İSTANBUL (Medyascope) – Gülistan Doku soruşturması kapsamında geçtiğimiz günlerde gözaltına alınan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı.

Haber özeti:
- Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Gülistan Doku soruşturması kapsamında suç delillerini gizlemekten tutuklandı.
- Mahkeme, Sonel’in suçunu işlediğine dair “kuvvetli şüphe” bulunduğunu belirtti.
- Sonel, sorguda suçlamaları “iftira” ve “kurgu” olarak nitelendirdi ve oğlu hakkında şüphe duymadığını ifade etti.
- Gizli tanık “Şubat”, Sonel’in oğlunun Gülistan Doku’yu öldürdüğünü öne sürdü.
- Sonel hakkında soruşturma başlatıldı ve İçişleri Bakanlığı’nda müfettiş olarak çalıştığı için açığa alındı.
Bilmeniz gerekenler:
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Gülistan Doku soruşturması kapsamında “suç delillerini gizlemek” başta olmak üzere birden fazla suçlama nedeniyle gözaltına alındı. Savcılığın tutuklama talebiyle Erzurum Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen Sonel, mahkemece tutuklandı.
Sulh Ceza Hakimliği, tutuklama kararını şu suçlamalar kapsamında verdi: Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme; sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme; özel hayatın gizliliğini ihlal; kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme; resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek.
Savcılık “kuvvetli şüphe” gerekçesiyle tutuklamayı talep etti
Savcılığın Erzurum Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderdiği sevk yazısında, Gülistan Doku’nun kaybolmasının hemen ardından hastane kayıtları ile bölgedeki güvenlik kamerası görüntülerinin silindiği vurgulandı. Bunun yanı sıra, Doku’ya ait SIM kartın valinin talimatıyla adli prosedür dışındaki “yetkisiz” kişilere incelettirildiği ve sosyal medya hesaplarına gizlice girilerek hayati önemdeki verilerin yok edildiği belgelendi.
Savcılık, Sonel’in suçu işlediğine dair “kuvvetli şüphe” bulunduğunu, suçun ağırlığı ve toplumda yarattığı infial nedeniyle tutukluluğun zorunlu olduğunu ileri sürdü. Serbest kalması halinde şüphelinin “adaletin işleyişine müdahale tehlikesi” taşıdığı da gerekçeler arasında yer aldı.
Sonel sorguda 78 soruyu yanıtladı
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nda Sonel’e 78 soru yöneltildi. Sonel, suçlamaların tamamını “iftira”, “kurgu” ve “itibar suikastı” olarak niteledi. Sonel, Gülistan Doku’ya ait SIM kartı Ankara’daki polis Gökhan Ertok’a “kayıp kıza ulaşmak”, “son sinyali tespit etmek” ve “bir an önce sonuç almak” gerekçesiyle gönderdiğini savundu.
SIM kartı neden adli makamlara göndermediği sorusuna ise şu yanıtı verdi: “İnsani refleks, ablanın ağlaması ve feryadı.”
Gökhan Ertok’a aktardığı paralar için ise “harçlık”, “yardım” ve “teknik bir ihtiyaç” nitelemelerini kullandı.
“Kurgu ve iftira” dedi, oğlunu savundu
Yıllardır tartışılan güvenlik kameralarının neden değiştirildiği sorusunda Sonel, il emniyet müdürlüğünü işaret etti. Kamera kayıtlarının silinmesine ilişkin savcılık sorusunu ise reddetti. Sonel’in koruması Şükrü Eroğlu için kullanılan “valinin kara kutusu” nitelemesi de sorguya taşındı. Sonel, Eroğlu ile ilişkisinin yalnızca görev çerçevesinde kaldığını savundu.
Oğlu Mustafa Türkay Sonel hakkında “zerre şüphe duymadığını” belirten Sonel, oğluyla ilgili anlatımları “kurgu” ve “iftira” olarak reddetti. Oğlu için şunları söyledi:
“Karıncayı dahi incitmez. Çok vicdanlı bir çocuktur. Kuşlarıma kim bakacak diye beni aradı.”
