İSTANBUL (Medyascope) – Eski İçişleri Bakanı ve AKP İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, kendisi hakkında “Vali’yi Bakan akladı” yönünde çıkan haberlere tepki gösterdi. Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin, “Bu soruşturma; sadece kastedenler ve örtbas edenler açısından değil, varsa ihmal edilmiş her bir nokta bakımından da, ucu nereye kadar giderse gitsin kararlılıkla yürütülmelidir” dedi.

Haberin özeti
- Süleyman Soylu, Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin çıkan haberlere tepki gösterdi.
- Soylu, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’i koruduğu iddialarını yalanladı.
- Süleyman Soylu, iftira kampanyası yapıldığını ve haberlerin çarpıtıldığını belirtti.
- Süleyman Soylu, suçluların hesap vereceğini ve adaletin yanında olduğunu vurguladı.
Son dakika haberlerini Medyascope’tan takip edin.
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolduğu 5 Ocak 2020 tarihinde dönemin İçişleri Bakanı ve AKP İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin kendisiyle ilgili basında yer alan haberelere tepki gösterdi.
Gülistan Doku soruşturması kapsamında 21 Nisan’da tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’i İçişleri Bakanlığı döneminde koruduğu yönünde yapılan haberlere tepki gösteren Soylu, Evrensel, Sözcü ve Milli Gazete‘nin kendisiyle ilgili yaptığı haberlerin gösellerini paylaştı.

“Öteki dünyada hesabınız ağır olacak”
Süleyman Soylu, Tunceli Milletvekili Polat Şaroğlu’nun 26 Ocak 2022’de kendisinin cevaplaması istemiyle verdiği soru önergesi ve bu soru önergesine verdiği cevabın görsellerini de paylaşarak sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Milli Gazeteciler! Yıllardır, Allahtan korkmadan, şahsıma yönelik iftira kampanyalarınızı devam ettiriyorsunuz. Bunu yaparken Müslümanlığı da kimseye bırakmıyorsunuz. İnancımızda iftira ve zan, kendi kardeşinin etini yemek kadar tiksindirici kabul edilir. Bir milletvekilinin, bakanlık dönemimizde olayla ilgili sorduğu sorulara; yürüyen bir soruşturma çerçevesinde, yalnızca o somut sorularla sınırlı kalınarak ve Başsavcılığın yürüttüğü soruşturma da gözetilerek cevap verilmiştir.
O sorulara verilen cevaplar ile yaptığınız haberlerin konusu tamamen çarpıtmadır yalandır; iftiradır. Tüm bunları çarpıtıp, masum bir kızımızın acısı üzerinden, şahsımla alakalı neredeyse muhalif tüm yayın organlarının aynı cümlelerle tek bir merkezden koordine ettikleri belli olan ‘sipariş haberlerle’ kin ve öfke kusanlara cevabım nettir: Devletin dini adalettir. Bir masumun canı; hepimizden, makamlardan ve mevkilerden daha azizdir.
Bu soruşturma; sadece kastedenler ve örtbas edenler açısından değil, varsa ihmal edilmiş her bir nokta bakımından da, ucu nereye kadar giderse gitsin kararlılıkla yürütülmelidir. Bilesiniz… Öteki dünyada hesabınız ağır olacaktır. Allah doğruların yanındadır. Aşağıda; milletvekilinin sorduğu sorular, Emniyet Genel Müdürlüğü üzerinden verilen cevaplar, iftira ve çarpıtma içeren haberleriniz ile birlikte hareket ettiğiniz diğer yayın organlarının aynı cümlelerle yayımladığı haberler…”
Milli Gazeteciler!
— Süleyman Soylu (@suleymansoylu) April 26, 2026
Yıllardır, Allahtan korkmadan, şahsıma yönelik iftira kampanyalarınızı devam ettiriyorsunuz.
Bunu yaparken Müslümanlığı da kimseye bırakmıyorsunuz.
İnancımızda iftira ve zan, kendi kardeşinin etini yemek kadar tiksindirici kabul edilir.
Bir… pic.twitter.com/UjXi0tfyyj
Gülistan Doku kimdir? Soruşturmada neler oldu?
1999 Diyarbakır doğumlu Gülistan Doku, Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nde ikinci sınıf öğrencisiydi. 5 Ocak 2020’de Tunceli’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadı.
Doku’nun dönmemesi üzerine arkadaşları endişelenip Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü’ne başvurdu ve ailesine haber verdi.
Doku ailesi, 6 Ocak 2020’de Emniyet Müdürlüğü’ne Gülistan Doku için kayıp başvurusunda bulundu. Emniyet, Gülistan Doku’nun arkadaşlarıyla görüştü, telefon sinyallerini ve şehirdeki MOBESE kayıtlarını izledi. İncelemeler sonucunda Doku’nun Atatürk Mahallesi’ndeki minibüs durağından üniversiteye giden araca bindiği ancak üniversiteye gitmediği gözlemlendi.
İl Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı 7 Ocak 2020’de arama çalışması başlattı. Amcası, Gülistan Doku’nun kaybolmadan bir gün önce eski erkek arkadaşı Zaynal Abakarov ile tartıştığını ve Abakarov’un Doku’ya zor kullandığını söyledi. Bu iddianın doğru olduğu ortaya çıktı.
Telefon sinyallerini tarama çalışmaları Uzunçayır Baraj Gölü ve Dinar Deresi çevresinde yoğunlaştırıldı. Yaklaşık on gün sonra basına yansıyan görüntülerde Gülistan’ın, Abakarov’un çalıştığı kafeye gittiği ve Abakarov ile tartıştığı görüldü.
“İntihar” algısı
Aynı gün anaakım medyada Doku’nun intihar etmiş olabileceğine dair haberler yayımlanmaya başladı. Doku ailesi bu iddiaları kabul etmedi.
Ailenin avukatı, Abakarov’un şüpheli olarak tutuklanması için 17 Haziran 2020’de Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe verdi. Haziran ayındaki incelemede Abarakov’un 26 Şubat 2020’de bir arkadaşına telefonuna bir gün sonra el konulacağına dair mesaj attığı ortaya çıktı. İncelemeler sonucunda Abakarov’un Gülistan Doku’nun dosyasına erişimi olduğu anlaşıldı. Abakarov’un tutuklanma talebi ise reddedildi.
Abarakov’un Asayiş Şube’de görevli üvey babası Engin Yücer, sosyal medya hesabından Gülistan Doku’nun intihar ettiği iddiasına dair bir fotoğraf paylaştı ve bunun dosyada bulunduğunu belirtti. Ancak savcı, dosyada böyle bir bilginin olmadığını söyledi. Doku ailesi bunun üzerine suç duyurusunda bulundu.
Bu arada 22 Haziran 2020’de abla Aygül Doku, ifade vermek üzere Tunceli Emniyet Müdürlüğü’ne çağrıldı.
Uzunçayır Baraj Gölü içinde ve Sarısaltuk Viyadüğü çevrelerinde su altında yapılan arama çalışmaları İçişleri Bakanlığı talimatıyla 6 Temmuz 2020’de durduruldu. Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Doku ailesi 17 Temmuz’da görüştü. Görüşmenin ardından barajdaki su boşaltıldı ve su altı arama çalışmaları yeniden başladı.
Tarihler 21 Temmuz 2020’yi gösterdiğinde bilirkişi raporu savcılığa gönderildi. Raporda yer alan görüntülerde Abakarov’un Gülistan Doku’yla “ihtar ve ikaz eder biçimde fazlaca ısrarcı şekilde konuştuğu” belirtildi.
Doku ailesinin avukatı bu görüntüler üzerine, 23 Temmuz 2020’de Abakarov için tekrar tutuklama talep etti ancak bu talep “hukuka uygun bulunmadığı” gerekçesiyle reddedildi. Abakarov’un ifadesinin alınmasına karar verildi. Abarakov ve babası Engin Yücer dosyada şüpheli olarak yer aldı.

