İSTANBUL (Medyascope) – Almanya’dan tatil için geldikleri İstanbul’da fosfin gazı zehirlenmesi sonucu hayatını kaybeden Böcek ailesinin dört üyesine ilişkin dava, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. İlk duruşmada 5’i tutuklu 6 sanık hakimle yüz yüze gelirken, mahkeme resepsiyon görevlisi Muhammad Moeen Ud Din Chishti’nin tahliyesine karar verdi.

Haber özeti:
- Böcek ailesi davasında ilk duruşma İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı; 6 sanık hakim karşısına çıktı.
- Otel sahibi Hakan Oğlak, olayın ilaçlamadan kaynaklandığı iddiasını reddetti ve tahliye talep etti.
- Resepsiyon görevlisi Muhammad Moeen Ud Din Chishti, o gece oteli yemeğe kilitlediğini ve olaydan haberi olmadığını belirtti.
- İlaçlama şirketi sahibi Zeki Kışı, teknik bilgisi olmadığını ve eğitim vermediğini kabul etti.
- Mağdur aileleri, sanıkların en ağır cezayı almasını istedi; duruşma 26 Haziran’a ertelendi.
Bilmeniz gerekenler:
İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan ilk duruşmada, aralarında otel sahibi ile ilaçlama firması yöneticilerinin de bulunduğu 5’i tutuklu 6 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşma saat 11.00’de kimlik tespitiyle başladı, 4 sanık duruşmaya bizzat katılırken diğerleri SEGBİS ile bağlandı.
Otel sahibi sorumluluğu reddetti
Tutuklu sanık otel sahibi Hakan Oğlak, olayın ilaçlamadan kaynaklandığı iddiasını reddederek “Ölümlerin ilaçlamaya bağlı olduğuna inanmıyorum, ilaçlamayı ben ya da çalışanlarım gerçekleştirmedik” dedi.
İlaçlama şirketini Google yorumları ve referansları nedeniyle seçtiklerini belirten Oğlak, “DSS ilaçlama şirketinin sertifikasız olduğunu nereden bilebilirdim?” diye sordu. 101 numaralı odaya uygulanan ilaçlamanın 202 numaralı odayı etkilemesinin mümkün olmadığını da öne süren Oğlak, 5 aydır tutuklu bulunduğunu ve bacağındaki yaranın cezaevi koşullarında ağırlaştığını belirterek tahliye talep etti.
Resepsiyonist oteli kilitleyip yemek yemeye gittiğini söyledi
Resepsiyon görevlisi tutuklu sanık Muhammad Moeen Ud Din Chishti ise olayın yaşandığı gece gece 01.00’de acıktığı için otelin kapısını kilitleyip yakınındaki bir kebapçıya gittiğini anlattı. Dönerken kapının önünde ambulans gördüğünü söyleyen Chishti, “Kapıyı açtım ve aileye yardım ettim, ilaçlamadan haberim yoktu” dedi. Savcılık ise kamera görüntülerine dayanarak baba Servet Böcek’in kilitli kapıyı kırmaya çalıştığını, çevredeki vatandaşların yardım etmeye çalıştığını, ardından resepsiyon görevlisinin gelerek kapıyı açtığını tespit etmişti.
- Böcek ailesinin ölümü: İddianame kabul edildi, ilk duruşma 21 Nisan’da
- Böcek ailesinin ölümüne ilişkin iddianame tamamlandı
- Böcek ailesinin otopsi raporu savcılığa sunuldu: Fosfin maddesi tespit edildi
- Böcek ailesinin ölümü: Gıdalarda uygunsuz madde bulunmadı, 4 kişi daha tutuklandı
İlaçlama firması sahibi: “Teknik bilgim yok”
İlaçlama firması sahibi tutuklu sanık Zeki Kışı ise savunmasında “Ben sadece firma sahibiyim, ilaçlama işiyle ilgili teknik bilgim yok” dedi. Çalışanlarına herhangi bir eğitim vermediklerini de kabul eden Kışı, ilaçlamayı salgın dönemindeki tek kullanımlık cerrahi maske ve plastik eldivenle gerçekleştiren Doğan Caferoğlu’nun sertifikasının da bulunmadığı ortaya çıktı. Firmanın oğlu Serkan Kışı ise “Benim kimyasal seçme gibi bir yetkim yok” dedi. Mahkeme başkanı bu savunmaları değerlendirerek “Hiçbir tedbir almamışsın. Bilmiyorsanız, işi ehline bırakacaksınız” uyarısında bulundu.

Mağdur aileleri en ağır cezayı istedi
Servet Böcek’in annesi Cemile Yılmaz SEGBİS ile duruşmaya katılarak “İki tane yavrunun, iki tane torunumun günahı neydi? Sonuna kadar herkesin en ağır cezaya çarptırılmasını istiyorum” dedi.
Çiğdem Böcek’in annesi Aysu Çelik ise “Bayramda gittim, çocuklarımın toprağına sarıldım. 6 yaşını toprağın altında doldurdu” diyerek davayı sonuna kadar takip edeceklerini belirtti. Duruşma savcısı tüm tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamını talep ederken, mahkeme resepsiyon görevlisi Chishti’nin tahliyesine hükmetti. Duruşma 26 Haziran’a ertelendi.
Ne olmuştu?
Almanya’dan 9 Kasım 2025’te İstanbul’a gelen Böcek ailesi, Fatih’teki Harbour Suites Old City Hotel’de konaklamaya başladı. Aile 12 Kasım sabahı taksiyle hastaneye gitti ve tedavinin ardından otele döndü. 13 Kasım 2025 gece 01.00 sıralarında yeniden rahatsızlanan aile bu kez ambulansla hastaneye kaldırıldı. 6 yaşındaki Kadir Muhammet ile 3 yaşındaki Masal aynı gün müdahaleye rağmen hayatını kaybetti. Anne Çiğdem Böcek 14 Kasım’da, baba Servet Böcek ise 17 Kasım’da yaşamını yitirdi.
Otopsi raporu yediklerinde değil odada zehir buldu
Başlangıçta gıda zehirlenmesi ihtimali üzerinde durulan soruşturmada midyeci, kokoreççi, lokumcu ve kafe işletmecisi gözaltına alınmıştı. Adli Tıp Kurumu raporunun ardından tablo değişti. Otelden alınan havlu, maske ve oda süprüntü örneklerinde fosfin maddesi tespit edildi, ailenin yediklerinde ise herhangi bir zehre rastlanmadı.
Bu tespitlerin ardından gıda işletmecileri tahliye edilirken Laleli’deki otelin sahip ve çalışanları ile DSS İlaçlama firması sorumluları tutuklandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede Hakan Oğlak, Zeki Kışı, Serkan Kışı, Doğan Caferoğlu ve Muhammad Moeen Ud Din Chishti hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 2 yıl 8 aydan 22,5 yıla kadar hapis cezası istendi.
Rustemsha Batyrov hakkında ise “taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi.