Gizli tanık “Şubat”ın ifadesi de sorguda yer aldı
Savcılık, gizli tanık “Şubat”ın beyanını da Sonel’e yöneltti. Tanığın anlatımına göre Mustafa Türkay Sonel birini öldürdükten sonra babasını ya da koruma polislerini aradı. Gülistan Doku’nun cesedi ise valiliğe ait araçla Pertek-Koçpınar hattına taşınarak gömüldü. Sonel bu anlatımı “çok çirkin” ve “alçakça iftira” sözleriyle reddetti.
Daha önce Şükrü Eroğlu’nun beyanına dayanan bir iddiaya göre Sonel, bir olay yerine helikopterle giderek bir kadın cesedine bakmış ve “Gülistan değil” demişti. Sonel bu noktada şunları söyledi:
“Oradaki genel kanaatim bunun başka bir kişiye ait ceset olduğu yönündeydi.”
Sonel’in avukatı Tüncay Kılınboz, dosyada atfedilen fiillerin valilik görevi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürdü. Bu nedenle Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın değil Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yetkili olduğunu savunan Kılınboz, yetki itirazını mahkemeye taşıdı.
- Gülistan Doku soruşturması: Tutuklanan eski başhekim Çağdaş Özdemir ifadesinde ne dedi?
- Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: “Valinin oğluyla ilişkisi vardı” yazan isimsiz not bırakılmış
- Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan eski Tunceli Valisi’nin oğlunun ifadesi ortaya çıktı
Gülistan Doku soruşturmasında ne olmuştu?
Gülistan Doku, Tunceli Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü ikinci sınıf öğrencisiydi. 4 Ocak 2020’de kaldığı Kredi Yurtlar Kurumu’ndan (KYK) ayrıldı ve 5 Ocak 2020’de yurda dönmedi. Doku’nun dönmemesi üzerine arkadaşları endişelenip Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü’ne başvurdu ve ailesine haber verdi.
Doku ailesi, 6 Ocak 2020’de Emniyet Müdürlüğü’ne Gülistan Doku için kayıp başvurusunda bulundu. Emniyet, Gülistan Doku’nun arkadaşlarıyla görüştü, telefon sinyallerini ve şehirdeki MOBESE kayıtlarını izledi. İncelemeler sonucunda Doku’nun Atatürk Mahallesi’ndeki minibüs durağından üniversiteye giden araca bindiği ancak üniversiteye gitmediği gözlemlendi.
İl Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı 7 Ocak 2020’de arama çalışması başlattı. Amcası, Gülistan Doku’nun kaybolmadan bir gün önce eski erkek arkadaşı Zaynal Abakarov ile tartıştığını ve Abakarov’un Doku’ya zor kullandığını söyledi. Bu iddianın doğru olduğu ortaya çıktı.
Telefon sinyallerini tarama çalışmaları Uzunçayır Baraj Gölü ve Dinar Deresi çevresinde yoğunlaştırıldı. Yaklaşık on gün sonra basına yansıyan görüntülerde Gülistan’ın, Abakarov’un çalıştığı kafeye gittiği ve Abakarov ile tartıştığı görüldü.
“İntihar” algısı
Aynı gün anaakım medyada Doku’nun intihar etmiş olabileceğine dair haberler yayımlanmaya başladı. Doku ailesi bu iddiaları kabul etmedi.
Ailenin avukatı, Abakarov’un şüpheli olarak tutuklanması için 17 Haziran 2020’de Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe verdi. Haziran ayındaki incelemede Abarakov’un 26 Şubat 2020’de bir arkadaşına telefonuna bir gün sonra el konulacağına dair mesaj attığı ortaya çıktı. İncelemeler sonucunda Abakarov’un Gülistan Doku’nun dosyasına erişimi olduğu anlaşıldı. Abakarov’un tutuklanma talebi ise reddedildi.
