim çevrelerinin eşitsiz dağılımı, iktidar lehine bir avantaj yaratıyor. Bazı bölgelerde daha az oyla daha fazla temsil mümkün hale geliyor.

Buna medya yapısı da ekleniyor. Özellikle kırsal bölgelerde seçmenlerin büyük bölümü yalnızca hükümetin mesajlarını dinliyor. Yurtdışındaki seçmenlere tanınan oy kullanma kolaylıkları ve “seçmen taşınması” gibi tartışmalı uygulamalar da sistemin adilliğini sorgulatan unsurlar arasında.

Orbán’ın “Rubik küpü”

Uzmanlara göre Macaristan’daki seçim sistemi, dışarıdan bakıldığında anlaşılması zor bir yapıya sahip. Bu nedenle seçimler sık sık bir “Rubik küpü”ne benzetiliyor: Parçalar sürekli değişiyor ama sonunda kazanan çoğu zaman aynı oluyor.

Nitekim 2022 seçimlerinde de muhalefet anketlerde güçlü görünmesine rağmen Orbán bir kez daha parlamentoda üçte iki çoğunluğu elde etmeyi başarmıştı.

Seçim gecesi ve sonrası neler olabilir?

12 Nisan gecesi için üç temel senaryo konuşuluyor.

İlk ihtimal, Magyar’ın net bir zafer kazanması ve Orbán’ın sonucu kabul etmesi. Bu durumda Macaristan ile AB arasındaki ilişkilerin yumuşaması bekleniyor.

İkinci ihtimal, muhalefetin kazanması ancak Orbán’ın sonucu tartışmaya açması. Bu senaryo, yalnızca Macaristan’da değil, AB içinde de ciddi bir krize yol açabilir.

Üçüncü ihtimal ise Orbán’ın bir kez daha seçimleri kazanması. Bu durumda mevcut siyasi çizginin daha da sertleşmesi ve Avrupa ile gerilimin artması olası görünüyor.


Macaristan seçimleri, nüfusu ve ekonomik büyüklüğü sınırlı bir ülkenin çok ötesinde bir anlam taşıyor. Çünkü bu seçim, yalnızca bir liderin iktidarda kalıp kalmayacağını değil, aynı zamanda Avrupa’da son yıllarda güç kazanan bir siyasi modelin geleceğini de belirleyecek.

12 Nisan’da sandıktan çıkacak sonuç, bu yüzden sadece Budapeşte’de değil, Brüksel’den Paris’e, Ankara’dan Moskova’ya kadar geniş bir coğrafyada dikkatle izlenecek.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.