6 yıl sonra yeniden
Gülistan Doku’nun ailesi 24 Ocak 2024’te Abarakov’un tutuklanması ve Yücel’nin şüpheli sıfatıyla dosyaya girmesi talebinde bulundu. Aile ayrıca dönemin valisi Tuncay Soyel hakkında “görevi kötüye kullanmaktan” suç duyurusunda bulundu.
Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında aralarında eski Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Zaynal Abarakov‘un da bulunduğu 13 kişi 13 Nisan 2026’da gözaltına alındı.
15 Nisan 2026’da Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, “Şu an gözaltında olan Gökhan isimli polis bize ulaştı ve Gülistan’ın delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldığını söyledi. Bu bilgileri belgeleriyle paylaştı. Ayrıca Gülistan’ın 5 Ocak günü geç saatlere kadar hayatta olduğunu ve o görüntüleri de kendisinin sildiğini ifade etti” dedi.
16 Nisan 2026’da eski polis memuru Gökhan Ertok tutuklandı. Ertok’un Gülistan Doku’nun sosyal medya hesabına girerek iki kişiyi sildiği iddia ediliyor. Ertok’un ardından Gülistan Doku’yla son temas eden kişi olduğu iddia edilen İl Özel İdaresi’nde görevli olan Erdoğan Elaldı da tutuklandı.
Aynı gün gizli tanık “Şubat”, dönemin eski Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan’ı Uzi ile öldürdüğünü ileri sürdü. Sabah gazetesinin ulaştığı ifadede cinsel saldırı, hamilelik ve delil karartma iddiaları da yer aldı.
17 Nisan 2026’da eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında soruşturma başlatıldı. Müfettiş olarak İçişleri Bakanlığı bünyesinde çalışan Sonel açığa alındı. Gözaltına alınan Sonel, 21 Nisan’da tutuklandı.