Abarakov’un Asayiş Şube’de görevli üvey babası Engin Yücer, sosyal medya hesabından Gülistan Doku’nun intihar ettiği iddiasına dair bir fotoğraf paylaştı ve bunun dosyada bulunduğunu belirtti. Ancak savcı, dosyada böyle bir bilginin olmadığını söyledi. Doku ailesi bunun üzerine suç duyurusunda bulundu.
Bu arada 22 Haziran 2020’de abla Aygül Doku, ifade vermek üzere Tunceli Emniyet Müdürlüğü’ne çağrıldı.
Uzunçayır Baraj Gölü içinde ve Sarısaltuk Viyadüğü çevrelerinde su altında yapılan arama çalışmaları İçişleri Bakanlığı talimatıyla 6 Temmuz 2020’de durduruldu. Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Doku ailesi 17 Temmuz’da görüştü. Görüşmenin ardından barajdaki su boşaltıldı ve su altı arama çalışmaları yeniden başladı.
Tarihler 21 Temmuz 2020’yi gösterdiğinde bilirkişi raporu savcılığa gönderildi. Raporda yer alan görüntülerde Abakarov’un Gülistan Doku’yla “ihtar ve ikaz eder biçimde fazlaca ısrarcı şekilde konuştuğu” belirtildi.
Doku ailesinin avukatı bu görüntüler üzerine, 23 Temmuz 2020’de Abakarov için tekrar tutuklama talep etti ancak bu talep “hukuka uygun bulunmadığı” gerekçesiyle reddedildi. Abakarov’un ifadesinin alınmasına karar verildi. Abarakov ve babası Engin Yücer dosyada şüpheli olarak yer aldı.
6 yıl sonra yeniden
Gülistan Doku’nun ailesi 24 Ocak 2024’te Abarakov’un tutuklanması ve Yücel’nin şüpheli sıfatıyla dosyaya girmesi talebinde bulundu. Aile ayrıca dönemin valisi Tuncay Soyel hakkında “görevi kötüye kullanmaktan” suç duyurusunda bulundu.
Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında aralarında eski Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Zaynal Abarakov‘un da bulunduğu 13 kişi 13 Nisan 2026’da gözaltına alındı.
15 Nisan 2026’da Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, “Şu an gözaltında olan Gökhan isimli polis bize ulaştı ve Gülistan’ın delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldığını söyledi. Bu bilgileri belgeleriyle paylaştı. Ayrıca Gülistan’ın 5 Ocak günü geç saatlere kadar hayatta olduğunu ve o görüntüleri de kendisinin sildiğini ifade etti” dedi.
16 Nisan 2026’da eski polis memuru Gökhan Ertok tutuklandı. Ertok’un Gülistan Doku’nun sosyal medya hesabına girerek iki kişiyi sildiği iddia ediliyor. Ertok’un ardından Gülistan Doku’yla son temas eden kişi olduğu iddia edilen İl Özel İdaresi’nde görevli olan Erdoğan Elaldı da tutuklandı.
Aynı gün gizli tanık “Şubat”, dönemin eski Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan’ı Uzi ile öldürdüğünü ileri sürdü. Sabah gazetesinin ulaştığı ifadede cinsel saldırı, hamilelik ve delil karartma iddiaları da yer aldı.
17 Nisan 2026’da eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında soruşturma başlatıldı. Müfettiş olarak İçişleri Bakanlığı bünyesinde çalışan Sonel açığa alındı.
- Gülistan Doku soruşturması: Dönemin Tunceli Valisi’nin oğlu dahil 13 kişi gözaltına alındı
- Gülistan Doku soruşturması: Tunceli Devlet Hastanesi hakkında soruşturma başlatıldı
- Gülistan Doku’nun kaybolmasının üzerinden bir yıl geçti, akıbeti hâlâ bilinmiyor, soruşturmada ilerleme yok
- Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku: “Deliller 10 bin dolar karşılığında yok edildi”







